50 yıldır ateşin başında: Sivas’ta kalaycılığın son temsilcilerinden
Sivas'ta unutulmaya yüz tutan mesleklerden kalaycılığın son iki temsilcisinden biri olan 60 yaşındaki Adem Eyce, babasından devraldığı mesleği yarım asırdır severek yapıyor.
Henüz 10 yaşında yanında kalaycılığa başladığı babası Mehmet Eyce'yi trafik kazasında kaybettikten sonra harladığı ateşin başına geçen Eyce, 50 yıldır yıpranmış bakır kapları "ayna" gibi parlatıyor.
Ailesinin geçimini kalaycılıktan sağlayan, kentteki son iki ustadan biri olan 60 yaşındaki 3 çocuk babası Adem Eyce, baba mesleğine ilkokul sıralarında başladığını söyledi.
Babasını 67 yaşında trafik kazasında kaybettiğini ifade eden Eyce, "O da işte 7 yaşında çırak olarak bu mesleğe girmiş, 60 sene çalışmıştı. Tabii baba mesleği olunca ister istemez dükkana gidip geliyorsun. Dükkana gidip geldikçe de işlerin ucundan tutmak zorundasın. Yavaş yavaş derken öğreniyorsun. Öğrendikten sonra zaten bu işlere alışıyorsun, daha bırakamıyorsun. Öyle devam ettik." dedi.
Mesleği severek yaptığını belirten Eyce, şöyle konuştu:
"Yaptığın işi severek yapmazsan bu sıkıntılara katlanmak biraz zor olur. Şu anda da ticari amaçtan daha çok keyifle çalışıyoruz. Çünkü memlekette kalaycı kalmamış. Evinde baba yadigarı veya anne hatırası bir ürünü getirip bize yaptırdığı zaman o ne kadar keyif alıyorsa, mutlu oluyorsa biz de aynı şekilde mutlu oluyoruz. Bize gelen ürünleri tek tek yakıyoruz. Yağını, kirini temizliyoruz, sonra kumluyoruz. Daha sonra tamir ediyor, fırçalıyor, temizliyor, tekrar kalaylıyoruz. Kalaydan sonra da çapağı varsa kalaylıyoruz, parlatıyoruz, kullanılır hale getirmeye çalışıyoruz. Müşteri mutlu olursa biz de mutlu oluyoruz."

"Kalaycılık da tarih olacak"
Eyce, zamanın su gibi geçtiğini, herkesin kendi işiyle meşgul olarak ömrünü tamamladığını söyledi.
Havaların, ocağın sıcak olmasının insanı etkilediğini ama yılların verdiği bir alışkanlık olduğunu anlatan Eyce, "Vücut nispeten alışıyor. Bir de ekmek yani geçim davası, mecbur yapıyoruz. Bu nedenle de birtakım zorluklara katlanıyoruz. Nasıl madende 200-300 metre yeraltında çalışan insanlar, o sıkıntıya katlanıyorsa biz de işimiz gereği mecbur katlanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Eyce, mesleğinin unutulmaya yüz tuttuğuna dikkati çekerek, "Biz de bu işi bıraksak bu meslek tamamen biter. Birçok el sanatı gibi kalaycılık da tarih olacak. Yapacak hiçbir şey yok. Çırak yetiştirmeyi elbette isteriz ama şimdiki gençlerin böyle kirli ve pis sanatlara kesinlikle bir talebi yok." dedi.
Sivas Zanaatkarlar Çarşısı ve Müzesi alanında bulunan 17 metrekarelik dükkana 1,5 ay önce taşındıklarını söyleyen Eyce, "Müşterilerimizi tam olarak buraya alıştıramadık. Bu sezonu atlatmamız gerekiyor. Bundan sonraki süreçte inşallah iyi olur diye düşünüyorum. Daha önceden Basın Sitesi'ndeydik. Basın Sitesi'ni belediye yıktı. Valilik onayıyla buraya geldik." diye konuştu.
Eyce, kalayın yanında sipariş üzerine bakırdan her türlü ürünü de imal ettiklerini sözlerine ekledi.
Kaynak:Anadolu Ajansı
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.