Numune Hastanesi yüzlerce hastaya umut oluyor
Numune Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, ileri teknolojiyle donatılmış ameliyathaneleri, deneyimli hekim kadrosu ve güçlü hemşirelik ekibiyle kalp hastalıklarının tanı ve tedavisinde önemli merkezlerden biri olmayı sürdürüyor. Ameliyat öncesi hazırlıktan taburculuk sürecine kadar multidisipliner bir anlayışla çalışan ekip, her yıl yüzlerce hastanın kalbine yeniden sağlık kazandırıyor.
Kliniğin yürüttüğü endovasküler girişimler hakkında bilgi veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Müslim Gül, özellikle periferik arter hastalarına uygulanan yöntemlere dikkat çekerek, “Hastanemizde kalp damar cerrahi servisinin yapmış olduğu endovasküler stentleme, balon işlemleri hakkında bilgi vereceğim. Bu hastalar genellikle periferik arter hastaları oluyor. Sigara kullanımı ve şeker hastalığıyla birlikte olan bu tip hastalıklarda; genellikle anjiyoyla stentleme, balonla açma yöntemleri de kullanılmakta” dedi.

Dr. Gül, bu işlemlerin temel amacının hastaların uzuv kaybı yaşamaması olduğunu vurgulayarak, “Kişinin ayağını ampute etmemek için, ayağını kaybetmemesi adına o bölgelere kan akımını sağlamak adına cerrahi olarak suni bir damar konulabileceği gibi, anjiyoyla oraya gelen kapanmış, tıkanmış olan bu kısımların stentle, balonla açılması da mümkün” ifadelerini kullandı. Hastaların işlem öncesi detaylı tetkiklerden geçirildiğini belirten Gül, tomografi anjiyo ve ultrason sonuçlarına göre karar verildiğini, işlemlerin haftalık veya on beş günlük periyotlarla gerçekleştirildiğini söyledi.
Uygulanan yöntemlerin hasta konforu açısından avantajlı olduğuna değinen Dr. Gül, “Bu işlemlerin zorluğu yok ama hastanın aynı gün kum torbasını bir 4-5 saat koyacağı şekilde bir istirahatini engelleyen bir durum dışında herhangi bir zorluğu yok. Hastayı bir gün hastanede tutuyoruz… Ertesi gün de evine gönderiyoruz” dedi. Ayrıca abdominal aort anevrizmaları ve tıkanıklıklarında EVAR stentleme işlemlerinin de başarıyla uygulandığını belirten Gül, pelvik konjesyon vakalarında yapılan girişimlerin ardından hastaların büyük memnuniyet yaşadığını ifade etti.
Açık kalp ameliyatlarına yönelik hazırlık sürecini anlatan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Kuyucu ise preoperatif değerlendirmenin önemine dikkat çekti. Kuyucu, “Bizim açık kalp ameliyatı olacak olan hastalar ya polikliniğimize başvuruyorlar veyahut kardiyolojiden bypass olacak hastalar anjiyo sonrası bize danışılıyor. Hastayı ilk gördüğümüz andan itibaren preoperatif değerlendirme sürecimiz başlıyor” dedi.

Hastaların ameliyata en uygun şartlarda hazırlanması için birçok branşla birlikte çalıştıklarını belirten Dr. Kuyucu, “İyi bir preoperatif hazırlık, iyi bir ameliyatı; iyi bir ameliyat da iyi bir yoğun bakım sürecini beraberinde getiriyor. Bu bir zincirlemedir” sözleriyle sürecin bütüncül yapısını vurguladı.
Kapak cerrahisindeki gelişmelere değinen Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Osman Onur Kaplan da, günümüzde uygulanan invaziv kapalı yöntemlerle hastaların daha hızlı iyileştiğini belirterek, “Kalp cerrahisinde kapak onarılması ya da tamamen değiştirilmesi söz konusu olabilir. Günümüzde invaziv kapalı yöntemler sayesinde hastalar daha hızlı bir şekilde iyileşebilmekte, mobilize ve taburcu olabilmektedir” dedi. Kaplan, erken tanı ve doğru zamanda yapılan cerrahi müdahalelerin hastaların yaşam kalitesini ve süresini ciddi ölçüde artırdığını ifade etti.

Bypass ameliyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Üzeyir Tapdıglı ise, stentle açılamayan damar tıkanıklıklarında cerrahinin kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Bypass ameliyatları hastalar anjiyo sonrası kalp damarlarında tıkanıklık olan, stentle açılamayan hastalara öneriliyor. Ameliyat büyük bir ameliyat ama başka tedavi yöntemi yok maalesef” dedi. Tapdıglı, ameliyat sonrası sürecin yakından takip edildiğini ve hastaların genellikle altıncı ya da yedinci günde taburcu edildiğini söyledi.

Ameliyathane sürecinin titizlikle yürütüldüğünü ifade eden Hemşire Safiye Başak Kayhan, “Ameliyathanede hiçbir detay tesadüfe bırakılamaz. Cerrahi ekibin her üyesi ameliyatın bir parçasıdır. Burada saniyeler bile çok değerlidir” sözleriyle ekip çalışmasının önemine dikkat çekti.
Yoğun bakım sürecine değinen Hemşire Saniye Sümeyye Karamanoğlu da, “Ameliyat bitip hasta yoğun bakıma geldiğinde her şey yeniden başlar. İlk nefes, ilk göz kırpışı, ilk sözcük; bunlar bizim için birer mutluluk kaynağıdır” ifadelerini kullandı.

Servis sürecinde hastaların iyileşmesine rehberlik ettiklerini belirten Hemşire Sudiye Pakoğlu ise, “Kalp ameliyatı geçirmiş bir hastamızın en kısa sürede gündelik hayatına dönebilmesi ve kaybettiği güven duygusunu yeniden kazanabilmesi bizim için oldukça önemli. Bu güven duygusunu kazandırmak da bizim en temel görevimiz” diyerek hasta ve hasta yakınlarına verilen eğitimin önemini vurguladı.

Numune Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, hekiminden hemşiresine uzanan güçlü ekip yapısıyla, modern tıbbın imkânlarını en etkin şekilde kullanarak hastalarına umut olmaya devam ediyor.
Kaynak:Bilal Hasdemir


Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.