Politika

Kepenek: Mevcut Yönetim Başarılı Olamayacak, Sivas 5 Yıl Kaybetti!

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sivas Belediye Başkan adayı Tacettin Kepenek, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından ilk kez gazetemize konuştu. Genel Yayın Koordinatörümüz Taner Karabal’a önemli açıklamalarda bulunan Kepenek, mevcut belediye yönetiminin başarılı olacağına inanmadığını ifade ederek “Sivas 5 yıl kaybetti” açıklamasında bulundu.

Kepenek: Mevcut Yönetim Başarılı Olamayacak, Sivas 5 Yıl Kaybetti!
11-06-2024 10:06
SİVAS

Hayrullah AĞKAŞ 

31 Mart’ta gerçekleştirilen mahalli seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin Sivas Belediye Başkan adayı olan Tacettin Kepenek, kritik dönemecin ardından ilk kez gazetemize konuştu.

Seçimlerde  15 bin 415 kişinin oyunu alarak  2019’a göre partisinin oyunu artıran Kepenek, Gazetemiz Genel Yayın Koordinatörü Taner Karabal’a çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Propaganda sürecinde sahada değişimin olacağını gördüğünü ifade ederek konuşmasına başlayan Kepenek, “Ben değişimin olacağını seçime 1 ay kala sahada gördüm.  Hatta ben AK Parti'nin daha doğrusu Hilmi Bey'in alacağı oy oranına ilişkin tahminimi bir kağıda yazarak arkadaşlara vermiştim. Yüzde 30’un üstü sürpriz olurdu benim için. O rakamı gördüm. Onun haricinde vatandaşın seçimde nereye yönleneceğini de hissetmeye başladım. Son 15 günde bu netleşti. Aslında kızgınlık ekonomiye, Hilmi Bey de bunun kurbanı oldu. Hilmi Bey niye kurban oldu? Durduk yere olmadı. Yanlış bazı politikaları oldu. Hilmi Bey toplumda bir türlü sevilmemiş, ben onu gördüm.  Tabi ortada bir ekonomik kriz var. Vatandaş tepkili fakat hiç kimse Sayın Cumhurbaşkanına kaldırıp da bir şey diyemiyor. Vatandaş, ‘Biz bunu gönderelim de kim gelirse gelsin’ gelmiş. Bu çok tehlikeli bir laf. Kim gelirse gelsin olur mu! ‘İyisi gelsin, işin ehli gelsin, bilen gelsin’ diyordum fakat toplumda bunu değerlendirme kıstaslarının yeterli olmadığı bir gerçek. Duygularıyla hareket eden bir toplum yapısıyla karşılaştık. Akılla değil duyguyla hareket ediyorlar. Son 15 günde vatandaşların Büyük Birlik Partisi'ne doğru kaydığını gördük. AK Parti’ye oy vermek istemeyen seçmen kazanabilecek parti olarak Büyük Birlik’i gördüğü için o partiye oy verdi” dedi.

Kepenek, vatandaşların Büyük Birlik Partisi’ne oy vermek istemesini 3 ana nedene bağladı. Kepenek bu faktörleri; “AK Parti’nin içindeki İrlandalılar”, “İlbeyliler” ve “Muhsin Yazıcıoğlu’nun manevi şahsiyetinin siyaseten sürekli olarak kullanılması” olarak açıkladı.

