ESKİ RAMAZANLAR VE OSMANLI’DA İFTAR SOFRALARI

Büşra Büke
Büşra Büke
ESKİ RAMAZANLAR VE OSMANLI’DA İFTAR SOFRALARI
14-03-2024

Değerli okuyucu güzel bir ramazan ayı diliyorum herkese. Rabbim sevdiklerinizle bir sonra ki ramazana sağlıklı huzurlu görmeyi nasip eylesin. Sadece yeme içmeyi kesmek olmayan bu ibadetin dile, kötü düşüncelere ve kul hakkında girmemek için çaba harcamak gibi eylemeleri gerektirdiğini düşünüyorum. Birlik ve beraberin pekiştiği bu kutlu ayda ruhen bedenen bir detoks etkisi olduğunu bilmek önemlidir. Bu güzel ayın ne olduğunu iyi bilip o şekilde davranmak gerek sadece oruç tutmak değil, kalp kırmamak ve sırf oruç tutmuyor diye insanlara saygısızlık yapmaktan kaçınmak gerek. İbadetin gizlisi makbuldür lakin gördüğüm öyle değil herkes yaptığı ibadeti ve yardımı büyük harflerle yapıyor ne kadar yanlış. Kimseyi gücendirmeden şova dökmeden yapmak lazım yardımı ve ibadeti. Sağ elin verdiğini sol elin görmemesi gerekirken şimdi tüm gözlere sokula sokula yapılıyor, bak ben yardım yapıyorum diye yayınlıyor. Rabbim herkesin ibadetini kabul etsin ama bunu yaparken dini buyruklarını hiçe saymayı doğru bulmuyorum.

Bir diğer eleştirim ise başka dinlerin özel günlerine coşkuyla karşılayan bir kesim var kendi dininin, bu özel günlerinde duyarsız anlamsız gibi görüyorlar. Başka dinlere mensup insanları taktir ediyorum kendi dinlerinin özel günlerine sahip çıkarken bizim kendi insanımız bunu umursamıyor. Oysa amaç günahlardan arınmak iyi bir insan olmak değil mi? Paylaşım yapıp,  tokluğun ve suyun kıymetini anlamak değil mi? Bu kadar güzel karşılığı olan bir ibadeti ve bu güzel ramazan ayını görmezden gelmek yozlaşmaktan başka bir şey değil. Elbette herkes tutsun yapsın demiyorum herkesin özgürlüğü var bu konuda ama bu coşkuyu paylaşabilirler diye düşünüyorum. Bugün ki yazımın temel amacı ise eski ramazanlar…


Eski Ramazan Gelenekleri

Ramazan ayı, Osmanlı döneminden günümüze kadar uzanan ve toplumsal hayatımızda önemli bir yer tutan adetlerle doludur. Bu özel ay, manevi atmosferi ve birlikte yaşanan gelenekleriyle her yıl sabırsızlıkla beklenir.

Evlerin temizlenmesi, mutfak eşyalarının özenle temizlenip parlatılması ve özel yemek takımlarının çıkarılması gibi hazırlıklar yapılır. Teravih namazlarından sonra düzenlenen şenlikler, Karagöz ve Hacivat oyunları, hikaye ve masal anlatımı gibi etkinliklerle Ramazan ayı renklenir. Çocukların ilk oruç deneyimlerini kutlamak için onlara çeşitli hediyeler verilir. Küçük yaştaki çocuklar için öğle vakti yemek yeme geleneği, oruca yavaş yavaş alıştırmak amacıyla uygulanır. Kadınların evlerde pişi yaparak komşulara dağıtması, paylaşma ruhunu yansıtır. Zengin kabul edilen kişiler, iftar ziyafetlerine katılan maddi durumu kötü olan kişilere hediye veya altın para sunarlar. Davetsiz gelen misafirlerin bereket getirdiğine inanılır ve onlar daha çok değer görür. Güllaç, Ramazan ayının vazgeçilmez tatlılarından biri olup, özellikle bayramlarda da ikram edilir. Camilerin minareleri arasına asılan ve içleri zeytinyağı ile doldurulan kandillerle yazılan yazılar, Ramazan’ın manevi atmosferini şehrin siluetine taşır.

Bu gelenekler, Ramazan ayının sadece bir ibadet zamanı olmadığını, aynı zamanda toplumsal ve kültürel bir buluşma olduğunu gösterir. Her biri, Türkiye’nin zengin kültürel mozağinin bir parçası olarak Ramazan’ın manevi havasına katkıda bulunur.


Ramazan, Osmanlı İmparatorluğu’nda toplumsal hayatın ritmini belirleyen, maneviyatın ve birlikteliğin ön planda olduğu müstesna zamanlardı. Günümüzde bile hafızalarda yer edinen eski Ramazanlar, zengin gelenekleri ve sofra adetleriyle anılmaya devam eder.

İftar Sofralarının Bereketi

İftar sofraları, Osmanlı’da sadece yemek yenilen yerler değil, aynı zamanda sosyal dayanışmanın ve komşuluk ilişkilerinin pekiştirildiği mekanlardı. Zengin-fakir demeden herkesin bir araya geldiği bu sofralar, bereketin ve paylaşmanın simgesiydi. Sofralar, genellikle hurma ve zemzem suyu ile açılır, ardından çorba, et yemekleri, pilav ve tatlılarla devam ederdi.

Ramazan Eğlenceleri ve Etkinlikleri

Ramazan ayı boyunca çeşitli eğlenceler düzenlenirdi. Mahalle aralarında kurulan Ramazan çadırları, ortak iftarların yanı sıra, meddahlar, karagöz ve hacivat oyunlarıyla insanları bir araya getirirdi. Osmanlı’nın son dönemlerinde ise Ramazan eğlenceleri daha da çeşitlenmiş, sirk gösterileri ve illüzyonistler de bu ayın vazgeçilmezleri arasına girmişti.

Osmanlı’da Ramazan ve Toplumsal Hayat

Ramazan, Osmanlı’da toplumsal hayatın aynasıydı. Zenginlerin evlerinde kurulan ihtişamlı sofralar, fakir mahallelerdeki mütevazı iftarlarla dengelenirdi. Her kesimden insanın bir araya gelip oruçlarını açtığı bu ay, aynı zamanda yardımlaşma ve dayanışmanın da en yoğun yaşandığı dönemdir.

Bu haftalık bu kadar lakin her gün kendi sosyal medya hesabımda iftar menüsü yayınlamaktayım dilediğiniz zaman bakıp size yardım olabilir. Tüm dualarınız kabul olsun :)

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?