Sivas'ta dünya arkeoloji tarihine geçecek keşif!

Sivas'ta dünya arkeoloji tarihine geçecek keşif!
Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, Kayalıpınar'da bulunan ve sayısı 184'e ulaşan 3 bin 400 yıllık Hitit tabletlerini “21. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri” sözleriyle değerlendirdi.

Sivas'ın Yıldızeli ilçesinde bulunan Kayalıpınar Antik Kenti'nde yürütülen arkeolojik kazılarda, Hitit tarihine ışık tutan önemli bulgulara ulaşıldı. Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait 131 çivi yazılı tablet ve tablet parçasının gün yüzüne çıkarılmasıyla birlikte, önceki sezonlarda bulunan eserlerin de dahil olduğu toplam sayı 184'e ulaştı. Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, ortaya çıkarılan Hitit kraliyet arşivinin Anadolu tarihi ve dünya arkeolojisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek keşfin 21. yüzyılın en önemli arkeolojik buluntuları arasında değerlendirildiğini söyledi.

Kızılırmak kıyısında bulunan ve antik dönemde Samuha adıyla bilinen Kayalıpınar, Hitit Devleti'nin önemli siyasi, askerî ve dinî merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının himayelerinde, Koç Üniversitesi tarafından yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan tabletler, yaklaşık 3 bin 400 yıl önceki devlet yönetiminden askerî faaliyetlere, inanç dünyasından günlük yaşama kadar pek çok konuda bilgi sunuyor. Belgelerin, Hitit medeniyetinin daha iyi anlaşılmasına ve Anadolu tarihinin henüz aydınlatılmamış yönlerinin ortaya çıkarılmasına katkı sağlaması bekleniyor.

VALİ ŞİMŞEK: “DÜNYA ARKEOLOJİSİ AÇISINDAN BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR”

Kayalıpınar Antik Kenti'ndeki kazı çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, bölgenin yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip olduğunu belirtti. Şimşek, “Kayalıpınar'da, binlerce yıllık geçmişin izlerini gün yüzüne çıkaran kazı çalışmalarında yeni ve heyecan verici bulgulara ulaştık. Bildiğiniz üzere Yıldızeli ilçemizde bulunan ve yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip Kayalıpınar, antik adıyla Samuha Hitit Kenti, Hitit Devleti'nin önemli siyasi, askerî ve dinî merkezlerinden birisi. Burada Kültür ve Turizm Bakanlığımızın himayelerinde 2005 yılında başlayan, Koç Üniversitesi tarafından yürütülen kazı çalışmalarında tarihe ışık tutacak çok kıymetli eserler gün yüzüne çıkarılmıştı. Bu anlamda bugüne kadar çıkarılan çivi yazılı tablet ve tablet parçası sayısı 184'e ulaşmış durumda” dedi.

Ortaya çıkarılan eserlerin kültürel mirasın tanıtılması açısından da önem taşıdığını ifade eden Şimşek, tabletlerden dördünün geçen yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen “Geleceğe Miras” sergisinde sergilendiğini hatırlattı. Şimşek, “Bu eserlerden dördü, geçtiğimiz yıl Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Geleceğe Miras' sergisinde yer almış ve hepimizi gururlandırmıştı” ifadelerini kullandı.

1906'DAN SONRAKİ EN ÖNEMLİ HİTİT ARŞİV KEŞİFLERİNDEN BİRİ

Bu yılki kazı çalışmalarında Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait kraliyet arşivine ulaşıldığını belirten Vali Şimşek, buluntuların tarih araştırmaları açısından taşıdığı öneme dikkat çekti. Şimşek, “Kazılarda Hitit Kralı II. Tudhaliya dönemine ait kraliyet arşivine ulaşıldı. Gerçekten bu keşif, yalnızca Anadolu tarihi açısından değil, dünya arkeolojisi açısından da büyük önem taşıyor. Öyle ki bilim insanları, bu buluntuları 1906 yılında Hattuşa'da keşfedilen tabletlerden sonraki en önemli Hitit arşiv keşiflerinden biri olarak değerlendirmektedir. Bu yönüyle Kayalıpınar'da ortaya çıkarılan kraliyet arşivinin, 21. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olduğunu söyleyebiliriz” dedi.

Yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine ait tabletlerin Hititlerin devlet yönetimi, askerî faaliyetleri, dinî inanışları ve günlük yaşamları hakkında önemli bilgiler içerdiğini vurgulayan Şimşek, belgelerin bilim dünyasına yeni araştırma alanları sunacağını kaydetti. Şimşek, “Ortaya çıkarılan ve yaklaşık 3 bin 400 yıl öncesine ait bu tabletler, Hititlerin devlet yönetiminden askerî faaliyetlerine, inanç dünyasından günlük yaşamlarına kadar pek çok konuda önemli bilgiler sunuyor bizlere. İnanıyorum ki gün yüzüne çıkarılan bu belgeler, Hititlerin siyasi, idari, askerî, dinî ve kültürel yapısının daha iyi anlaşılmasına ve Anadolu tarihinin bilinmeyen yönlerinin aydınlatılmasına önemli katkılar sağlayacaktır” diye konuştu.

3 BİN 400 YIL ÖNCEKİ SALGIN VE BEBEK PRENSESİN ÖLÜMÜ KAYITLARA GEÇTİ

Kayalıpınar'da ortaya çıkarılan çivi yazılı belgeler, yalnızca devlet yönetimi ve askerî faaliyetlere ilişkin bilgilerle sınırlı kalmıyor. Hititçe ve Hurrice belgelerde, dönemin toplumsal yaşamına ve kraliyet ailesinin yaşadıklarına ilişkin dikkat çekici kayıtlar da bulunuyor.