Kepenek, şu ifadeleri kullandı:

“Kendi içerisinde 3 faktör var.  Birincisi; AK Parti'nin içinde bir İrlandalılar grubu var. AK Parti'nin içindeki İrlandalıların, Büyük Birlik Partisi içerisinde daha doğrusu Büyük Birlik demeyeyim de o cenahta yer aldıklarına ben gözümle şahit oldum. Hem de bunlar deve dişi olan adamlar. Yani yıllardan beri AK Parti'de yöneticilik yapmış, her türlü menfaatinden faydalanmış. En basitinden şu anki başkan yardımcısı. 3 ay önce sen bu partinin aday adayı olmuşsun.  Yıllarca bu partide belediye başkan yardımcılığı yapmışsın. Ben veya siz değişebilirsiniz ama bu konumda birisinin bir anda böyle geçmişi silmesinin akılla izah edilirliği yanı yok. Ne ahlaki, ne siyasi ama kendilerine yakıştıran bir grup var. Maddi olarak destek verdiler, manevi olarak destek verdiler, örgüt olarak destek verdiler. AK Parti’nin içindeki bir grup İrlandalı Adem Bey'in kazanması için çalıştı kardeşim.

Sami Bey benim gördüğüm kadarıyla kişisel davrandı. Ben Sami Bey ile seçimden önce de seçime başlarken de görüştüm. Ben orada şunu gördüm: Hilmi Bey'e karşı bir tepki vardı. Onu nereden biliyorum. Recep Tayyip Erdoğan Bulvarı yapıldı mı? Yapıldı. ‘Recep Tayyip Erdoğan Bulvarını ben yaptım’ diye Hilmi Bey ortaya çıkınca eski belediye başkanı ol, hangi partiden olursan ol tepkili olursun yani. Onun da bir adını geçirmen lazım. ‘Benden önceki belediye başkanı böyle bir hizmet yaptı. Geldik. Biz de tamamladık’ demen lazım. Doğrusu budur. Sami Aydın gibi güçlü diyebileceğimiz veya hizmet etmiş diyeceğimiz insanları sen görmemezliğe gelirsen onlar da sana bunu yaparlar. Bu insani bir şey.  Şimdi birinci ana konu bu. Yani tamamen nefsani duygular veya kendi içsel ilişkilerinden kaynaklanan yanlışlıklar AK Parti'nin içinde bir İrlandalılar grubu yaratmıştı.  İkincisi İlbeyli mikro milliyetçiliği. Eve biri geliyor; ‘Kime oy vereceksin?’ diyorum, ‘Adem Uzun İlbeyli ona vereceğim’ diyor. İlbeyli diye birisine oy verilir mi? Çok kişi böyle dedi.  İkinci etken de Adem Uzun'un İlbeyli Dernek Başkanı olması ve İlbeyli mikro milliyetçiliğini bu kadar köpürtmesidir. Çok acayip kullandılar bunu. Şu anda toplumda İlbeyli olduğu kadar Kangallı da var, Zaralı da var, Hafikli de var. Şu anda birisi bana ‘İlbeyliyim’ dediği zaman ben ona antipati duymaya başladım. Ne yapayım kardeşim! Bu, şehri bölmektir ama bunun vebali Sami Bey’den geliyor.  İlbeylilik olayını pik yaptırdılar. Bu dernek vasıtasıyla farklı siyasi kulvarda olanlar da bir araya geldiler. Yani Sami Bey AK Partili olarak Büyük Birlik Partisine gitmedi ki, İlbeylilik çatısı altında bir araya geldiler.  Üçüncü etken ise Muhsin Yazıcıoğlu. Muhsin Yazıcıoğlu Allah rahmet eylesin bu şehrin önemli insanlardan biri. Sağlığında sen bu adamı zar zor seçtirmişsin. Çok sıkıntılı dönemlerden geçmiş. 15 yıl olmuş, hükümetin içinde olduğun halde halen bir parti olarak helikopterin nasıl düştüğü, nasıl suikasta kurban gittiğini aydınlattıramamışsın. Hiç konusunu bile etmemişsin ama gün geldi bunu siyasi olarak nasıl en güzel kullanırız diye düşündüler.  İnsanların duygularına hitap edecekler ya; verdiler Muhsin Yazıcıoğlu, verdiler Muhsin Yazıcıoğlu. Aman şehit liderimiz şöyle aman şehit liderimiz böyle… Ya sen sağlığında, şehit liderine sahip çıktın mı ki şimdi bunun siyasetini yapıp nemalanıyorsun? Bu ahlaki bir durum değil.  Muhsin Yazıcıoğlu’nun manevi şahsiyetinin bu kadar ahlaki olmayan bir şekilde kullanılmasına engel ol,  zaten diğerlerinin varlık göstermesi mümkün değil. Aslında bence Büyük Birlik parti falan değil. Parti görünümlü bir şirket. Hep aynı adamlar. Yani bugün Sivas'ta sağdan say 20 kişi, soldan say 20 kişi Büyük Birlik Partisi’nin  Genel Başkan Yardımcısı oluyorlar, yönetimine giriyorlar. Ankara’ya gidiyorlar bir ekip, sağdan say 10 kişi, soldan say 10 kişi ama Türkiye’nin çeşitli illerinde Muhsin Yazıcıoğlu’na sevgi duyan, manevi olarak saygı duyan bir kitle var. Bu kitleyi tepe tepe kullanıyorlar. Yapacakları bir şey yok. Ürettikleri bir siyaset de yok. Toparlayacak  olursak 3 tane ana madde var.   Birincisi AK Parti’nin içindeki İrlandalılar, ikincisi İlbeyliler, diğeri de Muhsin Yazıcıoğlu’nun manevi şahsiyetinin sürekli siyaseten kullanılması.”  

