Konya'da yarım asırlık iğne oyunu

Konya'da yarım asırlık iğne oyunu
Konya Tarihi Bedesten Çarşısı'nda 55 yıldır terzilik yapan 68 yaşındaki Hasan Hüseyin Şenyıl, kaybolmaya yüz tutan "el örgüsü tamir" sanatını 40 yıldır iğneyle ilmek ilmek dokuyor.

Gelişen tekstil teknolojisine ve seri üretime inat, Konya'nın tarihi kalbi Bedesten Çarşısı'nda yarım asırdır iğneyle adeta mucizeler yaratan bir usta zamana direniyor. 68 yaşındaki terzi Hasan Hüseyin Şenyıl, babasından miras kalan mesleğinde 55 yılı geride bırakırken, yaklaşık 40 yıldır dünyada az sayıda ustanın yapabildiği "kumaş el örgüsü tamir" sanatını yaşatıyor.

"Fabrikaların Bile Yapamadığını İğneyle Dokuyoruz"

Mesleğe 1971 yılında babasının 1955'te açtığı dükkanda başladığını aktaran Hasan Hüseyin Şenyıl, 1980'li yılların ortasında bir ustasından öğrendiği el örgüsü tamiratıyla hayatının değiştiğini söyledi. Kumaş restorasyonu olarak da bilinen bu işin muazzam bir sabır gerektirdiğini belirten Şenyıl, mesleğin inceliklerini şu sözlerle anlattı:

"Eskiden tüccar terziydik; ceket, pantolon, pardösü, her şeyi sıfırdan dikerdik. 1986-1987 yıllarında rahmetli bir ustamdan bu örgü işini öğrendiğimden beri bilfiil dokuma yapıyorum. İlk iki sene çok sıkıntı çektim çünkü bu iş hakikaten çok sıkıcı ve büyük bir sabır istiyor. Kumaştaki sigara yanığı, güve yeniği gibi hasarlı yerleri, kendi ipliğinden söktüğümüz 10-15 santimetrelik ufak iplerle, iğne kullanarak tek tek elde dokuyoruz. Bu el örgüsünü makine değil, devasa fabrikalar dahi yapamaz. Fabrika büyük baş dokur, biz ise milimetrik çalışıyoruz. Ceket, pantolon, gömleğin yanı sıra kıymetli olduğu için getirilen fileli spor ayakkabılarını bile iğneyle örüp teslim ettim."

aw735398-01.jpg

"Kolay Para Yok, Emek İster; Ben Gidersem Konya’da Bu İş Biter"

Günümüzde yeni neslin bu tarz sabır gerektiren zanaatlara ilgi göstermediğini ve çırak bulamadığını hüzünle dile getiren Şenyıl, kolay yoldan para kazanma hırsının zanaatkarlığı bitirdiğini vurguladı. Kendi kuşağından sonra bu sanatın kentte son bulacağını ifade eden emektar usta, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Şu anda Konya’da bu işi yapan tek ben kaldım. Biz de yaşlandık, yarın bir gün rahmetlik olursak bu iş Konya’da tamamen biter. Türkiye genelinde belki 30-40 kişi anca kalmıştır. O yüzden bana Kütahya’dan, Mersin’den, birçok şehirden kargo ile yırtık, yanık kıyafetler gönderiyorlar. Yapıp geri gönderiyorum. Bu iş 'şipşak' olacak, hemen para kazandıracak bir iş değil. Kolay para kazanmak yok, emek ister. Gençlerin bu işi yapması için önce temelden iyi bir terzi olması, kumaşı tanıması şart."

aw735398-05.jpg

"12 Metrekarede Bir Ömür Geçti"

Çarşının manevi havasıyla huzur bulduğunu belirten Hasan Hüseyin Şenyıl, dükkanının fiziki yapısına ve günümüz iş durumuna dair de samimi açıklamalarda bulundu:

"Burası toplamda 12 metrekarelik bir yer. 4 metrekaresi kiralık, 8 metrekaresi ise benim kendi dükkanım. Kapu Camisi ve Aziziye Camisi hemen yanımızda. Ezan okunduğu an hemen camiye koşuyoruz, bu bizim için bulunmaz bir manevi nimet. Emekliyim, burada hem vakit geçiriyorum hem ömür tüketiyorum. Tabii eski yoğun işler de kalmadı artık, piyasalar ve işler şu ara oldukça durgun seyrediyor."

Maneviyatı yüksek tarihi Bedesten Çarşısı'nda zamana meydan okuyan Hasan Hüseyin Şenyıl, elindeki son iğne ve iplikle, anıları ve kıymetli kumaşları birbirine bağlamaya nefesi yettiğince devam edeceğini belirtiyor.

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.