Uzmanlardan organ bağışı bilinci çağrısı

Uzmanlardan organ bağışı bilinci çağrısı
Uzmanlar, organ bağışının hayat kurtardığını belirterek, özellikle kadavra bağışında toplumdaki farkındalığın artırılması gerektiğini, organ nakli bekleyen yüzlerce hastanın umut beklediğini vurguladı.

Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde organ nakli biriminde görevli uzmanlar, nakil konusunda vatandaşların bilincinin artması gerektiğini belirterek sürece ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.

20260722aw751671-0.jpg

Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Dr. Ünal Beyazıt ve Nefroloji Uzm. İdris Oruç organ nakline ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Beyazıt ve Oruç, organ naklinin fonksiyonunu yitirmiş bedenden alınmadığını kaydederek vatandaşların organ bağışı konusunda daha hassas olmaları gerektiğini vurguladı. Genel Cerrahi Uzm. Dr. Ünal Beyazıt, organ naklinin işlevini yitirmiş, görevini yerine getiremeyen bir organın yerine sağlıklı bir organın nakledilmesi işlemi olduğunu söyledi. Beyazıt, "Türkiye’deki yasalara göre organ, yakınlık derecesine göre dört dereceye kadar akraba olan kişilerden alınabilmektedir. Organ bağışçılarının sağlıklı bireyler olması ve 18 yaşını tamamlamış olmaları gerekmektedir. İki çeşit nakil vardır. Birincisi kadavradan nakil, ikincisi ise canlıdan nakildir. Kadavradan nakil genellikle beyin ölümü gerçekleşmiş, yoğun bakımda bulunan hastalardan yapılmaktadır. Beyin ölümü gerçekleşmiş bir hasta, geri dönüşü olmayan ve tıbben ölü kabul edilen bir hastadır. Diğer nakil çeşidi ise yasalarımızın belirlediği şekilde dört dereceye kadar akraba olan kişiler tarafından yapılan canlı organ bağışıdır" dedi. Beyazıt, en çok sorulan sorulardan birinin, "Bir insan trafik kazası geçirdi ve öldü, o organ kullanılabilir mi?" sorusu olduğunu aktardı. Soruya açıklık getiren Beyazıt, şu ifadeleri kullandı: "O organ kullanılamaz. Organın kullanılabilmesi için kişinin yoğun bakım şartlarında takip edilen bir hasta olması gerekmektedir. Bu hastanın mekanik ventilatöre bağlı olması ve beyin ölümünün gerçekleştiğinin deklare edilmesinden sonra organ bağışı yapılabilir. Ancak normal bir trafik kazası geçirip olay yerinde hayatını kaybetmiş bir insanın organı ne yazık ki kullanılamamaktadır. Organın bir şekilde canlılığını ve kan dolaşımını koruyor olması gerekir ki o organ ya da doku kullanılabilsin. Solid organ nakilleri arasında en sık yapılan nakil böbrek naklidir. İkinci sırada ise karaciğer nakli gelmektedir. Ancak doku nakilleri arasında kornea nakli sayı olarak daha sık yapılmaktadır." Kan grubu uyumu en önemli şart Nefroloji Uzm. İdris Oruç ise hastalar kliniğimize başvurduğu zaman, alıcı ve vericinin öncelikle kan gruplarına baktıklarını söyledi. Oruç, "Kan grubu uyumu en başta şarttır. Kan grubu uyumlu olduktan sonra doku grubu uyumlarına bakıyoruz. Doku grubu uyumları ne kadar fazlaysa bizim için o kadar avantajlı bir durumdur. Tabii ki cerrahi müdahale çok önemlidir. Ancak ameliyat sonrası hastaların postoperatif dönemde poliklinik takipleri de çok önemlidir. Biz hastaları haftada iki defa organ nakli polikliniğimizde takip ediyoruz. Bu hastalar çeşitli immünosüpresif ilaçlar kullanıyor. Bu ilaçların birçok yan etkisi olabiliyor ve biz bunları poliklinikte düzenli bir şekilde takip ediyoruz" şeklinde konuştu. Oruç, ülkede kadavradan organ nakli sayısının oldukça düşük düzeyde olduğunu aktararak, şöyle dedi: "Bizim merkezimizde şu an 500’e yakın hasta kadavra bekleme listesindedir. Ancak kadavra sayısı oldukça az olduğu için toplumda bu bilincin artması gerekiyor. Beyin ölümü gerçekleşmiş hastalarda sadece ölen bireyin izin vermesi yetmiyor. Ailenin de bu konuda izin vermesi gerekiyor. Aile de izin verdikten sonra biz, kadavra bekleme listesindeki hastalara yeni bir umut olabiliyoruz."

Kaynak:İhlas Haber Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.