Göç Bu Şehrin Ana Sorunudur

Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
Göç Bu Şehrin Ana Sorunudur
20-07-2022
<p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaşanan onca olay, şu ger&ccedil;eği ortaya &ccedil;ıkarmıştır. Herkes i&ccedil;in; doğduğu, &ouml;mr&uuml;n&uuml;n &ccedil;oğunu ge&ccedil;irdiği toprakların anlamı, bir başkadır. Nasıl olmasın ki? Şehrin her karesinde; yaşanmış olan ayrı bir anı, heyecanlandırır, insanı. Kimi zaman hayatı; sinema şeridi gibi, g&ouml;z&uuml;n&uuml;n &ouml;n&uuml;nden ge&ccedil;er, durur. Şeridin durakladığı, her sahnede; ayrı mekan, ayrı insan, ayrı duygu seli, ayrı yaşanmış hatıralar canlanır, insanın g&ouml;zlerinde. Siz istemeseniz de&nbsp;şehir, sizin ruhunuz olmuştur. Ayrılamazsınız, kopamazsınız ondan. Sizi bir mıknatıs gibi, &ccedil;eker, bırakmaz.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bazı insanlar; &ccedil;eşitli zamanlarda, &ouml;mr&uuml;n&uuml;n &ccedil;ok az bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml; bu topraklarda yaşadığı i&ccedil;in; şehri anladığını, ifade buyurmuşlar.&nbsp;&nbsp;Bu şehri anlamanın yolu, Uzun bir m&uuml;ddet, bu şehirde; her halini g&ouml;rerek, hissederek, yaşayarak, hemhal olarak; bire,&nbsp;&nbsp;bir i&ccedil;inde bulunmaktan ge&ccedil;er. Gerisi, boş yorumlardır.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu şehri yaşadığını iddia eden kişi; yaşıyla orantılı olarak, şehrin her haline damgasını vurmuş insan olmalıdır.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Yaşı benim gibi; altmışları ge&ccedil;miş arkadaşlar hatırlattığım bazı olay ve tanıtımı yaptığımız, anımsadığımız şehrin, cadde ve sokaklarında kendilerini bulacaklardır. Bir zaman t&uuml;neli; onları taaa, nerelere g&ouml;t&uuml;recektir. İşte, tarihin derinliklerine g&ouml;m&uuml;lm&uuml;ş, bazı&nbsp;ger&ccedil;ekler, hafızamızda canlılığını koruduğu kadar; bizleri ya sevindirecekler yahut &uuml;zeceklerdir. Her dilimi, &uuml;zerimizde derin izler bırakan hatıralar...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Anlatacak o, kadar şey var ki; hangisinden başlayalım. Bu şehrin &ouml;z&uuml;nde olan g&ouml;&ccedil; olayı, dolayısıyla; g&ouml;&ccedil; ser&uuml;venlerinden başlayalım.&nbsp;&nbsp;&nbsp;G&ouml;&ccedil; deyince; ulaşım ara&ccedil;ları akla gelir.&nbsp;&nbsp;O, g&uuml;n i&ccedil;in ulaşımın vazge&ccedil;ilmezi olan; Tren İstasyonundan, Tren yolculuğundan başlayalım.&nbsp;&nbsp;Senelerce, o b&ouml;lgedeki lojmanlarda yaşadığımız i&ccedil;in;&nbsp;&nbsp;&nbsp;olayları en fazla yaşayanlardan biriydim.&nbsp;&nbsp;O nedenle, buradan başlayalım, istedim. Zaten kara yolu taşımacılığı; o, yıllarda daha gelişmemişti.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">G&uuml;n boyu, en az &uuml;&ccedil;, beş yolcu treni&nbsp;&nbsp;seferinin yapıldığı, Tren İstasyonu... Hasretin,&nbsp;&nbsp;ayrılığın, o d&ouml;nemlerde; &ouml;zdeş olarak anıldığı yerdir.&nbsp;&nbsp;Her zaman canlı, her zaman heyecanlı, olan bu mekan O, tarihte şehrimizde yaşayan &ccedil;oğu insanımızın hafızasında; iz bırakmıştır. Ayrılıklar, kavuşmalar, ağlaşmalar, sevin&ccedil;ler...&nbsp; Gittikten sonra, bir daha d&ouml;nmeyenler... D&ouml;nd&uuml;kten sonra, bir daha g&ouml;r&uuml;lmeyenlerin buluşma veya ayrışım noktası...