Ruh sağlığındaki belirtileri görmezden gelmeyin
Sivas Devlet Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları Uzm. Dr. Nurcansu Oğrak Dumlu ve Uzm. Dr. Oğuzhan Uğur, 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla yaptıkları açıklamada, ruhsal zorlanmaların günlük yaşamda meydana gelen değişimlerle kendini gösterebildiğine dikkat çekti. Uzmanlar, enerji kaybı, çökkünlük, uyku ve iştah değişimleri gibi belirtilerin haftalarca devam etmesi durumunda göz ardı edilmemesi ve bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı.
“BEDEN VE ZİHİN SAĞLIĞI BİRBİRİNDEN BAĞIMSIZ DÜŞÜNÜLEMEZ”
Ruh sağlığının yalnızca psikiyatrik bir hastalığın bulunmaması anlamına gelmediğini belirten uzmanlar, bireyin kendi potansiyelini fark etmesinin, günlük yaşamın stresleriyle baş edebilmesinin, verimli çalışmasının ve toplumsal ilişkilerini sürdürebilmesinin ruhsal iyilik hâlinin önemli göstergeleri olduğunu ifade etti.
Hekimler, ruh sağlığının yaşamın farklı alanlarını etkileyen dinamik bir süreç olduğuna dikkat çekerek, “Ruh sağlığı; bireyin kendi potansiyelini fark ettiği, günlük yaşam stresleriyle baş edebildiği, verimli çalışabildiği ve toplumsal ilişkilerini sürdürebildiği dinamik bir iyilik halidir. Beden sağlığı ile zihin sağlığı birbirinden bağımsız düşünülemez” dedi.

HAFTALARCA SÜREN BELİRTİLERİ ÖNEMSEYİN
Ruhsal zorlanmaların farklı belirtilerle ortaya çıkabileceğini belirten uzmanlar, enerji kaybı ve çökkünlüğün yanı sıra uyku ve iştah düzenindeki değişimlerin, tahammülsüzlüğün ve daha önce keyif alınan aktivitelere karşı ilgi kaybının dikkate alınması gerektiğini kaydetti.
Bu belirtilerin uzun süre devam etmesinin profesyonel değerlendirme ihtiyacına işaret edebileceğini belirten hekimler, destek almanın ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu belirtilerin görmezden gelinmesi veya ertelenmesi yerine bir uzmana başvurulması, tablonun kronikleşmesini önlemede kritik rol oynar” ifadelerini kullandı.
“RUHSAL RAHATSIZLIKLAR ZAYIFLIK DEĞİLDİR”
Toplumda psikiyatrik rahatsızlıklara ve psikiyatri polikliniklerine başvurmaya yönelik önyargıların, kişilerin destek almasının önünde önemli bir engel oluşturabildiğine dikkat çeken Uzm. Dr. Nurcansu Oğrak Dumlu ve Uzm. Dr. Oğuzhan Uğur, ruhsal rahatsızlıkların zayıflık veya irade yetersizliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Ruhsal hastalıkların da diğer sağlık sorunları gibi değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden uzmanlar, “Ruhsal rahatsızlıklar bir zayıflık ya da irade yetersizliği değildir; biyolojik, genetik ve çevresel etkenlere dayanan, tıbbi ve kanıta dayalı yöntemlerle tedavisi mümkün olan durumlardır” dedi.
SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI RUH SAĞLIĞINI DESTEKLİYOR
Ruh sağlığının korunmasında günlük yaşam alışkanlıklarının da önemli bir yere sahip olduğunu belirten uzmanlar, düzenli uyku, dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve sağlıklı sosyal ilişkilerin önemine işaret etti. Bireyin kendi sınırlarını belirleyebilmesinin ve ihtiyaç duyduğunda destek istemesinin de ruhsal iyilik hâlinin korunmasına katkı sağladığını ifade etti.
Erken tanı ve doğru tıbbi yaklaşımla kişinin günlük yaşamındaki işlevselliğini yeniden kazanabileceğini belirten hekimler, ruhsal belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
“DESTEK ARAMAK, KİŞİNİN KENDİ SAĞLIĞINA SAHİP ÇIKMASIDIR”
10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü dolayısıyla topluma çağrıda bulunan Uzm. Dr. Nurcansu Oğrak Dumlu ve Uzm. Dr. Oğuzhan Uğur, ruhsal sorunlar karşısında yardım istemenin bir güçsüzlük göstergesi olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Hekimler, “Destek arayışında bulunmak, bireyin kendi sağlığına ve yaşam kalitesine sahip çıkmasıdır” mesajını vererek, ruhsal belirtilerin ertelenmemesi ve ihtiyaç duyulduğunda profesyonel destek alınması çağrısında bulundu.
Kaynak:Bilal Hasdemir

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.