Ilgaz'ın vefatının ardından 11 yıl geçti

Ilgaz'ın vefatının ardından 11 yıl geçti
Türk edebiyatının önemli isimlerinden yazar Afet Ilgaz'ın vefatının ardından 11 yıl geçti.

Edebiyat araştırmacıları tarafından, "Türk edebiyatında sessiz ama derin izler bırakan, döneminin tanığı bir yazar" olarak anılan Ilgaz, 1960 sonrası Türk edebiyatında kadın duyarlığını, inanç dünyasını ve toplumsal dönüşümü birlikte ele alan nadir kalemler arasında gösteriliyor.

Eserlerinde ne tamamen ideolojik bir dil ne de salt bireysel bir anlatı tercih eden usta yazar, özellikle muhafazakar mahallede yetişen kadınların iç dünyasını edebiyata taşımasıyla dikkati çekti.

Tam adı Afet Muhteremoğlu Ilgaz olan yazar, 2 Ocak 1937'de Çanakkale'de dünyaya geldi. Çocukluğunun 3 yılı, babasının işi dolayısıyla Kars ve Iğdır'da geçti.

İlk öğrenimine Iğdır'da başlayan Ilgaz, çocukluğunda bir yıl kadar babasının polis okulunda okuması sebebiyle Ankara'da yaşadı. Ezine ve Çanakkale'de de kısa bir süre kaldıktan sonra ailesiyle İstanbul'a yerleşti.

Edebiyata ilgisi okul yıllarında başladı

Ilgaz'ın çocukluğu ve gençliği, Kocamustafapaşa'da muhafazakar bir mahallede geçti. Bu semtteki yaşamına, hikayelerinde çokça yer veren yazar, yaptığı bir açıklamada, "Ben çocukluğumdan beri bu havayı soludum. Muhafazakar insanlardan oluşan bir ailede büyüdüm. Yazılarıma yaşadıklarım aksetti. Semtin bende uyandırdığı intibalar ve ruhumda oluşturduğu düğümlerin çözülmesi gerekiyordu. Başörtülülerde böyle bir girişim vardır." sözleriyle dile getirmişti.

Afet Ilgaz'ın edebiyata ilgisi, okul yıllarında roman okuma sevgisiyle başladı.

Çapa Uygulama Ortaokulundan sonra, Çapa Öğretmen Okulu ile Çapa Eğitim Enstitüsünde öğrenim gören yazar, henüz 17 yaşındayken Dünya gazetesinde yazmaya başladı ve 1956'da Çapa Eğitim Enstitüsü Edebiyat Bölümü'nden mezun oldu.

Ilgaz, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Klasik Filoloji bölümlerinde eğitimini tamamladıktan sonra İzmit'te Türkçe öğretmenliği görevine başladı. Ardından Kasımpaşa Lisesi'nde görev yaparken, öğretmenliği bırakarak İtalya'ya gitti.

İtalya'da bir süre yaşadıktan sonra Türkiye'ye dönerek bir anaokulu açan usta kalem, sonraki yıllarda İtalya anılarını "İtalya Mektupları" (1962) adlı kitapta topladı.

Afet Ilgaz, Üsküdar Kız Lisesi'nde de bir süre ücretli müzik öğretmenliği yaptı.

İlk öyküsünü 1955'te yayımladı

Yapıtlarında hem kentli hem de kırsal kesim yaşamından kesitler sunan ve bireylerin çevreleriyle uyumsuzluğundan kaynaklanan sorunları dile getiren Ilgaz, ilk öyküsünü 1955'te "Yücel" adlı dergide okuyucuyla buluşturdu.

İlk olarak Muhteremoğlu adlı kitabevini kuran yazar, Ankara'da Yenigün'de çalışırken tanıştığı ve 1969'da evlendiği yazar Rıfat Ilgaz'la Sınıf Yayınlarını hayata geçirdi.

Afet Ilgaz, eşi Rıfat Ilgaz için bir röportajında şunları kaydetmişti:

"Rıfat Ilgaz benim hem kocam hem öğretmenim, eleştiricim, hem de arkadaşım, en yakın dostumdur. Onun sağlam düşüncelerinin, dünya görüşünün, güçlü ve namuslu sanatçı kişiliğinin, bendeki yetenekleri geliştirdiğini, sağlamlaştırdığını, bana yeni güçler verdiğini seziyorum. Bundan sonra yaşamımda en korkacağım şey, onun bana, sanatıma, yeteneğime, kişiliğime duyduğu güvene gereği gibi karşılık verememek olacaktır. Ama hiç yılgın değilim, umutsuz değilim, yenik de değilim. Onun gibi ilerde ya da yakında, halkla aramda sağlam bir bağ kurabildiğim gün kendimi gerçek bir yazar olarak görebileceğim."

Yeni Şafak, Yeni Çağ ve Milli Gazete'de de köşe yazarlığı yapan Ilgaz'ın yazıları "İstanbul", "Varlık", "Türk Dili", "Yeditepe", "Gelecek", "Yansıma", "Sanat ve Toplum" dergilerinde yayımlandı.

Ilgaz, bir dönem Türkiye Yazarlar Sendikası'nda da çalıştı, 19 Mayıs 1968'de Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın önderliğinde açılan İşsizlik ve Pahalılıkla Savaş Derneği'nin kurucuları arasında yer aldı.