Tabletlerde, şehirler arasında yayılan ve özellikle çocuklarla bebekleri etkileyen yüksek ateşli bir salgına ilişkin bilgilere yer veriliyor. Belgelerde, salgın sırasında hastalanan bir bebek prensesin sağlık durumunun takip edildiği, ancak prensesin daha sonra hayatını kaybettiği ve kendisi için düzenlenen cenaze töreninin de kayıtlara geçirildiği belirtiliyor.

Binlerce yıl öncesine ait belgelerde yer alan bu kayıtlar, Hitit kraliyet ailesinin yaşamına ilişkin ayrıntıları ortaya koyarken dönemin sağlık koşulları ve toplumsal yapısının anlaşılması bakımından da önem taşıyor. Söz konusu tabletler, tarihî olayların yanı sıra insanların gündelik yaşamlarını ve yaşadıkları zorlukları da günümüze taşıyor.

HİTİT GENERALLERİNDEN KRALA YARDIM MEKTUBU

Kazılarda ortaya çıkarılan bir başka önemli belge ise Hitit Devleti'nin askerî teşkilatı ve merkezî yönetimiyle ilgili bilgiler içeriyor. Batı Anadolu'da görev yapan Hitit generallerinin krala gönderdikleri mektupta, karşı karşıya kaldıkları düşman tehdidini anlatarak asker, at ve savaş arabası desteği istedikleri anlaşılıyor.

Generallerin, talep ettikleri yardımın ulaşmaması durumunda ordunun yok olabileceğine ilişkin ciddi uyarılarda bulunduğu da belgelerde yer alıyor. Söz konusu mektup, Hitit ordusunun karşılaştığı güçlükler, cephelerdeki gelişmeler ve merkezî yönetimle askerî birlikler arasındaki haberleşme sistemi hakkında önemli ipuçları sunuyor.

Bu buluntular, Kayalıpınar'ın yalnızca dinî ve siyasi bir merkez olmadığını, aynı zamanda Hitit Devleti'nin askerî ve idari işleyişinde de önemli bir rol üstlendiğini ortaya koyan tarihî belgeler arasında değerlendiriliyor.

KAYALIPINAR FARKLI MEDENİYETLERİN İZLERİNİ TAŞIYOR

Yaklaşık 3 bin 800 yıllık geçmişe sahip Kayalıpınar Antik Kenti'nde 2005 yılından bu yana sürdürülen kazılarda, Hitit krallarına, prens ve prenseslerine ait mühür baskıları, çivi yazılı tabletler, mezarlar ve farklı medeniyetlere ait mimari kalıntılar ortaya çıkarıldı.

Hitit Devleti'nin önemli siyasi, askerî, ticari ve dinî merkezlerinden biri olan Samuha, kraliyet ailesinin burada bulunması ve devlet işlerinin yürütülmesi nedeniyle dönemin yönetim sistemi içerisinde önemli bir yere sahipti. Antik kentte yürütülen çalışmalar, Hititlerin Anadolu'daki siyasi ve kültürel varlığını anlamanın yanı sıra bölgenin farklı dönemlerdeki tarihî gelişimini de aydınlatıyor.

Kazılarda elde edilen her yeni buluntu, bölgenin geçmişine ilişkin bilgilerin genişlemesine katkı sağlıyor. Özellikle kraliyet arşivine ait tabletlerin ortaya çıkarılması, Hititlerin siyasi ilişkilerinin, askerî faaliyetlerinin ve toplumsal yaşamının daha ayrıntılı biçimde incelenmesine imkân tanıyor.

VALİLİKTEN TARİHÎ MİRASA DESTEK

Kayalıpınar'da yürütülen kazı çalışmalarının devam edeceğini belirten Vali Yılmaz Şimşek, ortaya çıkarılan tarihî mirasın korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine dikkat çekti.

Sivas Valiliğinin Kültür ve Turizm Bakanlığıyla iş birliği içerisinde çalışmalara destek vermeyi sürdüreceğini ifade eden Şimşek, “Bizler de Sivas Valiliği olarak Kültür ve Turizm Bakanlığımızla birlikte, bu eşsiz tarihî mirasımızın korunması, gün yüzüne çıkarılması, tarih ve kültür turizmine kazandırılması anlamında desteklerimizi sürdüreceğiz” dedi.

Şimşek, kazı çalışmalarına katkı sunanlara teşekkür ederek, “Bu vesileyle kazı çalışmalarına verdikleri desteklerden dolayı başta Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy olmak üzere, Koç Üniversitemize, Kazı Başkanımız Doç. Dr. Çiğdem Maner ve ekibine, çalışmalara çok kıymetli bilimsel katkılar sunan Prof. Dr. Daniel Schwemer'e ve emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum. Bu önemli keşfin Sivas'ımıza, ülkemize ve bilim dünyasına hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Kayalıpınar'da gün yüzüne çıkarılan 184 tablet ve parçası, Sivas'ın binlerce yıllık tarihî mirasını bir kez daha gündeme taşırken, kazı çalışmalarından elde edilecek yeni bulguların Hitit medeniyetine ilişkin bilimsel araştırmalara katkı sağlaması bekleniyor.

Kaynak:Kemal Çağlayan

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.