Türkay’dan Sivas Demir Çelik için yeniden üretim çağrısı

Türkay’dan Sivas Demir Çelik için yeniden üretim çağrısı
Öz Hak Maden-İş Genel Başkanı Fethi Türkay, Sivas Demir Çelik Fabrikası’nın yeniden üretime kazandırılması gerektiğini belirterek, tesisin sünger demir ve kaliteli çelik yatırımlarıyla ayağa kaldırılabileceğini söyledi.

Öz Hak Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Fethi Türkay, basın mensuplarıyla bir araya gelerek Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın (SİDEMİR) kuruluşundan özelleştirme sürecine ve bugünkü durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Türkay, tesisin geçmişte yapılan yönetimsel hatalar ve özelleştirme sonrası yaşanan tahribat nedeniyle zor günler geçirdiğini belirterek, fabrikanın yalnızca hurda ya da arsa olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, sünger demir ve kaliteli çelik yatırımlarıyla yeniden Türk ekonomisine kazandırılabileceğini vurguladı.

9ef0ee95-ff90-4b97-86f1-a28cb080ed97.jpg

"60 yabancı uzmanın işini Sivas'tan giden 6 kişilik ekip başardı"
Sivas Demir Çelik Fabrikası'nın temellerinin 1970'li yıllarda atıldığını ve merhum Başbakan Turgut Özal döneminde Türkiye'nin kaliteli çelik ihtiyacını karşılamak üzere yatırıma dönüştüğünü hatırlatan Türkay, tesisin Türk demir-çelik sektörüne ciddi bir teknik birikim kazandırdığını söyledi.
Fabrikanın kurulum sürecinde 60 yabancı süpervizörün görev aldığını ifade eden Türkay, şu değerlendirmede bulundu:
"Sivas'taki tesisi faaliyete geçirdikten sonra İzmir Demir Çelik'in kuruluşu gündeme geldi. Buradan teknik genel müdür yardımcımız ve yanındaki 5 emekçimiz, toplam 6 kişi İzmir'e gitti. Sivas'ta 60 yabancı uzmanın yaptığı işi, buradan giden 6 kişilik çekirdek kadro hayata geçirdi ve ilk üretimde kütüğü doğrudan ızgaraya indirdi. Sivas Demir Çelik'in yetiştirdiği kadroların sektöre dağılmasıyla birlikte Türkiye'nin demir-çelik ihracatı 10 milyar dolar seviyelerinden 36 milyar dolarlara kadar yükseldi."
"Kaliteli çelik yerine inşaat çeliğine dönülmesi projeyi baltaladı"
Fabrikanın en büyük kaybının "kaliteli çelik" hedefinden sapılmasıyla başladığına dikkati çeken Türkay, dönemin çelikhane yüklenicisi Alman Krupp firmasının iflas etmesinin ardından yöneticilerin aceleci kararlarla inşaat çeliği üretimine yöneldiğini kaydetti.
Türkay, "Kaliteli çelik üretilmiş olsaydı tonu 1300 ila 1600 dolardan alıcı bulacak ve rekabetsiz bir pazara sahip olunacaktı. Ancak tonu 245 dolar olan inşaat çeliğine geçilmesi fabrikayı adeta ölü bir doğuma sürükledi." ifadelerini kullandı.
"Özelleştirme sonrası fabrika kaynakları eritildi"
Özelleştirme sürecinde yaşanan usulsüzlüklere ve fabrikanın içinin boşaltılmasına da değinen Türkay, devir sonrasında şirket kasasındaki nakdin, binlerce tonluk hurdanın, tesisin üçte birini yeniden kurabilecek kapasitedeki yedek parçaların ve fabrika içi demir yolu raylarının sökülüp satıldığını dile getirdi.
"Bölgedeki rezerv 50 yıllık ihtiyacı karşılayacak güçte"
Tesisin geleceğine dair çözüm önerilerini sıralayan Türkay, Sivas ve çevresindeki zengin demir cevheri potansiyeline dikkat çekerek şunları kaydetti:
"Fabrika sahasındaki 7 bin dönümlük arazi, 2. OSB ve çevresindeki sanayi vizyonuyla birlikte çok kıymetlidir. Burası yalnızca hurda veya arazi olarak görülmemelidir. Tesisin toparlanması, kaliteli çelik üretimine geçilmesi ve en önemlisi cevherden üretim yapacak sünger demir tesisinin kurulması şarttır. Sivas'ın 100-150 kilometrelik çevresindeki rezervler fabrikanın 20 yıllık, 200 kilometrelik mesafedeki rezervler ise en az 50 yıllık ihtiyacını karşılayabilecek kapasitededir. Maden ocaklarının faaliyete geçmesi tek başına 1500-2000 kişilik istihdam demektir. Bu adımlar atılırsa Sivas sanayisi hak ettiği seviyeye yeniden ulaşacaktır."

Kaynak:Elif Elmalı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.