Baba ile 2 kızı, 15 yıldır elektronik ev aletleri tamir ediyor
Kentte yaşayan Ümit Tunaboylu'nun eşi Mardiye Tunaboylu, yaklaşık 20 yıl önce geçirdiği kanser rahatsızlığı nedeniyle yaşamını yitirdi. 2 kızı ve 1 oğluna hem babalık hem de annelik yapan Tunaboylu, çocuklarını her gün iş yerine getirdi. Burada işi öğrenen çocukları, şimdilerde Ümit Tunaboylu ile birlikte elektronik ev aletleri ve çaydanlık gibi malzemeleri tamir ediyor. Dükkana başladıkları zaman çocuklarının yabancılık çekmediklerinin belirten Tunaboylu, “Anneleri vefat etmeden önce de gün içinde çocuklarımı özlerdim. Ev ve iş yerimin arası yakın olduğu için de eve gidip, gelirdim. Hediye ve çikolata götürür, yedirir ve sevdikten sonra geri iş yerime gelirdim. Tamir olacak süpürge, süpürge başlıkları ve ütüleri eve götürüyordum. Çocuklara, ‘Bunu sökün takın, bozun, atın’ diyordum. Amacım işi öğrenmeleriydi'' diye konuştu.
‘KIZ ÇOCUĞU NASIL YAPACAK’ DİYORLARDI’
İlk defa gelen müşterilerin kızları görünce şaşırdığını söyleyen Ümit Tunaboylu, “Kızları dükkana ilk çalışmaya getirdiğim zaman birçok komşum bunu anlayışla karşıladı. Neden olduğunu biliyorlardı. Ama anlamayan kişiler, o dönemlerde 'Kız çocuğu nasıl yapacak’ diyordu. 'Tamircide kızın ne işi var' gibi şaşırıyorlardı. 1-2 yıl bu tip tepkilerle karşılaştık. Zamanla, baktılar kızlar gerçekten işi yapıyorlar, bir daha böyle sorun yaşamamaya başladık” ifadelerini kullandı.
‘AMAÇ, HEPİMİZİN BİR ARADA OLMASI’
Çocuklarının hepsinin ayrı mesleklerinin olduğunu belirten Tunaboylu, “Anneleri vefat ettiği için amacım, hepimiz bir arada olalım, birbirimizden kopmayalım ve beraber çalışalım istedim. Eğer bu dükkan olmasa, hiçbirimiz bir arada çalışamazdık. Çocuklarımdan biri uluslararası ticaret, biri iktisat, biri işletme bölümünden mezun oldu'' dedi.

‘SÜPÜRGELERİN KABLOLARIYLA İP ATLARDIK’
Nurdan Tunaboylu, çocukken süpürge kablolarıyla ip atladıklarını anlatarak, şunları söyledi:
''Babamı çok seviyoruz. O yüzden çocukken de dükkana çok giderdik. Bazı günlerde, babam dükkana götürmez korkusuyla erkenden uyanıp, kapıda babamın işe gitmesini bekliyordum ve onunla birlikte dükkana geliyordum. Dükkan, yabancı olduğum bir yer değildi. Ben çok küçükken sokakta oyun oynarken bile ip atlardık. İp atlamak için de bize süpürge kablosu getirirdi. Bebekleri parçalıyorduk. Babam da baktı bunlar her şeyi parçalıyor, bozuk olan süpürge başlığı, hurda ütüleri getiriyordu. Biz de onlarla oynuyorduk, parçalayıp, birleştirmeye çalışıyorduk. Ben dükkanda ilk çalışmaya başladığım zaman, ‘Kız çalışır mı', 'Sen ne anlarsın’ gibi tepkilerle çok karşılaştık. Müşterinin ürününü yapıp verirdik, ‘Helal olsun’ derlerdi. Ama bunu yapabilmemiz temelde bir 5 yılı bulmuştur. Baktılar kızlar da bu işi yapabiliyor, ondan sonra alıştılar. Bu sektörde 15 yılım geçti ve beni görünce artık şaşırmıyorlar.''
Kaynak:Demirören Haber Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.