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">İnsanların, hallerini anlatmaya kelimelerin yetmediği, boğazlarda d&uuml;ğ&uuml;mlendiği anlar. Dillerin değil, g&ouml;zlerin, imaların konuştuğu zamanlar.&nbsp;&nbsp;H&uuml;zn&uuml;n, sanki g&ouml;k y&uuml;z&uuml;n&uuml; kaplamış gibi; herkesin &uuml;zerine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; kadarı ile,&nbsp;&nbsp;etkilendiği anlar... O anlarda bile; koşuşan, daha, yaşadığı anın ne demek olduğunu bilmeyen; cıvıl, cıvıl etrafa neşe sa&ccedil;an &ccedil;ocuklar...&nbsp;&nbsp;Geleceğin, her anlamda insan i&ccedil;in; bir umut olma belirtisini yaşayan&nbsp;&ccedil;ocuklar... G&uuml;zel geleceklerin habercileri...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu anlattıklarım,&nbsp;&nbsp;&nbsp;benim i&ccedil;in de &ouml;nemlidir. Amasya şehrinde ge&ccedil;irdiğimiz &uuml;&ccedil; yılın; geliş&nbsp;ve gidişinde yaşadığımız anılar... Neden gidiyoruz? Sorusuna cevap; Babamın tayininin oraya &ccedil;ıkmış olması. Tayin nedir? Anlamadım amma; anladığım ekmek davası. Kısacası Aş&nbsp;ve iş...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&nbsp;&nbsp;Ben bu anları, yaşadığım i&ccedil;in, senelerce; kimi zaman, insanlar i&ccedil;in bir acının, bir sevincin; tren d&uuml;d&uuml;ğ&uuml; ile &ouml;zdeşleştiği, ikiz kardeş&nbsp;&nbsp;olduğu&nbsp;&nbsp;o zamanları iliklerime kadar hissederek,&nbsp;&nbsp;tattım .&nbsp;&nbsp;&nbsp;Amma, kimi zaman;&nbsp;&nbsp;Gidenlerin peşinden ağlayanların, Ağlayan insanların neden ağladığına, kavuşan insanların da neden ağladığına anlam veremedim. Sonu&ccedil;ta; ikisinde de g&ouml;z yaşı vardı. Sanki, ruhu arındıran, g&ouml;z yaşı... O g&uuml;n ki; &ccedil;ocuk aklımla neden gidiyorlar? Sorusunun cevabını hala bulamadım...&nbsp;&nbsp;&nbsp;İsterdim ki; kimse ayrılmasın, bu&nbsp;yaşanan acılar olmasın. Herkes yerli, yerinde dursun... Ayrılıklar olmasın...</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">O an aklıma binlerce ayrılık &uuml;zerine yazılmış şiirler, ayrılık &uuml;zerine s&ouml;ylenen h&uuml;z&uuml;nl&uuml; t&uuml;rk&uuml;ler geldi; &#39;&#39;&Ouml;l&uuml;m Allah&#39;ın emri, ayrılık olmasaydı...&#39;&#39;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Gelenlerin, yakınlarını nasıl sevindirdiğini, d&uuml;n gibi hatırlarım. Bazen sıcak yaz g&uuml;nlerinde; g&ouml;z yaşınıza karışmış, tozların &ccedil;amurlaştırdığı, y&uuml;zlerin bir anne; şefkatli ile, yıkandığına şahit oldum.&nbsp;&nbsp;&nbsp;O, anlarda, Kulaklarım,&nbsp;&nbsp;Kalenin o y&uuml;ksek yerlerinden gelen; t&uuml;rk&uuml; nameleri ile tanıştı.&nbsp;&nbsp;&nbsp;T&uuml;rk&uuml;lerin ne kadar &ouml;nemli olduğunu o g&uuml;n ki; aklımla anlamaya &ccedil;alıştım. O s&ouml;zler, hala kulaklarımda &ccedil;ınlar.&nbsp;&nbsp;&nbsp;Gurbet elde bir hal geldi başıma Ağlama g&ouml;zlerim Mevla kerimdir, Bir yiğit gurbete gitse...&nbsp;&nbsp;&nbsp;Evet, o k&uuml;&ccedil;&uuml;c&uuml;k aklımla, anlamlandıramadığım bu s&ouml;zler; beni derinden sarstı. Yıllarca da sarsmaya devam etti.&nbsp;&nbsp;Sanki bu anlar; hafızama, mermere yazılan yazılar gibi, işlenmişti.&nbsp;&nbsp;G&ouml;zlerimin, hala&nbsp;ağladığını hissediyorum...