Prof. Dr. İlhan Varank kimdir? 15 Temmuz Şehidinin hayatı, şehadeti, eşi ve çocukları
15 Temmuz 2016 gecesi Türkiye, tarihinin en kanlı darbe girişimine tanıklık etti. O gece sadece bir darbe değil; bir milletin istiklal mücadelesi yazıldı. Bu destanın içinde yer alan isimlerden biri de bilim insanı, akademisyen ve cesur bir yürek olan Prof. Dr. İlhan Varank’tı. Saraçhane’de halkla birlikte tankların ve silahların karşısına dikilen Varank, kurşunların hedefi olarak 44 yaşında şehit mertebesine ulaştı. Peki, İlhan Varank kimdi, nereliydi, geride kimleri bıraktı? İşte eski Sanayi Bakanı Mustafa Varank’ın ağabeyi olan şehit profesörün bilinmeyen hikâyesi…
İlhan Varank Kimdir?

Prof. Dr. İlhan Varank, 6 Ağustos 1971 tarihinde Zonguldak'ta dünyaya geldi. Aslen Trabzon'un Of ilçesinden olan Varank, köklü bir Karadeniz ailesine mensuptu. Eğitim hayatına Türkiye'de başlayan Varank, matematik öğretmenliği lisans eğitimini 1994 yılında Balıkesir Üniversitesi Necatibey Eğitim Fakültesi'nde tamamladı. Ardından Milli Eğitim Bakanlığı'nın açmış olduğu burs sınavını kazanarak Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti ve Florida State University'de bilgisayar tabanlı eğitim alanında yüksek lisans yaptı. Akademik kariyerine büyük bir hızla devam eden Varank, 2004 yılında The Ohio State University'de öğretim teknolojileri üzerine doktorasını tamamladı.
Yurda döndükten sonra Afyon Kocatepe Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi bünyesinde görev yapan Varank, bilgisayar ve öğretim teknolojileri alanında önemli çalışmalara imza attı. Akademisyen kimliğiyle tanınan Varank, aynı zamanda eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank'ın ağabeyiydi. İki kardeş arasındaki yaş farkına rağmen oldukça yakın bir ilişkileri vardı ve Mustafa Varank, ağabeyinin vatan sevgisinden ve cesaretinden her zaman övgüyle bahsetmiştir.
15 Temmuz Gecesi ve Şehadeti
15 Temmuz 2016 akşamı, Türkiye'de darbe girişimi başladığında İlhan Varank, evinde ailesiyle birlikteydi. Haberleri alır almaz ne yapması gerektiğini çok iyi biliyordu. O gece, lojman bahçesinde otururken gelişmeleri takip eden Varank, önce abdest aldı ve namaz kıldı. Ardından sokağa çıkarak direnişe katılmak üzere yola koyuldu. Önce Vatan Caddesi'ne, ardından direnişin en yoğun yaşandığı yerlerden biri olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi önündeki Saraçhane parkına gitti.
Saraçhane'de halkla birlikte darbe girişimine karşı duran Varank, darbeci askerlerin açtığı ateş sonucu ağır yaralandı. Kurşunların hedefi olan bu vatansever akademisyen, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı ve 44 yaşında şehit düştü. Cenazesi, Şehzadebaşı Camii haziresine defnedildi. O gece şehit olan diğer vatan evlatları gibi İlhan Varank da milletin kalbinde taht kurdu.
Eşi Saadet Varank, o geceyi anlatırken eşinin lojman bahçesinde oturduğu sırada haberleri alması üzerine abdest alıp namaz kıldığını ve hiç tereddüt etmeden sokağa çıktığını ifade etmiştir. Saadet Varank, eşinin vatan sevgisinin ve imanının onu o gece meydanlara sürüklediğini, onun için şehadetin en büyük mertebe olduğunu dile getirmiştir.
Aile Hayatı ve Çocukları

