Uçurumun kenarında 846 yıldır ayakta: Divriği Kale Camii yeniden ibadete açılacağı günü bekliyor!

Uçurumun kenarında 846 yıldır ayakta: Divriği Kale Camii yeniden ibadete açılacağı günü bekliyor!
Sivas'ın Divriği ilçesinde 1180 yılında inşa edilen ve Türklerin Anadolu'daki en eski camilerinden biri olan tarihi Kale Camisi, uçurumun kıyısındaki büyüleyici konumuyla dikkat çekiyor. Bölgeye hakim tarihi yapının detayları haberimizde!

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan dünyaca ünlü Ulu Camii ve Darüşşifası başta olmak üzere çok sayıda eşsiz tarihi esere ev sahipliği yapan Sivas’ın Divriği ilçesi, Anadolu’daki en eski Türk mühürlerinden birini daha geleceğe taşıyor. Malazgirt Meydan Muharebesi'nin ardından Anadolu'da başlayan Türk imar faaliyetlerinin en erken ve en önemli örnekleri arasında gösterilen Divriği Kale Camii, tam 846 yıldır zamana karşı direniyor. Mengücek Beyliği Dönemi'nde inşa edilen ve uzun yıllar harabe durumda kalan tarihi yapının restorasyon çalışmaları tamamlanarak koruma altına alındı. Asırlık cami, yürütülen kapsamlı çalışmaların ardından yeniden ibadete açılacağı günü bekliyor.

divrigi-kale-camii-anadolunun-tarih-kokan-minaresiz-cami-844-yildir-ayakta-1721982735045.jpg

Uçurumun Kenarındaki Minaresiz Mucize

Divriği Kalesi surları içinde, tüm ilçeye tamamen hakim sarp bir noktada konumlanan cami, coğrafi yapısı ve mimari farklılıklarıyla ön plana çıkıyor. Uçurumun hemen kenarında yükselen etkileyici duruşuyla ziyaretçilerini hayrete düşüren tarihi yapı, alışılmışın dışındaki minaresiz tasarımıyla da dikkat çekiyor. İnşa teknikleri ve yapımında kullanılan malzemeler açısından günümüze sınırlı bilgiler sunsa da sahip olduğu estetik değer, dönemin sanatsal derinliğini gözler önüne seriyor. Özellikle caminin taç kapısında yer alan özel işçilikler ve iç tezyinatındaki süsleme örnekleri, Erken Dönem Türk sanatı açısından çok değerli veriler sağlıyor.

44b08d95-230e-41e1-9bbd-4442b005046c-750x422.jpg

Anadolu’daki İlk Türk İmar Hareketinin Sembolü

Tarihi kayıtlara göre 1180 yılında Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından inşa ettirilen yapı, Türklerin Anadolu topraklarında inşa ettiği ilk camilerden biri olma unvanını taşıyor. Türk tarihi ve Türk mimari tarihi açısından benzersiz bir konuma sahip olan bu eser, bölgedeki Türk-İslam kökleşmesinin de en somut kanıtları arasında yer alıyor. Geçmişte kaderine terk edilerek harabeye dönen ancak yapılan titiz müdahalelerle yeniden ayağa kaldırılan bu köklü miras, asırlar sonra yeniden bölge halkıyla ve inanç turizmiyle buluşmak için gün sayıyor.

Kaynak:Burcu Cellat

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.