Yazıcıoğlu davasında kritik ifade: "O an Sivas üzerindeydim!"

Yazıcıoğlu davasında kritik ifade: "O an Sivas üzerindeydim!"
BBP Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazası soruşturmasında tutuklanan emekli albay Ali Armağan ve eşinin şok ifadelerine ulaşıldı.

Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin taşıyan helikopterin 25 Mart 2009'da kaza kırıma uğramasıyla ilgili yürütülen titiz soruşturmada önemli bir viraj daha dönüldü. Dosya kapsamında tutuklanan emekli albay Ali Armağan ve eşi Şerife Armağan'ın savcılık sorgularındaki detaylar gün yüzüne çıktı.

Adli kaynaklardan sızan bilgilere göre soruşturma makamları, emekli albay Armağan’a kazanın yaşandığı gün ve saatlerde Malatya Erhaç Havalimanı’ndan kalkan F-4 savaş uçaklarının uçuş kayıtlarını gösterdi. Kayıtlarda, olay günü "D721" çağrı adlı uçuşta Ali Armağan ve Ahmet Turhan'ın, "D720" çağrı adlı sabah uçuşunda ise yine Ali Armağan ve Nihat Biçer'in yer aldığı bilgisi şüpheliye yöneltildi.

"Kahramanmaraş’ta Değil Sivas Üzerindeydim"

Hain plan dahilinde F-16 pilotları Sedat Kılıçaslan ve Tezcan Kaymaz ile Kahramanmaraş semalarında TAKSAN uçuşu (önleme/baskılama uçuşu) yapıp yapmadığı sorulan Ali Armağan, hakkındaki iddiaları reddetti. Armağan savunmasında şu ifadeleri kullandı:

"Benim yaptığım uçuş geri hizmet uçuşudur. TAKSAN uçuşunda bulunmadım. Helikopterin düştüğü sırada Sivas üzerinde önleme görevindeydim. Genelkurmay Başkanlığından gönderilen uçuş ve iz bilgileri yanlıştır."

Sorguda, F-4 uçağının uçuş esnasında bazı anlarda radardan tamamen kaybolması da masaya yatırıldı. Emekli albay Armağan, 4 dakikalık radar kaybını coğrafi şartlara bağlayarak, "F-4'ün radardan kaybolma sebebi, radarın tespit edemeyeceği düşük irtifada uçmasıdır. Uçuş yapılan yer dağlık ise radar yapısı gereği uçağı görüntüleyemez" dedi.

Adil Öksüz ve Kemal Batmaz İrtibatları Masada

Soruşturmanın en dikkat çekici kısımlarından birini ise terör örgütü FETÖ’nün mahrem imamlarıyla kurulan bağlantılar oluşturdu. Armağan’a, FETÖ'nün sözde TSK imamı firari Adil Öksüz'ün kullandığı telefon hattı ile 2012-2014 yılları arasında tam 152 kez irtibat kurduğu belirlenen operasyonel hat soruldu. Söz konusu hattın kendisine ait olmadığını iddia eden Armağan, "Adil Öksüz ve Kemal Batmaz ile bir irtibatım yoktur. Bana bu şekilde iddialarda bulunulmasının sebebi kendime ait telefonum ile eşimin kullandığı telefonun aynı yerden baz vermesinden kaynaklıdır" savunmasını yaptı.

Örgüt Kitabında Eşinin Parmak İzi Çıktı

Operasyon kapsamında şüpheli sıfatıyla ifadesi alınan albayın eşi Şerife Armağan’a ise çok somut bir delil yöneltildi. Firari mahrem imam Adil Öksüz'ün Sakarya'daki ikametinde yapılan aramalarda ele geçirilen ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen tarafından bizzat imzalanan bir kitabın üzerinde Şerife Armağan'ın parmak izine ulaşıldığı belirtildi. Şüpheli kadın, bu net delile karşı, "Şahsın ne iş yaptığını bilmem. İrtibatım söz konusu değildir" diyerek suçlamaları kabul etmedi.

Ev aramalarında ele geçirilen isim listeleri, telefon numaraları, IBAN bilgileri ve "2004 yılı Hava Harp Akademisi giriş sınavını kazanan subaylar" başlıklı gizemli belgeleri de tanımadıklarını öne süren şüpheliler hakkında adli süreç çok yönlü olarak devam ediyor.

Kaynak:Anadolu Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.