Sosyal medyanın yeni tehlikesi "Cosmeticorexia"
Dijital dünyanın ve sosyal medya platformlarının kontrolsüz büyümesi, çocukluk çağındaki tüketim alışkanlıklarını korkunç bir boyuta taşıdı. Özellikle TikTok ve Instagram gibi mecralarda popüler olan "Benimle hazırlanın" (Get Ready With Me) ve "okul sonrası rutinim" videoları, çocukları olgun yaş grupları için üretilen ağır kozmetik ürünlerin pençesine düşürdü. Uzmanlar, çocukların henüz gelişimini tamamlamamış ciltlerine uyguladıkları anti-aging (yaşlanma karşıtı) ürünlerin hem fiziksel hem de ruhsal olarak geri dönülemez yaralar açtığı uyarısında bulunuyor.
Anaokulu Çağında Makyaj ve Çok Adımlı Cilt Bakımı
Sosyal medya platformlarının arama motorlarına "child skincare" (çocuk cilt bakımı) yazıldığında, henüz ilkokul hatta anaokulu çağında olan yüzlerce çocuğun yetişkin edasıyla çektiği videolar listeleniyor. Bu videolarda 10 yaşındaki çocuklar akranlarına "kolajen artırıcı serumlar", "retinol kremleri" ve gözaltı jel kürleri öneriyor.
İngiliz Guardian gazetesinin yaptığı çarpıcı bir araştırma, tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. TikTok'ta paylaşılan 7 bin 600 popüler cilt bakımı içeriğinden en az 400'ünün, tamamen 13 yaş altındaki çocuklar tarafından üretildiği saptandı. Üstelik yayımlanan bazı videolarda ebeveynlerin de duruma müdahale etmek yerine, "Çok güzel görünüyorsun" sözleriyle çocuklarını makyaj yapmaya ve yetişkin gibi davranmaya teşvik ettiği görülüyor.
Yeni Nesil Tehlike: "Cosmeticorexia"
Sosyal medyanın dayattığı bu yapay dünya, tıp literatürüne de yeni bir kavram kazandırdı: "Cosmeticorexia". Kozmetik ürünlerin aşırı, kontrolsüz ve yaşa uygun olmayan kullanımını ifade eden bu terim, çocuk yaştaki bireylerin "kusursuz bir cilde sahip olma" arzusunun tehlikeli bir takıntı boyutuna ulaşması anlamına geliyor.
Milano Üniversitesi Biyomedikal, Cerrahi ve Diş Bilimleri Bölümü'nde Dermatoloji uzmanı olan Doç. Dr. Giovanni Damiani, konuya ilişkin yaptığı açıklamada çok sert uyarılarda bulundu. Çocukların içerik üreticilerini körü körüne taklit ettiğini belirten Damiani, şunları söyledi:
"Bu çocuklar yetişkinliğe ulaştıklarında, dış görünümleri ile gerçekte oldukları hal arasında belirgin bir psikolojik uyumsuzluk oluşabilir. Zihin bir süre sonra bu uyumsuzluğu reddederek sahte algıyı gerçeklik olarak kabul eder. Bu da kişinin ilerleyen yaşlarda makyajsız dışarı çıkmaktan, hatta ev içinde kendi ebeveynlerine bile filtresiz ve makyajsız görünmekten kaçınmasına yol açar. Çünkü çocuk yaşta kodlanan 'gerçek benlik' artık sadece makyajlı görünümden ibaret kalmıştır."
Doç. Dr. Damiani, yürüttükleri bilimsel çalışmada günde 10'dan fazla kozmetik ürün kullanan bireyleri analiz ettiklerini ve bu kişilerde kaygı bozukluğu ile panik atak görülme olasılığının diğer insanlara kıyasla çok daha yüksek çıktığını aktardı.
Çocuk Cildi Kimyasallarla "Savaşmayı" Öğreniyor
Kozmetik çılgınlığının dermatolojik boyutuna da dikkat çeken Doç. Dr. Damiani, çocuk cildinin yetişkinlerden tamamen farklı bir etkileşim mekanizmasına sahip olduğunu hatırlattı. Çocukluk döneminde cildin alerjenlere, hava kirliliğine ve dış etkenlere karşı nasıl tepki vereceğini öğrenme (bağışıklık kazanma) sürecinde olduğunu belirten Damiani, şu risklere işaret etti:
Bariyer Hasarı: Yaşlanma karşıtı ürünlerde sıkça kullanılan 'retinol', çocukların hassas cilt bariyerini hızla zayıflatarak bağışıklık sistemini dış alerjenlere karşı tamamen savunmasız hale getiriyor.
Hastalıkların Nüksetmesi: Yanlış ve ağır kimyasal kullanımı, ciltte yeni egzamalar oluşturduğu gibi çocukta önceden var olan 'seboreik dermatit' ve 'atopik dermatit' (alerjik egzama) gibi kronik rahatsızlıkları da şiddetle tetikliyor.
Kılcal Damar Belirginleşmesi: Bazı kozmetik ürünlerin içinde fark edilmeden yer alan düşük dozlu 'kortikosteroidler' gibi güçlü aktif bileşenler, çocuk cildinde incelmeye, lokal bağışıklığın çökmesine ve kılcal damarların kalıcı olarak yüzeye çıkıp belirginleşmesine neden oluyor.
Pazarlama Stratejileri 2020'den Beri Çocukları Hedef Alıyor
Kozmetik firmalarının 2020 yılından bu yana pazarlama bütçelerini ve stratejilerini doğrudan genç ve çocuk tüketicilere yönelttiğini belirten Doç. Dr. Giovanni Damiani; dijital platformlarda çocukların sorularına bilim insanlarının değil, maddi motivasyonlarla hareket eden "kozmetik içerik üreticilerinin" yanıt verdiğini söyledi.
Özellikle ergenlik dönemindeki gençlerin özgüven kazanma arzusuyla bu gerçek dışı modelleri örnek aldığını belirten Damiani, toplumsal sağlığı tehdit eden bu kozmetik çılgınlığıyla mücadele edebilmek için bilim dünyası, dijital mecralar ve kozmetik şirketlerinin acilen ortak bir denetim mekanizması kurması gerektiğini, bu süreçte en büyük görevin ise uyanık olması gereken ebeveynlere düştüğünü sözlerine ekledi.
Kaynak:Anadolu Ajansı

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.