Köksal: "NATO’ya hayır diyorum!"
Sivas İnsan Derneği Başkanı Nurettin Köksal, düzenlediği aylık basın açıklamasında, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) Türkiye üzerindeki etkileri, geçmişte yaşanan uluslararası kırılma noktaları ve ittifakın müttefiklik ruhuna yönelik sert eleştirilerini kamuoyuyla paylaştı.
"Esas amaç ülkelerin iç siyasetini yönlendirmek"
Basına yaptığı açıklamada NATO’nun Türkiye üzerindeki etkisinin yalnızca askeri alanla sınırlı kalmadığını savunan Köksal, ittifakın lider gücü konumundaki Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) çeşitli ülkelerde farklı illegal yapılanmalar aracılığıyla siyasi süreçleri manipüle ettiğini öne sürdü. Geçmişte İtalya’da deşifre edilen "Gladio" yapılanmasına atıfta bulunan Köksal, bu yapının ülke politikalarında aktif rol oynadıktan sonra tasfiye edildiğini anımsattı. Türkiye’de yakın tarihe kara bir leke olarak geçen 6-7 Eylül olaylarının arkasında da benzer mahiyetteki yapıların bulunduğunu iddia eden Köksal, bu oluşumların Sovyetler Birliği tehdidine karşı kurulan "kontrgerilla" örgütleri gibi yansıtılmasına rağmen, asıl gayelerinin ülkelerin iç siyasetini dizayn etmek olduğunu ve Türkiye’nin siyasi ile toplumsal gelişimine ciddi zararlar verdiğini dile getirdi.
"Srebrenitsa nedeniyle NATO ve BM'ye güvenmiyorum"
Konuşmasında Bosna Savaşı sırasında yaşanan insanlık dramlarına da değinen Köksal, 1995 yılında Birleşmiş Milletler (BM) tarafından "güvenli bölge" ilan edilen Srebrenitsa’da, Hollandalı BM Barış Gücü askerlerinin koruması altında bulunan binlerce Boşnak sivilin göz göre göre Sırp kasaplarına teslim edildiğini hatırlattı. Katliam sürecinde NATO’dan talep edilen acil hava desteğinin zamanında sağlanmadığını vurgulayan Köksal, bu kurumsal ihmaller neticesinde 8 bin 372 Boşnak sivilin katledildiğini ifade ederek, bu tarihi trajediden ötürü Birleşmiş Milletler ve NATO gibi uluslararası mekanizmalara hiçbir şekilde güven duymadığını belirtti.
"F-35 ve ambargolar müttefiklikle bağdaşmıyor"
Türkiye'nin geçmişte maruz kaldığı çifte standartları ve müttefiklik ihlallerini kronolojik örneklerle sıralayan İnsan Derneği Başkanı Köksal, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hemen ardından Türkiye’ye yönelik başlatılan ağır silah ambargosu kararının, yine bir NATO üyesi olan ABD tarafından alındığına dikkat çekti. Benzer şekilde Almanya’nın da, Türkiye’nin envanterinde yer alan Alman yapımı tankların terör örgütü PKK ile mücadelede kullanılmasını bahane ederek yedek parça lojistiğini sınırlandırdığını ifade eden Köksal, bu tavrın müttefiklik hukukuyla asla bağdaşmadığını savundu. Son dönemde yaşanan savunma krizlerine de değinen Köksal, Türkiye’nin uzun yıllar boyunca tüm mali yükümlülüklerini yerine getirerek ödemelerini yapmasına rağmen F-35 savaş uçaklarının teslim edilmemesinin, NATO müttefikliğinin samimiyetini ciddi şekilde sorgulattığını söyledi.
Açıklamasının son bölümünde NATO’ya yönelik güvensizliğini yineleyen Köksal, "Tarih tekerrürden ibarettir sözünü akıllardan çıkarmamak gerekir. Maalesef geçmişte yaşanan bu acı olaylardan yeterince ders çıkarılmadığını ve benzer stratejik hataların günümüzde de tekrarlandığını görüyoruz. Bu somut gerekçeler nedeniyle askeri ve siyasi bir blok olan NATO’ya güvenmiyorum ve 'NATO’ya hayır' diyorum" ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
Kaynak:Süleyman Yıldız

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.