Bir Mahkeme Kararı Daha!

Taner Karabal
Taner Karabal
Bir Mahkeme Kararı Daha!
24-11-2020

Cumhuriyet Üniversitesi bir mahkeme kararıyla daha Sivas´ın gündemine geldi. Bu mahkeme kararlarını görmemek, duymamak, yazmamak, gazeteciysek bize yakışmaz. Yazdığımız zaman da kimse bize, ?görmeyin, duymayın, yazmayın? dememeli. Derse, bu art niyettir. Bu şehre karşı gazete olarak sorumluluklarımız var. Bizim yaptığımız doğru ya da yanlış yapılanları kamuoyunun vicdanına sunmak. Kararı kamuoyu versin. Ha ben köşe yazılarımda genel olarak düşüncelerimi net şekilde ifade ediyorum. Kendi değerlendirmelerimi de kıvırmadan, eğip, bükmeden kendi tarz ve üslubumla sizlere aktarmaya çalışıyorum. Nitekim, geçmişte bugünkü üniversite yönetimine  destek olup, zaman tanımak lazım, hemen eleştirmemek lazım diyenlerden birisiyim. Ama bu mahkeme kararları bir şeylerin iyi gitmediğinin göstergesi. Rektör Bey ikinci defa atandığında yine bendeniz kendimce uyarmış ve bütün akademik personel dahil daha kapsayıcı bir yönetim anlayışı tavsiyesinde bulunmuş birisiyim.   Neyse?

Gelelim ikinci mahkeme kararına. Hoş olmamı  böyle bir olayla gündeme gelmek üniversite için. Şu var; geçmişte de bu torpil olayları olmadı mı? Oldu. Yapılmadı mı? yapıldı. Ama puanlamayı yapan jürinin tutanaklarının puanlamanın yapılmaması ayrı bir olay. Asıl üzerinde durulması gereken konu da bana göre bu.

Mahkemeye giden süreci gelin kısaca size özetleyeyim; Cumhuriyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi´ne Özel Hukuk İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku bölümü ?Araştırma Görevlisi? alınması için 12 Şubat´ta sözlü bir sınav yapılıyor.  Giriş sınavına katılan 5 kişi arasından puanı en düşük aday olan  ?A.O.? mülakat sonucu aldığı 98 puanla diğer adayların önüne geçiyor. Puanı en yüksek olan ?S.Ç.? ise mülakatta en düşük puan olan 70´in altında puan verilerek eleniyor.  ?S.E.? sözlü sınav işleminin ardından tüm adaylar yönünden iptali talebiyle Sivas İdare Mahkemesi´ne dava açıyor .?S.E?  şikâyet dilekçesinde;  ?Sözlü sınavın kayıt altına alınmadığını, adaylara sorulan soruların önceden hazırlanıp rastgele sorulmadığını, bu nedenlerle idari işlemin şekil yönünden hukuka aykırı olduğunu, Kazanma şansı en düşük adaya, diğer adaylardan önemli ölçüde yüksek ve tam olarak birinci sıraya yerleşmesine yetecek puan verilmesi sebebiyle, liyakat ilkesine aykırı davranıldığını? iddia edip,  olayı bu şekilde gerekçelendiriyor.

Mahkeme, dava sırasında üniversiteden sınav tutanaklarını, cevap anahtarlarını istiyor doğal olarak. Tutanakların incelenmesinin ardından ise sınava giren bir adayın 105, diğerinin 108, bir diğerinin ise 100 üzerinden değerlendirildiği, bir adayın ise kaç puan üzerinden değerlendirildiğinin dahi anlaşılamadığı sonucuna varıyor. Mahkeme kararının daha da net özeti şu; Sorular önceden hazırlanmamış, mülakatın görüntülü kaydı yapılmamış ve en önemlisi de jürinin puanları tutanaklarda yoktur. Özeti bu hadisenin.  Haber geniş bir şekilde, ayrıntılı olarak internet ortamında yayın yapan www.buyuksivas.com haber portalında var, yayınlanmış?

Sonuç olarak, dediğim gibi bu tür hadiseler önceki dönemlerde de olmuştur. Yapılmıştır illaki. Geçmiştekiler de aslında tamamen pürü pak değil. Ama işte göz göre göre böyle yanlışlıklar  yapılınca insanların hakkını, hukukunu araması son derece doğal. Normal karşılamak lazım ve mahkemeye giden ?S:Ç.? İsimli insanımızı gösterdiği cesaret ve davranışından ötürü de kutlamak lazım. Mezunu olduğum ve diplomasını büyük bir gururla taşıdığım Cumhuriyet Üniversitesi´nin de bir daha bu gibi hadiselerle gündeme gelmemesi temennimizdir. Umarım gelmez. Üniversite yönetimi bakalmım bu yanlışlıkları yapan, hakka, hukuka riayet etmeyenler hakkında nasıl bir tavır sergileyecek(!) bekleyip göreceğiz?

 

ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?