Sivas'ta yağışlar kuraklık haritasını değiştirdi!
Son yıllarda kuraklık riskiyle karşı karşıya kalan Sivas'ta, kış aylarında en yüksek yağış ortalaması görüldü. Yoğun kar yağışı ve yağmurlarla birlikte toprak suya doydu. Akarsu ve göllerin debisinde gözle görülür artış yaşandı. Yağışlar, Türkiye genelinde kuraklık haritasını da değiştirdi. Bahar öncesi kuruyan akarsular ve göller yeniden hayat buldu. Ülke genelinde son 10 yılın en fazla yağış ortalaması görüldü.
'BARAJ VE GÖLETLERİN DOLMASI AÇISINDAN SEVİNDİRİCİ'
Yılın çok bereketli geçtiğini söyleyen Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Fatih Kartal, “Bu bereketli yılla birlikte çok sevinçliyiz. Çünkü Türkiye ciddi boyutta kuraklık hissediyordu. Küresel ısınmayla birlikte küresel iklim değişikliği de gelmişti. Küresel iklim değişikliğine bağlı olarak da ciddi bir kuraklık ile karşı karşıya kaldık. Bu kuraklık sonrası bu yağışlar herkesin yüzünü güldürdü. Çünkü barajlarımız boşalmış, göletlerimiz ise kurumuştu. Ama şu anda artan yağışlar sevindirici oldu. Son 10 yıl verilerine göre en fazla kar yağışı ve yağmur ortalamasını aldığını görüyoruz. Daha henüz bahar gelmeden bu yağış ortalamasının yüksek olması, baraj ve göletlerin dolması açısından sevindirici. Bu kuraklık haritasını da değiştirdi. Türkiye'nin tamamı kuraklık riskiyle karşı karşıyayken, şu anda yağış miktarının artmasıyla, kuraklığın tamamen azaldığını görüyoruz. Şu anda harita üzerinde korkutucu ve riskli bir yer gözükmüyor. Sivas ise özellikle kuraklığı bırakın, çok nemli bir iklim durumuna geçti. Son 10 yılın toplam miktarından daha fazla yağış oldu” ifadelerini kullandı.
'RÜZGARLA KARLAR ANİDEN ERİDİ'
Karların ani erimesi ve toprağın suya doyması nedeniyle bazı sel ve taşkınların da yaşandığını belirten Dr. Kartal, “Kar yağışı ile birlikte lodosun aniden esmesiyle hiç beklemediğimiz dönemlerde çok çabuk kar erimelerine neden oldu. Lodosun bir etkisi var, 'insana buz gibi, kara köz gibi değer' denir. Köz gibi değen rüzgar neticesinde karlar aniden eridi. Toprak da suya doyduğu için, karlar yüzeysel akışa geçti. Bu da sele neden oldu. Bu taşkınları aslında insanların tahmin edememesi, yanlış arazi seçimleri, dere yataklarına yerleşim yapmaları, yamaçlar altına konuşlanması sel riskini artırdı. Bazı tarım arazileri de sular altında kaldı. Bu da istemediğimiz bir durum" diye konuştu.
Kaynak:Demirören Haber Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.