Salgınla bozulan ikinci el-sıfır araç fiyat dengesi normale dönüyor

Salgınla bozulan ikinci el-sıfır araç fiyat dengesi normale dönüyor
İnan Ekici, Kovid-19 döneminde bozulan ikinci el-sıfır araç fiyat dengesinin, 2025 yılı itibarıyla salgın öncesindeki sağlıklı seyrine yeniden yaklaşmaya başladığını söyledi.

Ekici, sektöre ilişkin 2025 yılı değerlendirmesi ve 2026 öngörülerini anlattı.

Kısa süreli araç kiralama sektörü açısından 2025'in, finansal koşulların etkisiyle talebin daha dengeli seyrettiği, filo yenileme ve yatırım kararlarının ise sürdürülebilirlik ve verimlilik odağında ele alındığı bir yıl olduğunu belirten Ekici, bu dönemde uzun süreli araç kiralama tercihlerinin daha seçici biçimde değerlendirildiğini dile getirdi.

Kurumsal şirketlerin maliyet ve verimlilik odağında filo yapılarını yeniden ele aldığını kaydeden Ekici, satın alma ya da mevcut sözleşmelerin uzatılması gibi esnek ve alternatif çözümlerin de daha fazla değerlendirildiğini bildirdi.

Ekici, yıl genelinde sektördeki talebin yaklaşık yüzde 5 seviyelerinde seyrettiğinin tahmin edildiğini, finansman koşullarının belirleyici olduğu bu ortamda şirketlerin yatırımlarını daha stratejik bakış açısıyla yönettiğini anlattı.

Otokoç Otomotiv özelinde ise dijitalleşme yatırımlarının, veri odaklı gelir yönetimi yaklaşımının ve operasyonel çevikliğin güçlü rekabet avantajı yarattığına işaret eden Ekici, "Bununla birlikte finansman maliyetleri, regülasyonlara ilişkin gelişmeler ve maliyet dinamikleri, yıl boyunca yakından takip edilen başlıklar arasında yer aldı." ifadesini kullandı.

"Geçtiğimiz yıl ikinci el araç fiyatları, döviz kuru, enflasyon ve sıfır araç fiyatlarına kıyasla daha sınırlı bir artış gösterdi." diyen Ekici, yıl genelinde avronun yüzde 37, enflasyonun yüzde 31, sıfır araç fiyatlarının yüzde 29, ikinci el araç fiyatlarının da yüzde 13 arttığını dile getirdi.

Ekici, ikinci el-sıfır araç fiyat dengesi konusunda şu değerlendirmelerde bulundu:

"Kovid-19 salgını döneminde bozulan ikinci el-sıfır araç fiyat dengesi, 2025 yılı itibarıyla salgın öncesindeki daha sağlıklı seyrine yeniden yaklaşmaya başladı. O dönemde ortalama yüzde 60 seviyelerinde olan 3 yaş RV (residual value) oranı, 2022 yılında yüzde 75'lere kadar yükselmişken 2025 yıl sonu itibarıyla yüzde 63 seviyesine geriledi. İkinci el fiyat artışındaki yavaşlamanın temel nedenleri arasında yüksek faiz ortamı ve finansmana erişimdeki kısıtlar öne çıkarken yılın son çeyreğinde euro kurunun yalnızca yüzde 3 oranında artış göstermesi, markaların sıfır araç kampanyalarındaki rekabet gücünü artırdı. Bu durum, talebin kısmen sıfır araçlara yönelmesine ve ikinci el fiyatlarının üzerinde baskı oluşmasına neden oldu."

Kurumsal müşteriler, artık "sürprizsiz" deneyim talep ediyor

Otokoç Otomotiv Şirket Lideri Ekici, araç kiralama sektörünün, teknolojinin hızla gelişmesi ve tüketici alışkanlıklarının değişmesiyle çok önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini söyledi.

Artık kısa süreli araç kiralamanın yalnızca tatil ya da iş seyahatlerinde başvurulan hizmet olmaktan çıktığını ifade eden Ekici, bunun günlük yaşamın doğal parçası haline geldiğini belirtti.

Ekici, hem bireysel hem de kurumsal müşteriler için kiralamanın, lokasyonda alınan klasik hizmetten ziyade, uçtan uca tasarlanmış dijital uygulama akışı olarak algılandığını kaydederek, "Akıllı cihaz kullanımının artması ve temassız işlemlere duyulan ilgi, araç kiralama şirketlerini çevrim içi ve mobil uygulama tabanlı çözümlere daha fazla yatırım yapmaya yöneltti. Ofiste hizmet almak, yerini süreci sistem üzerinden yönetmeye bırakmış durumda. Bu nedenle süreçlerin mümkün olduğunca kısa, temassız ve net olması, müşteri memnuniyetinin en temel belirleyicilerinden biri haline geldi." değerlendirmesinde bulundu.