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Şehri tanımak,&nbsp;&nbsp;anlamak; ne kadar kolay bir c&uuml;mle. Anlamı o kadar derin ki; kimilerinin, şu ana kadar yaşadığı&nbsp;zamanı ve gelecekte yaşayacağı&nbsp;zamanı da&nbsp;&nbsp;ekleseniz; anlamayacağı kadar derin bir c&uuml;mle...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">At&ouml;lye borusunun &ouml;t&uuml;ş&uuml;nden sonra; sayıları bir, ka&ccedil; binle ifade edilen insanın, adeta; şehre &ccedil;ıkartma yaptığını bilir misin? Bilemezsin... İşte o, manzara muhteşemdi. Herkes evini; iş veya aş i&ccedil;in, terk etmemişti. Şehirdeydiler, orada yaşıyorlardı. At&ouml;lye borusu; aslında,&nbsp;&nbsp;her g&uuml;n, bunu haykırıyordu. Biz buradayız...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Sırası ile; altmışlı, yetmişli, seksenli, doksanlı, iki binli, yılların Sivas şehri, yaşantımızın, devam ettiği yerdir. Her halinin havasını teneff&uuml;s ettiğimiz; kimi zaman gururlandığımız, kimi zaman h&uuml;z&uuml;nlendiğimiz, anamız gibi bizi kucaklayan bir yer.&nbsp;&nbsp;Yaşadığımız,&nbsp;&nbsp;her anında, Her sokağında, caddesinde, oyun alanında, stadyumunda, okul sıralarında, miting meydanlarında, mesire yerlerinde, karında, ayazında, sıcağında, velhasıl nefes aldığımız her mekanında anlamayı bırakın, hissederek, onunla hemhal olarak yaşadığımız toprağın adıdır, Bu şehir... Bu şehri seviyorum. İstiyorum ki; Bu şehir,&nbsp;&nbsp;her alanda yaşanılacak bir yer olsun. Kimse; aş i&ccedil;in, iş i&ccedil;in; gurbete gitmesin.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">O g&uuml;nlerde; tren istasyonunda yaşanan manzara, bug&uuml;nlerde ulaşım ara&ccedil;larının terminallerinde devam ediyor. &Uuml;stelik giden sayısı daha da artmış. Yine gurbet, yine aş ve iş davası... Daha yeni&nbsp;bestelenecek,&nbsp;&ccedil;ok ayrılık t&uuml;rk&uuml;leri,&nbsp;&nbsp;duyacak bu kulaklar.&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu s&ouml;ylediklerimizi anlamayanlara, anlamaları i&ccedil;in; her zaman haykıracağız.&nbsp;&nbsp;&nbsp;Bu şehrin sorunlarını; &ccedil;&ouml;z&uuml;n diyeceğiz. &Ccedil;ok şey mi, istiyoruz? Elbette; hayır...&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bizim gibi, eski zaman insanlarına, yaşadıklarımızı anlatarak; onları da yaşadıkları zaman t&uuml;neline g&ouml;t&uuml;rmeye &ccedil;alışacağız.&nbsp;&nbsp;Onlara bu şehrin; yaşadıkları zamanlarındaki g&uuml;zelliklerinden bahsedeceğiz. B&ouml;ylece; yapılacak yatırımlarla, neden bu şehir eskisi gibi olmasın? diye;&nbsp;&nbsp;birilerine, sitem edeceğiz.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">Bu yazılarımızı okuyanlar;&nbsp;&nbsp;Belki şu an kaybettiğimiz bazı &ouml;zelliklerimizi, g&uuml;zelliklerimizi, mutluluklarımızı, yaşadıklarımızı hatırlayarak, avunur... Bu şehrin g&uuml;zelliklerinin; tekrar yaşanması i&ccedil;in, dua ederiz, icraat bekleriz, &uuml;mitleniriz...</span></span></p> <p style="margin-left:0cm; margin-right:0cm; text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,&quot;sans-serif&quot;">&Uuml;MİTLERİMİZ, BEKLENTİLERİMİZ&nbsp; BOŞA &Ccedil;IKMASIN... ARTIK, H&Uuml;Z&Uuml;NLENMEYE G&Uuml;C&Uuml;M&Uuml;Z KALMADI...&nbsp;</span></span></p>
ÖNCEKİ YAZILARI
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?