Nesli tükenme tehlikesi altındaki koyun ırkı Konya'daki enstitüde korunuyor
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nde, nesli tükenme tehlikesi altında bulunan Toroslara özgü Güney Karaman koyununun genetik ırk özelliklerini koruma çalışması yürütülüyor.
"Hayvan Gen Kaynaklarının Korunması ve Geliştirilmesi Projesi" kapsamında enstitüde kurulan özel birimde, Anadolu'nun yerel ırklarından Güney Karaman koyununun nesli korunarak yeniden çoğaltılıyor.
Projeyle her bir hayvanın soy kütüğü bilgisi, verim özellikleri ve morfolojik karakterleri düzenli olarak takip edilerek genetik saflığın korunması da hedefleniyor.
Dağlık ve kurak alanlara adaptasyonu, dayanıklılığı ve hastalıklara karşı dirençli yapısıyla öne çıkan konargöçerlerle özdeşleşmiş ırkın, Anadolu'nun biyolojik mirası olarak gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.

"Sürünün genetik ilerlemesini sağlıyoruz"
Enstitünün Küçükbaş Hayvan Yetiştirme Bölümü Başkanı Tülay Canatan zamanla kültür ırklarıyla yapılan kontrolsüz melezlemeler ve yetiştirici tercihlerindeki değişim nedeniyle türün neslinin tükenme noktasına geldiğini söyledi.
Yerli hayvan gen kaynaklarının korunmasının milli sorumluluk olduğuna dikkati çeken Canatan, şöyle konuştu:
"Güney Karaman koyunu, şu anda safkan olarak sadece enstitümüzde bulunuyor. 2001'deki taramalarda Torosların eteklerinde bulunabilen sadece 5 hayvanın enstitümüze getirilmesiyle başlayan bir proje. Şu anda erkek ve dişisiyle 100 civarında hayvanımız var. Kombine, yağlı kuyruklu, yerli bir ırk. Annelik içgüdüsü çok yüksek. Eti de çok güzel. Bu, bizim coğrafyamızın hayvanı."

Canatan, yürütülen çalışmanın bir ırkı yaşatma çabasının ötesinde olduğunu vurguladı.
Çalışmalarının büyük titizlikle sürdürüldüğünü anlatan Canatan, "Erkeklere babalık testi yapıyoruz ve akrabalığı olmayan dişilere tohumlamasını yapıyoruz. Akrabalık derecesi arttığında sürünün genetik özellikleri bozuluyor. Bunu engelleyerek sürünün genetik ilerlemesini sağlıyoruz. Ayrıca, gen bankasında spermleri de saklanıyor. Türün yok olması durumunda yeniden geliştirilmesi sağlanabilir." dedi.

"Sayıları yükseldikten sonra yetiştiricilere tekrar vereceğiz"
Irkın çok sağlam genetik özellikler taşıdığını ifade eden Canatan, kültür ırklarına ciddi zararlar verebilen birçok hastalığın bu hayvanlara bulaşmadığını kaydetti.

Gelecekte iklim değişikliği, kuraklık ve yeni hastalık risklerine karşı tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından bu ırkın varlığının stratejik önem taşıdığına işaret eden Canatan, sözlerini şöyle tamamladı:
"Bu, Anadolu'muzun kadim bir ırkı. Bu coğrafyaya uyum sağlamış bir hayvan. Melezleme çalışmasıyla elde edilen ırklardan daha kaliteli ırklar. Bu sürüyü saldığın zaman her türlü otu tüketerek kendi geçimini sağlayabilir. Taşın arasından dahi otu çıkarıp yiyen bir hayvan. Sayıları yükseldikten sonra yetiştiricilere tekrar vereceğiz. Bu konargöçerlerin beslediği bir ırktı. Bu ırkı bozdukları ve kaybettikleri için çok pişmanlar."
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.