Ulaş Karasu'dan Madımak Katliamı mesajı
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, 2 Temmuz 1993 tarihinde Madımak Oteli'nde meydana gelen katliamın yıl dönümü vesilesiyle kapsamlı ve sitem dolu bir anma mesajı yayımladı. Karasu, çocukluk yıllarında bizzat tanıklık ettiği acının, Sivas'ın ve Türkiye'nin ortak hafızasında derin yaralar açtığını belirtti.
"Bu Yaşananlar Bir Katliamdır"
Mesajında, katliam döneminde Sivas'ta yaşayan 13 yaşında bir çocuk olduğunu hatırlatan Milletvekili Ulaş Karasu, çocukluğunun en ağır yükünün gittiği her yerde karşılaştığı "Yakan tarafta mıydın, yakılan tarafta mı?" sorusu olduğunu aktardı. 2 Temmuz'un asla "üzücü bir olay" ya da "galeyana gelmiş bir kalabalığın taşkınlığı" olarak nitelendirilemeyeceğinin altını çizen Karasu, yaşananların nefretle örgütlenmiş, Cumhuriyet'i ve laik yaşamı hedef alan açık bir katliam olduğunu ifade etti. Karasu, Madımak önünde atılan sloganların asıl hedefinin Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in temel değerleri ve Türkiye'nin ortak geleceği olduğunu vurguladı.
Yargı Süreçlerine ve Geciken Adalete Sert Tepki
Madımak Katliamı sonrasında işletilen hukuki süreçlerin toplumsal vicdanı tatmin etmekten çok uzak kaldığını savunan Karasu, firari sanıklar hakkında verilen zamanaşımı kararlarını ve bazı hükümlülerin AKP'li Cumhurbaşkanı tarafından affedilerek tahliye edilmesini adalete indirilmiş ağır bir darbe olarak yorumladı. Aradan geçen uzun yıllara rağmen Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) bireysel başvurular hakkında yaklaşık 12 yıldır bir karar vermediğini ve bu sebeple mağdur ailelerinin dosyayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşımak zorunda kaldığını hatırlatan Karasu, adaletin geciktiği her gün Madımak ateşinin vicdanlarda yanmaya devam ettiğini söyledi.

"Kutuplaştırıcı Siyasete Karşı Mücadele Tarihsel Görevdir"
Güncel siyasi gelişmelere ve CHP'li seçilmiş belediye başkanlarına yönelik uygulamalara da değinen Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, yargının siyasallaştırılması ve partisine yönelik operasyonların geçmişteki kutuplaştırıcı siyaset anlayışının birer uzantısı olduğunu iddia etti. İktidarını toplumu birbirine düşürerek sürdürmek isteyen bu anlayışın demokrasinin önündeki en büyük tehdit olduğunu belirten Karasu, mesajını şu sözlerle noktaladı:
"Bizler, 2 Temmuz’u yalnızca yas tutarak değil; demokrasiye, laik Cumhuriyet’e, hukuk devletine ve insan haklarına daha güçlü sahip çıkarak anacağız. Geçmişle gerçek anlamda yüzleşmek; o karanlık zihniyetin bugün hangi biçimlerde karşımıza çıktığını görmek ve ona karşı ortak bir demokratik gelecek iradesi ortaya koyabilmektir. Ülkemiz; kinin değil kardeşliğin, ayrışmanın değil dayanışmanın, cezasızlığın değil adaletin ülkesi olacaktır. Madımak’ta yaşamını yitiren 33 canımızı ve otel emekçilerini saygı ve rahmetle anıyorum. Unutmadık, unutturmayacağız."
Kaynak:Ömer Ün

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.