Sahipsiz köpekler yeni hayatlarına hazırlanıyor
Köpek eğitimi ve rehabilitasyon alanında hizmet verilen merkezde, sahipsiz köpeklerin sosyal yaşama kazandırılması ve ikinci bir şans verilmesi amacıyla danışmanlık da sunuluyor.
Sokaktan ve barınaklardan gelen ya da bu alanlardan sahiplenilen köpekler, aşı ve çip kontrollerinin ardından uzmanlarca geçmiş deneyimi, mevcut durumu ve ihtiyaçları açısından değerlendiriliyor.
Travma yaşayan veya kronik stres belirtileri gösteren köpeklere özel rehabilitasyon uygulanırken, davranış problemi bulunmayan hayvanlar temel eğitim programına alınıyor.
Bu süreçte fiziksel ve zihinsel gelişimleri desteklenen köpekler, diğer hayvanlarla bir araya geliyor, sosyal yaşama ve insanlarla uyumlu hale getiriliyor.
Sabır, disiplin ve sevgiyle yürütülen süreci tamamlayan köpekler, hem Köpek Irkları ve Kinoloji Federasyonu tarafından düzenlenen Sosyal Köpek Sınavı'na (SKS) tabi tutuluyor hem de 19 Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğretim Üyesi ve Köpek Davranış Uzmanı Prof. Dr. Duygu Dalgın tarafından sosyal hayata ve insanlara uyumlu olduklarına dair raporları veriliyor.
Farklı çevresel uyaranlara verdikleri tepkilerin değerlendirildiği sınavı geçen köpekler, yeni yaşamlarına kazandırılıyor.
Bünyesindeki diğer sahipsiz köpekleri de sosyal yaşama entegre ederek, uygun ailelerle buluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren merkezdeki "Tina" isimli köpek ise yerleştirileceği huzurevi için hazırlanıyor.
Her köpeğin eğitim süreci farklılık gösteriyor
Köpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Ahmet Kazım Müftüoğlu, merkezin kurulduğundan bu yana sahipsiz sokak köpeklerine yönelik uygulamayı sürdürdüğünü anlattı.
Müftüoğlu, "Hedefimiz, sahipsiz köpeklerin de her köpek gibi insan yaşamına, sosyal yaşama entegre olabileceğini göstermek. Zaten sokak köpeklerini barınaklardan alıp rehabilite ederek, sınavlara sokup başarıyla geçmelerini sağlamamız da bunu kanıtlamak için." diye konuştu.
Bu hayvanlara yönelik ücretsiz danışmanlık verdiklerini belirten Müftüoğlu, her köpeğin eğitim süreci ve uygulamalarının farklı olduğunu dile getirdi.
Köpekler için koruma, numara (trick), rehabilitasyon ya da temel programlar uyguladıklarını aktaran Müftüoğlu, "Köpeğin ihtiyacı neyse eğer post-travmatik bir olgusu varsa, kronik bir stresi varsa rehabilitasyon programımızı dahil ediyoruz. Köpeğin bize verdiği dönütler doğrultusunda süreç ilerliyor. Köpeğin eğer travmatik bir olgusu, kronik bir stresi veya davranış problemi yoksa temel programa alıyoruz." bilgisini verdi.
Müftüoğlu, travma geçiren hayvanlar için sorunun kaynağına yöneldiklerini, kademeli olarak maruz bırakma yöntemiyle stresi minimize etmeye ve alternatif davranışlarla pekiştirerek bu olguyu kırmaya çalıştıklarını ifade etti.
"Oyun, metodolojimiz arasında önemli yere sahip"
Fiziksel aktiviteler ve oyunun köpek ile insan diyaloğundaki ana unsurlardan biri olduğuna değinen Müftüoğlu, "Program rehabilitasyon da olsa, temel bir program da olsa köpeğe oyunu oynatmak ve sahibine de oyunun nasıl şekillenmesi gerektiğini anlatmak, bizim metodolojimiz arasında önemli yere sahip." dedi.
Eğitim sürecini tamamlayan köpeklerin teste tabi tutulduğunu aktaran Müftüoğlu, çim biçme makinesi ve spor yapan insanlar gibi unsurlara verilen tepkilerin ölçüldüğünü anlattı.
Müftüoğlu, bu zamana kadar birçok hayvanın bu şekilde yeni bir hayata kavuştuğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
"Şu an danışanlarımızın köpeklerinin yanı sıra bu işi aşk ve tutkuyla yaptığımız için sahiplendiğimiz ve yine sınava sokma hedefi içinde olduğumuz köpekler var. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi de hayvan sahiplerinden aldığımız geri dönüşler ve tepkiler. Bize videolar, fotoğraflar atıyorlar, ziyaretimize geliyorlar. Bu işe devam ediyor olmamızın sebebi, sahibi ve köpeği o derece uyum içerisinde mutlu görmek."
"Köpeklere ikinci bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyoruz"
Köpek Eğitim ve Davranış Uzmanı Kemal Can Oral ise sokak köpeklerine ikinci bir şans verilmesi gerektiğini belirterek, "Sahipsiz köpekler sosyal yaşama entegre olabilir. Sokaktan sahiplenilen bir köpek eğitim verildikten ve rehabilite olduktan sonra herkesle beraber uyumlu hale gelebilir." ifadesini kullandı.
Türkiye'de ilk kez kanser hastalarına köpekle vizit uygulayan Doç. Dr. Eda Küçüktülü de Hayvan Destekli Tedavi çalışmalarında olumlu sonuçlar elde ettiğini, yurt dışındaki çalışmaların da bu tür tedavilerde özel ırklar ile miks ırklar arasında fark olmadığına işaret ettiğini bildirdi.
Önemli olanın köpeklerin insanlarla iyi iletişim kurabilecek, bulunduğu ortama ayak uydurabilecek eğitimler alması gerektiğini belirten Küçüktülü, merkezin bu alandaki faaliyetleriyle bilimsel çalışmalar için önemli bulgular sunduğunu sözlerine ekledi.
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.