Sivas'ta siyasi partilerden ortak SİDEMİR açıklaması!

Sivas'ta siyasi partilerden ortak SİDEMİR açıklaması!
Sivas’ta 10 farklı siyasi partinin il başkanı, siyasi görüş ayrılıklarını bir kenara bırakarak Sivas Demir Çelik Fabrikası için ortak açıklamada bulundu.

Sivas’ta 10 siyasi partinin il başkanı, “Memleket hepimizin” diyerek siyasi farklılıkları bir kenara bırakıp Sivas ortak paydasında bir araya geldi. İl başkanları, Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın (SİDEMİR) yeniden ayağa kaldırılması için ortak basın açıklaması yayımlayarak TMSF’ye, siyasi iradeye ve ilgili kurumlara çağrıda bulundu. Açıklamada, fabrikanın mevcut durumunun yeniden incelenmesi, gerçekçi bir bilirkişi raporu hazırlanması ve tesisin yeniden üretime kazandırılması gerektiği vurgulandı.

Sivas Demir Çelik Fabrikası ile ilgili ortak basın bildirisini; Anahtar Parti Sivas İl Başkanı Cengiz Görgen, Bağımsız Türkiye Partisi Sivas İl Başkanı Ömer Arslan, DEVA Partisi Sivas İl Başkanı Hamdi Elibol, İYİ Parti Sivas İl Başkanı Volkan Karasu, Milli Yol Partisi Sivas İl Başkanı Zeki Haral, Milli Kalkınma Partisi Sivas İl Başkanı Seyithan Mütevellioğlu, Saadet Partisi Sivas İl Başkanı Mehmet Zahit Tokgöz, Yeniden Refah Partisi Sivas İl Başkanı Cabir Çetinkaya, Yeni Parti Sivas İl Başkanı Haydar Öztürk ve Zafer Partisi Sivas İl Başkanı Yaşar Sinan Sarı imzaladı.

“Sadece SİDEMİR söz konusu olduğunda mı ‘TMSF fabrika çalıştırmaz’ algısı yaratılıyor?”

Açıklamada, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) elinde bugün itibarıyla 1.339 şirket bulunduğu, bunlardan 949’unun faal olarak işletildiği ve 50 bin kişiye istihdam sağlandığı belirtildi. TMSF şirketlerinin 2025 yılı cirosunun ise 270 milyar lira olduğu ifade edildi.

Türkiye genelindeki birçok tesiste TMSF’nin aktif olarak yönetimi sürdürdüğü belirtilen açıklamada, SİDEMİR söz konusu olduğunda “TMSF fabrika çalıştırmaz” algısının öne çıkarılmasının manidar olduğu savunuldu. Açıklamada, bu yaklaşımın gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, TMSF’nin 2006-2008 yılları arasında SİDEMİR’i bizzat çalıştırdığı ve kâra geçirdiği ifade edildi.

TMSF’nin devraldığı şirketlerin piyasa değerini korumak, milli ekonomiye katkısını sürdürmek ve şirketleri basiretli tüccar sorumluluğuyla organize etmekle yükümlü olduğu belirtilen açıklamada, işçilerin maaş, kıdem ve ihbar tazminatları gibi haklarının ödenmesinin de kanuni yükümlülükler arasında bulunduğu kaydedildi.

Yeterli mali kaynak bulunmaması nedeniyle işçi maaşlarının ödenememesi durumunda İŞKUR bünyesindeki Ücret Garanti Fonu’nun devreye sokulabileceği belirtilen açıklamada, çalışanların son üç aylık ödenmeyen net ücretlerinin bu fon üzerinden karşılanabileceği ifade edildi. Bu seçeneğin SİDEMİR çalışanları açısından uygulanabilirliğinin TMSF tarafından incelenmesi istendi.

“FABRİKA ÖZELLEŞTİRİLSİN DİYENLER 20 YILLIK İHMALİ UNUTMAMALIDIR”

Bugün “Fabrika özelleştirilsin, özel sektör eliyle çalıştırılsın” diyenlere de dikkat çekilen açıklamada, fabrikanın son 20 yıldır zaten özel sektörün elinde bulunduğu ifade edildi.

Açıklamada, AK Parti hükümetleri döneminde vergi ve SGK alacaklarının peşine düşülmediği, borçların büyüdüğü ve yaşanan ihmallerin SİDEMİR’i mevcut noktaya sürüklediği öne sürüldü. Gelinen noktada özel sektörün SİDEMİR’e ilgi göstermediği de belirtildi.

SİDEMİR NEDEN İHALEDE ALICI BULAMADI?

Müsadere kararı sonrasında TMSF tarafından “Ticari ve İktisadi Bütünlük” kararıyla satışa çıkarılan tesise hiçbir yatırımcının teklif vermemiş olmasının derinlemesine incelenmesi gerektiği belirtilen açıklamada, bunun nedenleri sıralandı.

