Karabıyık: Manifest gençlerde kimlik karmaşası yaşatıyor

Karabıyık: Manifest gençlerde kimlik karmaşası yaşatıyor
İstanbul Aile Vakfı Başkanı Üner Karabıyık, K-Pop ve Türkiye'deki Manifest gibi grupların gençlerde kimlik karmaşası yarattığını söyledi. Karabıyık, medya üzerinden yürütülen bu akımların aile bağlarını ve aidiyet duygusunu hedef aldığını belirtti.

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, son dönemde gençler arasında hızla yayılan K-Pop akımı ile Türkiye'deki Manifest ve benzeri müzik gruplarının toplumsal yapısı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Karabıyık, 2019 yılından bu yana yürüttükleri araştırmalarda popüler kültür unsurlarının gençlerin kimlik inşa süreçlerini ve aile kurumunu doğrudan hedef aldığını ifade etti.

"Hiperseksüelleşme ve Modayla Taşınan Tehdit"

Özellikle ortaokul ve lise çağındaki gençler arasında popülerleşen bu akımların "cinsiyetsizleştirme" ve "hiperseksüelleşme" propagandası barındırdığını vurgulayan Karabıyık, yaşa uygun olmayan giyim ve davranış kalıplarının meşrulaştırıldığını belirtti. Jeffrey Epstein davasıyla gündeme gelen küresel ilişkiler ağına da değinen Karabıyık, çocuk giyim ve moda sektörü üzerinden servis edilen tarzların mağaza raflarından sokaklara taşındığına işaret etti.

thumbs-b-c-69c839c844ff6fd8df96c75f279e33e7-1.webp

"İsrail'in 8. Cephesi: Medya ve Sosyal Medya"

Ağustos ayı içerisinde ülke genelinde yaptıkları araştırmaya atıfta bulunan İstanbul Aile Vakfı Başkanı, giyim ve yaşam tarzını etkileyen faktörlerin başında medya ve modanın geldiğini ifade etti. İsrail'in "8. Cephe" olarak sosyal medyayı ilan ettiğini belirten Karabıyık, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Fiziki çatışma alanlarının haricinde sosyal medya ve medya bir savaş cephesi olarak kullanılıyor. Buradaki temel hedef, gençlerin zihinlerini ve kalplerini ele geçirmek. Gençlerdeki koruyucu kalkan olan aile bağları bertaraf edilerek anne-baba ile çocuk arasına sosyolojik bir uçurum sokuluyor."

"Gönüllü Köleliğe Sürüklenen Nesiller"

Müzik gruplarının arkasında büyük finansal güçler ve ağır sözleşmeler olduğunu vurgulayan Karabıyık, gençlere sunulan bu rolllerin aslında bir kölelik sistemi olduğunu belirtti. Ekran süresi arttıkça gençlerde kaygı, baskı ve ülkeye olan aidiyet duygusunda aşınma meydana geldiğini ifade eden Karabıyık, ailelerin yasakçı değil; dijital okuryazarlığı ön planda tutan sağlıklı bir iletişim dili benimsemeleri gerektiğini sözlerine ekledi.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.