Öksürük şikayetiyle gittiği klinikte iğne sonrası engelli kaldı

Öksürük şikayetiyle gittiği klinikte iğne sonrası engelli kaldı
Ankara'da özel bir çocuk kliniğinde yapılan antibiyotik iğnesi sonrası alerjik reaksiyon geçiren ve kalbi duran Merve Sena Sümer (10), yüzde 98 engelli kalarak, yatağa bağımlı hale geldi.

Ankara'da Emel ve Ömer Sümer çiftinin çocukları Merve Sena Sümer, 28 Ekim 2021'de soğuk algınlığı ve öksürük şikayetiyle ailesi tarafından özel bir çocuk sağlığı kliniğine götürüldü. Burada doktor T.K.D. tarafından antibiyotik iğnesi uygulanan Merve Sena, alerjik reaksiyon nedeniyle baygınlık geçirdi. Solunumu duran Merve Sena, ambulansla götürüldüğü hastanede yapılan ilk müdahale ile hayata döndürüldü ancak bu süreçte beynine oksijen gitmediği için yüzde 98 engelli kalarak, yatağı bağımlı hale geldi. Aile, klinik sahibi M.A. ve çocuk doktoru T.K.D. hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunup, tüketici mahkemesinde maddi ve manevi tazminat davası açtı. Ankara 2'nci Tüketici Mahkemesi'nde şimdiye kadar görülen 12 celsede doktor ve klinik sahibi savunma yaparken, personelin ise tanık olarak ifadeleri alındı. Ceza soruşturması ise 4,5 yıldır devam ediyor.

oksuruk-sikayetiyle-gittigi-klinikte-ign-1233705-366920.jpg'MÜDAHALEDE YETERSİZ OLDUKLARI İÇİN 112'Yİ ARADILAR'

Anne Emel Sümer (46), öksürük şikayetiyle gittikleri özel çocuk sağlığı merkezinde kızına antibiyotik iğnesinin yapıldığını ve ardından çocuğunun solunumunun durduğunu belirterek, "Aslında adrenalin ve alerji iğnesi yapılması gerekiyormuş ilk müdahalede ama hiçbir müdahale yapılmadı. Yani çocuğumuz gözümüzün önünde gitti. Müdahalede yetersiz oldukları için 112'yi aradılar. 112 geldi, onları odadan çıkardılar ve gelen ekip müdahale etti" diye konuştu.

oksuruk-sikayetiyle-gittigi-klinikte-ign-1233709-366920.jpg'BÜTÜN HAYALLERİMİZ YARIM KALDI'

Çocuğunun önce Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne ardından da entübe edilip Ankara Üniversitesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi'ne götürüldüğünü söyleyen anne Sümer, "Orada 62 gün yoğun bakımda kaldı. Solunum destek cihazına bağlandı. Daha sonra da Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne geçtik. Ondan sonraki tedavi sürecimiz orada devam etti. Yaklaşık 4,5 sene oldu. 4,5 senenin 3,5 yılı neredeyse hastanedeyiz. Kızım konuşan, yürüyen, okula giden, cıvıl cıvıl bir kızdı. Şu an yüzde 98 ağır engelli ve yatağa bağlı. Bu süreçte psikolojik olarak çok yıprandık. Çaresiz durumdayız. Hukuki sürecin başlaması için şikayetçi olduk. Savcılık iddianameyi hala hazırlamadı. Maddi kaybımız çok olduğu için hukuk davası da açtık. Ceza davası görülmediği için tazminat davası da sonuçlanmadı bu yüzden zor durumdayız. Olay olduğunda kızım 5 yaşındaydı; şu an 10 yaşında ve kızım yatakta büyüdü. 2 ay okula gidebildi. Bütün hayallerimiz yarım kaldı. Kızım öğretmen olmak istiyordu. Çok içten ve candan bir çocuktu. Çok güleç bir çocuktu. Hepsi gitti" dedi.

oksuruk-sikayetiyle-gittigi-klinikte-ign-1233708-366920.jpg

112 PERSONELİ: DAMAR YOLUNUN AÇILMADIĞINI FARK ETTİK

112 personellerinden sağlık memuru S.G., polise verdiği ifadede, olay yerine gittiklerinde çocuğun sedye üzerinde yattığını ve başında Doktor T.K.D.'nin olduğunu söyleyerek, "Çocuğun saçlarını okşayarak 'Tamam anneciğim, tamam anneciğim' diyordu. Gördüğümüz durum karşısında ilk etapta biraz şaşırdık. Çünkü biz oraya girdiğimizde herhangi bir müdahale yoktu. Sadece doktor, dediğim şekilde çocuğu sakinleştirmeye çalışıyordu. Çocuğun sevk işlemleri ile ilgilenirken bir anda çocuğun damar yolunun açılmadığını fark ettik ve durumu doktora bildirdik. Bunun üzerine bir görevli geldi ve hemen çocuğa o anda damar yolu açıldı. Ayrığa çocuğun kalbinin durduğunu gördüğümüzde kalp masajı yaptık. Tüm bu müdahale yapılırken bir taraftan da görevli doktora 'Neden entübe etmediniz' şeklinde serzenişte bulunduk. Çünkü böyle bir durumda yapılması gereken ilk müdahale odur. Çünkü çocuk nefes alamıyor ve boğulma durumundaydı. Doktor bunun üzerine bize 'Çenesi kitlendiği için açamadık' dedi. Biz de kendisine 'Madem böyle bir durum vardı neden damar yolunu açıp 'dormıcum' yapmadınız' dedik. Bu sorumuza cevap vermedi ve biz oradayken açtırdığımız damar yolundan dediğimiz ilacı yaptırdı. Sonrasında çocuğa yeteri dozda adranelin yapıldı ve izotonik serum takıldı. Orada yapabileceğimiz tüm işlemleri sırası ile yaptık ve daha fazla geç kalmamak için hemen çocuğu alarak hastaneye gittik" ifadelerini kullandı.

DOKTOR T.K.E: OLAYDA BİR İHMALİM YOK

Özel klinikte çalışan Doktor T.K.E. de Merve Sena Sümer'in bebekliğinden beri bu klinikte tedavi olduğunu söyledi. Bu olayda herhangi bir kasıt, kusur ve ihmalinin olmadığını, 112 ekibi gelmeden Merve Sena Sümer'e gerekli olan tüm müdahaleyi yaptıklarını söyledi. Ayrıca 112 ekibin verdiği ifadelerde 'Damar yolu açılmamıştı' ve 'Adrenalin iğnesi yapılmamıştı' iddialarının doğru olmadığını öne sürdü.

Kaynak:Demirören Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.