Kanal 7 televizyonunda haftanın 7 günü "Okuma Saati"ni yapan unutulmaz yazar, haftada bir gün de "Yorum" programını hazırlayıp, sundu.

"Yol" kitabı, 1993'te "Yılın Romanı" seçildi

Afet Ilgaz'ın, 1960'ta çıkan ve orta halli aile içi olaylarla toplum katmanlarının çe­şitli sorunlarını işleyen ilk romanı "Eşiktekiler", Yeni İstanbul Gazetesi ile Türk Dil Kurumunun (TDK) verdiği Törehan Sanat Ödülü'ne değer görüldü.

"Başörtülüler" başlıklı hikaye kitabıyla 1965'te "TDK Hikaye Ödülü"nü kazanan Ilgaz'ın, "Yol" romanı da 1993'te Türkiye Yazarlar Birliğince "Yılın Romanı" seçildi.

Usta edebiyatçı, Başörtülüler kitabıyla Türk edebiyatında başörtülü kadını ilk kez ideolojik bir simge değil, edebi bir özne olarak ele alan yazarlardan biri oldu. Karakterlerini gündelik hayatın içinden seçen yazar, kadınların iç çatışmalarını, inanç ile modern hayat arasındaki gerilimi sade bir anlatımla işledi.

Ilgaz, zaman zaman romanlarında kadınların günlük yaşam mücadelelerini de ön planda tutarak, "Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi" adlı kitabında çağdaş bir kadının evlilik ve annelik hakkındaki düşüncelerini, "Sendika" kitabında ise Türkiye'de ilk kez sendikanın kurulduğu özel bir okulda öğretmenlik yapan ve çocuklarına bakan yalnız bir kadının öyküsünü ele aldı.

İtalyancadan çevirilere de imza atan yazar, "En Güzel İtalyan Hikayeleri" adlı çeviri kitabını da kitapseverlerin beğenisine sundu.

Afet Ilgaz'ın "Annem Annem" ve "Toprak İnsanları" eserleri televizyon dizisine uyarlanarak TRT'de izleyiciyle buluştu. Annem Annem eserinin yanında "Çocuklar da Savaştı" ve "Filiz Büyüyor" kitapları ise radyo oyunu olarak 1987-1988'de TRT radyolarında yayınlandı.

İslami dergilerde yazılar yazdı

Bir röportajında "Her yazarın içinde bir okur ve her okurun içinde de bir yazar olduğuna inanırım. Ben yazma eylemiyle deruni bir şölen yaşarım..." ifadelerini kullanan usta yazar, tasavvuf alanıyla ilgilenmeye başlayarak, 1990'lı yıllarda yaşadığı dönüşüm sonucunda yoğunlukla İslami dergilerde yazılar yazdı.

Afet Ilgaz, bir yazısında Seyyid Ahmet Arvasi'nin eserleriyle hayatının değiştiğini kaydederek, milli anlayışı savunan siyasal hareketlere destek verdi ve 1999 Nisan seçimlerinde Fazilet Partisi'nden İstanbul Belediyesi Meclis Üyeliği'ne seçildi.

Kitapları Türkiye'nin keskin fikir mücadeleleri içinde halkın yönünü, duygularını anlamak açısından önem taşıyan Ilgaz, hiçbir zaman fikri duruşunda ve yazılarında "milli" tavırdan taviz vermeyerek, hayatı boyunca 30'a yakın eser kaleme aldı.

Usta yazarın ilk evliliğinden Haluk ve Uğur Çırakman adlarında iki oğlu, ikinci evliliği Rıfat Ilgaz'dan ise Defne Ilgaz adında bir kızı bulunuyor.

Eserleri Bulgarca, Çekçe, Slovakça ve Almancaya çevirilen Ilgaz, 16 Ocak 2015'te vefat etti. Ilgaz'ın cenazesi Yedikule Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Afet Ilgaz'ın kaleme aldığı eserlerden bazıları şöyle:

"Hikaye" dalında "Bedriye" (1963), "Başörtülüler" (1964), "Toprak" (1968), "Toprak İnsanları" (1972), "Halk Hikayeleri" (1972), "Çeribaşı Abdullah'la İdamlık İsmail" (1974), "Ölü Bir Kadın Yazar" (1983), "Kazdağı Öyküleri" (2000)

"Roman" dalında "Eşiktekiler" (1960), "Aşamalar" (1977), "Sendika" (1987), "Garip Bir Dava" (1987), "Bir Feministin Doğruya Yakın Portresi" (1988), "Ad Semud Medyen" (1991), "Yol" (1993), "Yolcu" (1994), "Menekşelendi Sular" (1997), "Ermiş" (2000)

"Çocuk Romanı" dalında "Annem Annem" (1972), "Değişen Sevgiler" (1976), "Çocuklar da Savaştı "(1979), "Filiz Büyüyor (1991)", "Karadaylak (1991)"

"Deneme" türünde ise gazete yazılarından oluşan "İbnü'l-Vakt" (2000), "Ateş Denizinde Yol Alan Gemi" (2002), "İkindi Güneşi" (2003)

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.