İMO Sivas: “Depremler Kader Değil, İhmalin Sonucudur”

İMO Sivas: “Depremler Kader Değil, İhmalin Sonucudur”
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sivas İl Temsilcisi Hasan Basri Kaygusuz, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde yaptığı açıklamada, ihmallerin ve yanlış politikaların ağır bedellerine dikkat çekti.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Sivas İl Temsilcisi Hasan Basri Kaygusuz, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir açıklama yaptı.

Kaygusuz, on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği, 11 ilde yaklaşık 40 bin binanın yıkıldığı ve 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığı depremlerin yalnızca bir anma günü olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Yaşanan büyük yıkımın nedeninin depremin kendisi değil, ihmaller ve yanlış tercihler olduğunu ifade etti.

Türkiye’de depremin öngörülebilir bir gerçek olduğuna dikkat çeken Kaygusuz, “Yıkımın büyüklüğü depremin şiddetinden çok, yapı üretim kalitesi, denetim mekanizmaları ve risk azaltma politikalarıyla doğrudan ilişkilidir” dedi. Aynı büyüklükteki depremlerin farklı ülkelerde bu denli yıkıma yol açmamasının, sorunun doğada değil insan eliyle yaratılan zaaflarda olduğunu ortaya koyduğunu belirtti.

Kaygusuz, Balıkesir Sındırgı’da meydana gelen 6,1 ve 6,0 büyüklüğündeki depremlerde 729 binada 1.036 bağımsız bölümün ağır hasarlı ya da yıkık olarak tespit edildiğini, Silivri açıklarında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki depremin ise Marmara Bölgesi’nde büyük endişeye yol açtığını hatırlattı.

Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek deprem riski altında olduğuna işaret eden Kaygusuz, 2000 yılı öncesi inşa edilmiş yapıların yanı sıra çıkarılan 6 imar affı ile mühendislik hizmeti almamış kaçak yapıların yasallaştırıldığını ifade etti.

TBMM Kahramanmaraş Depremleri Araştırma Komisyonu raporuna göre ülke genelinde 6–7 milyon konutun acilen dönüştürülmesi gerektiğini hatırlatan Kaygusuz, İstanbul’da ise yaklaşık 600 bin konutun çok riskli olduğunu belirtti. Buna rağmen hâlâ bütüncül ve şeffaf bir yapı envanterinin oluşturulmadığını vurguladı.

Kentsel dönüşüm uygulamalarının risk temelli değil, rant odaklı yürütüldüğünü ifade eden Kaygusuz, dar gelirli yurttaşların yaşadığı bölgelerde dönüşümün ya hiç başlamadığını ya da sürdürülebilir olmadığını söyledi.

Depreme hazırlığın afet sonrasına sıkıştırıldığını belirten Kaygusuz, okulların, hastanelerin ve kamu binalarının ne ölçüde güvenli olduğuna dair şeffaf bir bilgilendirme yapılmadığını dile getirdi. Deprem toplanma alanlarının yetersizliğine de dikkat çekerek, bu alanların yalnızca boş araziler değil, altyapısı hazır güvenli alanlar olması gerektiğini vurguladı.

Açıklamasının sonunda Kaygusuz, “Afetler kader değildir” diyerek şu ifadeleri kullandı:
“Bilimi, mühendisliği ve kamusal sorumluluğu esas almayan politikaların acı sonuçlarını yaşıyoruz. 6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir.”

Kaynak:Adem Sabit Nalbant

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.