Prof. Dr. İlhan Varank, Saadet Varank ile evliydi ve bu evlilikten bir kız bir erkek olmak üzere iki çocuğu dünyaya geldi. Eşi Saadet Varank, eşinin şehadetinden sonra büyük bir sabır ve metanet örneği sergilemiş, 15 Temmuz direnişinin unutulmaması ve şehitlerin hatırasının yaşatılması için çeşitli etkinliklere katılmıştır.
İlhan Varank'ın oğlu Yusuf Varank, babasının şehadetinden bir yıl sonra, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın koltuğuna oturarak sembolik olarak İBB Başkanlığı görevini devralmıştır. Bu anlamlı jest, hem şehit bir babanın oğluna duyulan saygıyı hem de 23 Nisan'ın çocuklara armağan edilmesi fikrini birleştiren güzel bir hafıza olarak tarihe geçmiştir. Yusuf Varank, o gün babasının emanetini en iyi şekilde temsil etmiş ve babasının mücadelesini bir kez daha hatırlatmıştır.
İlhan Varank'ın diğer çocuğu olan kızı ise babasını çok küçük yaşta kaybetmenin acısını yaşamış, ancak ailesinin ve çevresinin desteğiyle hayatına devam etmiştir. Varank ailesi, şehadetin ardından birlik ve beraberlik içinde olmuş, İlhan Varank'ın hatırasını yaşatmaya gayret etmiştir.
Mustafa Varank ile Bağı

İlhan Varank, eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank'ın ağabeyidir. İki kardeş arasında hem yaş hem de karakter bakımından güçlü bir bağ vardı. Mustafa Varank, ağabeyinin şehadetinden sonra yaptığı açıklamalarda onun vatan sevgisinden, cesaretinden ve akademik başarısından sıkça bahsetmiştir.
Mustafa Varank, 15 Temmuz gecesi ağabeyinin Saraçhane'de şehit düştüğünü öğrendiğinde büyük bir yıkım yaşamış, ancak bu acıyı milletin birliği ve dirliği için bir motivasyona dönüştürmüştür. Siyasi hayatı boyunca İlhan Varank'ın hatırasını yaşatmak için çeşitli projelerde yer alan Mustafa Varank, ağabeyinin adının okullara, hastanelere ve kütüphanelere verilmesinde öncü rol oynamıştır.
Saadet Varank ise Mustafa Varank'ın yengesidir ve aile içinde bu bağ her zaman güçlü kalmıştır. İlhan Varank'ın şehadeti, aileyi derinden sarsmış olsa da, Varank ailesi birlikte hareket ederek bu zorlu süreci atlatmaya çalışmıştır.
Hatırası ve Mirası
İlhan Varank'ın şehadetinin ardından adı Türkiye'nin dört bir yanındaki pek çok eğitim ve sağlık kurumuna verilmiştir. Bunlar arasında en bilinenlerden biri Sancaktepe Şehit Prof. Dr. İlhan Varank Eğitim ve Araştırma Hastanesi'dir. Bu hastane, onun adını yaşatmanın yanı sıra sağlık hizmetlerinde de önemli bir merkez haline gelmiştir.
Ayrıca çeşitli şehirlerdeki fen liseleri ve bilim sanat merkezleri (BİLSEM) de onun adını taşımaktadır. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nin merkez kütüphanesine ise Prof. Dr. İlhan Varank Kütüphanesi adı verilmiştir. Bu isimlendirmeler, bir akademisyen olarak eğitime ve bilime verdiği önemin bir yansımasıdır.
İlhan Varank, sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda vatanına, milletine ve bayrağına bağlı bir duruşun simgesi haline gelmiştir. 15 Temmuz gecesi meydanlara inen milyonlardan biri olarak, o gece gösterilen direnişin manevi mimarlarından biri olmuştur. Onun hikâyesi, 15 Temmuz'un sadece bir darbe girişimi değil, aynı zamanda milletin kendi kaderine sahip çıkma mücadelesi olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Prof. Dr. İlhan Varank, 44 yıllık kısa ama dolu dolu geçen hayatıyla hem akademik dünyada hem de vatansever kimliğiyle iz bırakan bir isimdir. 15 Temmuz gecesi gösterdiği cesaret ve kararlılık, onu şehitler kervanına katmış ve adını Türk milletinin gönlüne yazdırmıştır. Geride bıraktığı eşi Saadet Varank, çocukları ve kardeşi Mustafa Varank ile birlikte, onun hatırası yaşatılmaya devam etmektedir.
Onun adını taşıyan hastaneler, okullar ve kütüphaneler, sadece fiziksel yapılar değil, aynı zamanda bir duruşun, bir inancın ve bir vatan sevgisinin somut örnekleridir. İlhan Varank, 15 Temmuz'un karanlık gecesinde bir ışık gibi parlamış ve milletin direnişine ilham vermiştir. Bugün, onun ve diğer tüm şehitlerin hatırası, bu milletin bağımsızlık ve özgürlük mücadelesinin en güçlü sembollerinden biri olarak yaşamaya devam etmektedir.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Kaynak:Haber Merkezi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.