BU KADROLARIN BAŞARILI OLMASI MÜMKÜN DEĞİL

Karabal’ın “Adem Uzun Sivas için doğru bir isim oldu mu? Başarılı olacağına inanıyor musunuz? Önümüzdeki 5 yıl şehre ne verebilir?”  sorusuna Kepenek, “Bir kişinin başarılı olabilmesi için bazı kriterleri vardır: Backgroundunun bu işlere uygun  olması lazım. Yöneticilik vasfı olması lazım. Arzu edilir ama yüzde 100 şart değildir, teknik vasfının olması lazım. Siyaseten geniş bir taban içerisinde vizyon çizmesi lazım. O kapasite de lazım. Ben bunların Adem Bey’de olmadığını en baştan beri gördüm. Vizyon var mı? Yok. Bu şehri ileriye götürmeyi planlıyor mu? Yok. Yöneticilik yaptın mı? Okul müdürlüğü yöneticilik sayılmaz. Bu memleket için bir fikir ürettin mi? Yok. Bir düşünce beyan ettin mi? Yok. Senin özelliğin ne kardeşim. Ben yıllarca belediyede çalıştım. Kurduğu kadroya bakıyorum, bu kadroların başarılı olması mümkün değil. Kişisel olarak insanlar ayrı ayrı iyidir ama ekip olarak mümkün değil. Sivas 5 yıl kaybetti” dedi.

SİVAS’A ÖZGÜR ÖZEL’İ GETİRSEN YİNE KAZANAMAZ

Aday olurken kazanacağına inandığını ifade eden Kepenek, ilerleyen süreçte kazanamayacağını gördüğünü ifade ederek “Ben kazanmak için geldim ama ben değil de Sivas’a Özgür Özel’i getirsen yine kazanamaz. Çünkü biz onu sahada gördük fakat aday olurken kazanacağıma inanıyordum. Şehir maddi olarak çok şey kaybetti. Bunu 5 sene sonra Allah nasip ederse göreceğiz. Bu şehir çok şey kaybetti. Bu yönetim yapısıyla, bu kadrolarla Sivas’ta bir şey yapılması mümkün değil. Ben bu arkadaşlardan ziyade yine oturmuş bir kadrosu olan AK Parti’nin devam etmesini isterdim. İnşallah 5 yılın sonunda bütün şehrimizi beraber edip içinden çıkılmaz bir hale getirmezler” açıklamasında bulundu.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
Vat-a-n-daş 1 ay önce
Herro merro
BUNLAR DA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ÇOK OKUNAN HABERLER