Hukuki belirsizliklerin, müsadere kararına yönelik itirazların ve devam eden Yargıtay sürecinin yatırımcılar açısından etkili olabileceği ifade edildi. İhale şartnamesinin içeriği tam olarak bilinmemekle birlikte mali yükler, yüksek geçici teminat bedelleri ve ödeme planlarının da değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Açıklamada, SİDEMİR’in hurda değil, hurdadan demir üreten bir fabrika olduğu vurgulanarak, çalışanların ifadelerine göre tesisin yalnızca 1-2 haftalık bir bakımla yeniden üretime geçebileceği savunuldu. En son Eylül 2025’te bacasının tüttüğü belirtilen tesis hakkında “8 yıldır çalışmıyor”, “devlete borcu var”, “önce 10-15 milyon dolar, ardından 50 milyon dolar yatırım gerekiyor” yönünde bir algı oluşturulduğu ve bunun yatırımcıları ürküttüğü öne sürüldü.

Ortak açıklamada, “Madem fabrikayı satışa çıkaracaktınız neden hurda olarak gösterdiniz. Oluşturduğunuz bu algılar yüzünden fabrika bu halde” ifadelerine yer verildi.

SİDEMİR için hazırlanan bilirkişi raporlarının, fabrikaya yıllarını vermiş teknik personellerin nezaretinde yeniden hazırlanması gerektiği belirtilerek, tesisin gerçek durumunun ortaya konulması istendi.

“2002 İSDEMİR TECRÜBESİNDEN DERS ALINMALI”

Açıklamada, SİDEMİR’in yaşadığı sorunlara benzer krizlerin 2002 yılında İSDEMİR’de de yaşandığı belirtilerek, dönemin Bülent Ecevit başkanlığındaki koalisyon hükümetinin İSDEMİR’in 237 milyon dolarlık borcunu kapattığı, işçi alacaklarını garanti altına aldığı ve tesisi borçsuz şekilde o dönem kanunen kamunun elinde bulunan Erdemir’e devrettiği ifade edildi.

İSDEMİR’in devirden sadece altı ay sonra faaliyet kârı açıkladığı belirtilen açıklamada, OYAK bünyesinde Erdemir ve İSDEMİR gibi demir çelik sektörünün önemli tesislerinin bulunduğuna dikkat çekildi.

SİDEMİR’in özel teşvikler ve muafiyetler sağlanması, işçi alacaklarının devlet güvencesiyle garanti altına alınması ve yeni yatırımlar yapılması şartıyla çok düşük bir bedelle OYAK bünyesine devredilmesinin güçlü bir çözüm seçeneği olduğu savunuldu.

Ayrıca Sivas Demir Çelik Fabrikası’na ait yüzlerce gayrimenkulün durumunun titizlikle incelenmesi ve Demirağ Organize Sanayi Bölgesi’nin genişleme alanında kalan gayrimenkullerin OSB’ye kazandırılması gerektiği belirtildi.

SİDEMİR YENİDEN AÇILDIĞINDA SİVAS VE TÜRKİYE NE KAZANACAK?

Fabrikanın yeniden faaliyete geçmesiyle Sivas’ta binlerce kişiye doğrudan istihdam sağlanacağı belirtilen açıklamada, bölgedeki lojistik, nakliye ve inşaat sektörünün canlanacağı ifade edildi.

Nitelikli iş gücünün dönüşüyle tersine göçün başlayacağı, Sivas’ın dış ticaret hacmi ile yan sanayi ekosisteminin hareketleneceği belirtilirken, tesisin Türkiye’nin toplam çelik üretimine yüzde 1’den fazla katkı sunacağı savunuldu.

“SİDEMİR İÇİN TEŞVİK VE MUAFİYET PAKETLERİ ÇIKARILMALI”

Ortak açıklamanın çağrı bölümünde, ülkede dönem dönem belirli gruplara ve sektörlere vergi afları, istisnalar ve teşvikler sağlandığı belirtilerek, SİDEMİR için de teşvik ve muafiyet paketlerinin çıkarılması istendi.

Açıklamada, “İlla satılacak deniyorsa muhammen bedelin ve ödeme koşullarının esnetilmesi elzemdir” denildi.

AK Parti iktidarının hiçbir mazerete sığınmadan ve hamaset üretmeden fabrikayı çalıştırabilecek iradeyi ortaya koyması gerektiği belirtilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“AKP iktidarının hiçbir mazerete sığınmadan, hamaset üretmeden burayı çalıştırması iki dudağının arasındadır. Sivas Demir Çelik Fabrikası’nı yeniden ayağa kaldıracak iradeyi beklemektedir. Siyasi iradenin burayı çalıştırma dirayetini göstermesi, gerekli yasal ve mali düzenlemelerin yapılması halinde bu tesisten yeni bir başarı hikâyesi yazılacaktır.”

Kaynak:Batuhan Örenli

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.