Kurumsal müşteri tarafında da benzer dönüşümün söz konusu olduğunu anlatan Ekici, geçmişte daha öngörülebilir hacimler ve sürelerle ilerleyen kiralama anlayışının, bugün yerini dalgalı ve anlık ihtiyaçlara bıraktığını vurguladı.

Ekici, proje bazlı çalışmaların artması, saha ekiplerinin esnekleşmesi ve iş seyahatlerinin daha anlık hale gelmesinin kısa dönem kiralamayı kurumsal mobilitenin merkezine taşıdığını ifade ederek, "Kurumsal müşteriler, artık yalnızca araca erişim değil kontrol edilebilirlik, görünürlük, hızlı mutabakat ve sürprizsiz bir deneyim talep ediyor." dedi.

Araç kiralamanın, harcama kalemi olmaktan çıkıp yönetilen politika ve standart akış haline geldiğinin altını çizen Ekici, "Bu noktada omnichannel (bütüncül kanal) müşteri yönetimi kritik bir rol üstleniyor. Tüm temas noktalarını entegre eden, müşteri geçmişini tek ekranda yöneten yapılar hem memnuniyeti hem de güven algısını güçlendiriyor." görüşünü paylaştı.

Ekici, bununla birlikte sahiplikten kullanım temelli modellere geçişin de bu dönüşümü desteklediğini vurguladı.

Türkiye'de Z kuşağının yüzde 56'sının otomobili yalnızca ulaşım aracı görmesinin, kullanıma dayalı ödeme ve paylaşımlı mobilite modellerine ilgiyi açıkça ortaya koyduğunu söyleyen Ekici, bu tablonun, araç kiralama şirketlerini yalnızca araç temin eden yapılar olmaktan çıkarıp uçtan uca mobilite çözümleri sunan iş ortaklarına dönüştürdüğünü anlattı.

Ekici, "Sonuç olarak, değişen beklentiler, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik odağı, araç kiralama sektörünü klasik tanımının ötesine taşıyor. Bu dönüşümü doğru okuyan ve müşteri deneyimini merkeze alan oyuncular, sektörün geleceğinde net bir rekabet avantajı elde edecektir." dedi.

Araçların ikinci el değerini koruması, sürdürülebilir büyüme açısından en önemli kriterimiz

İnan Ekici, 2026 yılında filo yatırımlarındaki politikalarıyla daha seçici ve veriye dayalı yaklaşımın öne çıkacağını öngördüklerini belirtti.

Özellikle filo yatırımlarında kalıntı değerin (RV), yatırım kararlarının merkezinde yer almaya devam ettiğini belirten Ekici, "Araçların ikinci el performansı ve değerini koruma potansiyeli, sürdürülebilir büyüme açısından en önemli kriterimiz." dedi.

Ekici, sözlerini şöyle tamamladı:

"Elektrikli araç dönüşümü ise sektörde hızla konuşulan bir başlık olmakla birlikte, bugün itibarıyla kalıntı değer tarafında henüz yeterince öngörülebilir ve iyimser bir tablo sunmuyor. Bu nedenle Otokoç Otomotiv olarak elektrikli araçlara yönelik büyük ölçekli bir yatırım planı yerine, daha temkinli ve ihtiyaca dayalı bir strateji izliyoruz. Belirli müşteri segmentlerinde ve talebin net olduğu kullanım senaryolarında elektrikli araç yatırımlarını portföyümüze dahil ediyor ancak genel filo yatırımlarımızda ağırlığı halen konvansiyonel araçlara veriyoruz.

Yeni dönemde önceliğimiz, güçlü RV performansına sahip, operasyonel verimliliği yüksek ve müşteri beklentileriyle uyumlu bir araç parkı oluşturmak. Bu doğrultuda riskleri iyi yöneten, esnek ve dengeli bir büyüme stratejisiyle ilerlemeyi hedefliyoruz. Yüzüncü yılımıza yaklaştığımız 2026’da da Otokoç Otomotiv olarak, piyasa dinamiklerini yakından izleyen, müşteri odaklı ve sürdürülebilir değer yaratan bir yaklaşımı ön planda tutmaya devam edeceğiz."

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.