Sivas’ta milyonlarca yıllık su depoları tehlikede

Sivas’ta milyonlarca yıllık su depoları tehlikede
Sivas Belediyesi’ne ait taş ocağı üretime başlarken, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Eşref Atabey, patlatmalı üretimin milyonlarca yıllık karstik su depolarını ve bölge ekosistemini geri dönülmez biçimde tahrip edebileceği uyarısında bulundu.

Sivas Belediyesi’nce Ulaş İlçesi Kayapınar Köyü yakınları açılan taş ocağı üretime başladı. Taş ocağı, kırma eleme tesisinin açılışında konuşan Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun, belediye olarak taş ocağından ciddi karlar elde ettiklerini ileri sürdü.

Evrensel’de yer alan habere göre taş ocağının proje tanıtım dosyası (PTD) üzerinden çevresel etkilerini inceleyen Jeoloji Yüksek Mühendisi ve Tıbbi Jeoloji uzmanı Dr. Eşref Atabey ise bölgedeki su kaynakları ve ekosistemin ciddi bir tehditle karşı karşıya olduğunu savundu.

326799.jpg

MİLYONLARCA YILLIK SU DEPOLARI DİNAMİTLERLE YOK EDİLECEK

PTD Raporuna göre mülkiyeti orman ve hazine arazisinde kalan proje alanının, bölgenin en önemli su deposu olan karstik kireçtaşı birimlerinden oluştuğuna dikkat çeken Atabey, yıllık 1,5 milyon ton olarak hedeflenen kireçtaşı üretiminin milyonlarca yılda oluşan su tutma kapasitesine sahip akifer yapısını geri dönülmez şekilde tahrip edeceğini dile getirdi.

SAATTE 50 KG TOZ TARIM VE ARICILIĞA BÜYÜK ZARAR VERECEK

Taş ocağı faaliyetlerinin çevresel etkilerinin sadece yer altı sularıyla sınırlı kalmayacağını belirten Atabey, işletme sırasında çevreye yayılan saatte 50,3 kg tozun yasal sınırların üzerinde olduğunun altını çizdi. Yayılan tozun bölgedeki meyve ağaçlarına, tarım alanlarına ve arıcılık faaliyetlerine büyük zarar vereceği uyarısında bulunan Atabey, teknik verilere göre 61,47 hektarlık ruhsat alanının 24,84 hektarlık kısmında yürütülecek faaliyetlerde, yılda 1.527 ton ANFO ve 43,6 ton dinamit kullanılması planlandığını vurguladı.

326800.jpg

GÖRÜNMEZ TEHLİKE; ASBESTOSİS VE PNÖMOKONYOZ

Projenin yerleşim yerlerine olan yakınlığına değinen Dr. Eşref Atabey, "Patlatmalar sonucu oluşacak sarsıntı, hava şoku ve taş savrulmaları, 2,1 km mesafedeki Kayapınar köyü ve 1,5 km mesafedeki alabalık tesisleri için ciddi risk teşkil etmektedir. Bölgedeki kaya birimlerinin özelliği dolayısıyla asbestosis ve pnömokonyoz gibi ciddi sağlık sorunları da ortaya çıkabilecek” değerlendirmesinde bulundu. Her yıl 7.452 ton bitkisel toprağın sıyrılacak olmasının, meşe ormanlarını ve bölgedeki endemik bitki türlerini geri dönülmez şekilde yok edeceğinin altını çizen Atabey, sahada tespit edilen üç endemik bitki türünün ve meşe ormanlarının proje nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade etti.

326802.jpg

TECER HAVZASI TEHLİKEDE

Projenin yerleşim yerlerine ve su kaynaklarına yakınlığı da hukuki tartışmaları beraberinde getiriyor. Tecer (Beşgözeler) su kaynağının mutlak koruma alanı sınırına oldukça yakın olan taş ocağının, bölgedeki içme ve sulama suyu ihtiyacını karşılayan ana hidrojeolojik sistemi tehdit ettiği belirtiliyor. Dr. Atabey, kireçtaşı üretiminin her zaman bir yer alternatifi olduğunu, ancak belediyenin maliyetten kaçınmak için ana yollara ve yerleşim yerlerine yakın sahaları tercih ettiğini belirtirken, bölge halkının onayı alınmadan ve detaylı bilimsel hassasiyet analizleri yapılmadan yürütülen bu faaliyetin "üstün kamu yararı" taşımadığı ve anayasal çevre hakkını ihlal ettiğini dile getirdi.

556470014-1972453596931825-3088903561944149440-n.jpg

Kaynak:Haber Merkezi

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.