Atatürk Düşmanı Öldü !!!

"Atatürk düşmanı öldü."

Ne demiş, nasıl düşmanlık etmiş ne önemi var.

Nasılsa düşman tanımını kendileri yapar dilediklerini düşman dilediklerini hasım ilan ederler.

Milyonlarca insanın yüreğine dokunan, Vatan sevgisi aşılayan, yazdığı yüzlerce kitabıyla tarihi sevdiren adam övgüsünü hak eden Yavuz Bahadıroğlu´nun vefatını böyle duyurdular.

Gerçi biz alışığız bu üsluba.

Hatta bu ne ki

Biz onların, Halk kimi severse ondan nefret ettiklerine, astıklarına, kestiklerine, hayatını zehir ettiklerinin ölüsünü bile rahat bırakmayıp naaşına el koyduklarına, mezarını meçhul ettiklerine bile şahitlik etmiş bir kesimiz.

Şimdiye kadar hep;

Bizim sevdiklerimize sövdüler yine sövecekler.

Bizim övdüklerimizi yerdiler, yine yerecekler.

Bizim yanımızda kıymetli olanı ucuzlatacak,

Ne önemliyse değersizleştirecekler.

Çünkü Olimpos dağının çocukları, Hira dağının çocuklarından asla razı olmadılar ve olmayacaklar.

Ama şunu bilmiyorlar ve asla bilemeyecekler

Halkın yanında kıymetli olan, Hakkın yanında da kıymetli olandır.

Hakkın yanında kıymetli olan ise

Ne başka bir payeye, ne övgüye, ne de methiyeye ihtiyaç duyarlar.

Güle güle git kıymetli Yavuz BAHADIROĞLU ağabey.

Yolun açık, makamın yüce, mekânın cennet olsun.

Biz senden razıydık Rabbimiz de razı olsun...

 

***

Dil konusunda söyledikleri her şey çok doğruydu.

Kültür konusunda söyledikleri de öyle

Dilde sadeleştirme adına yapılan kıyımlardan bahsetti.

Tabelalardaki yabancı istilasından

ve

Sosyal medyadaki yozlaşmadan da.

Dedik ya güzel şeyler söyledi sayın Cumhurbaşkanımız

Hem güzel hem de çok doğru tespitler yaptı.

Ama bir şeyi söylemedi.

Bu yıkımın sebebinin de temelinin de okullar olduğunu.

Müfredatın pespayeliğini,

Eğitim dilinin perişanlığını

ve

Okullardaki Türkçenin, Türkçemizle alakasının olmadığını söylemedi.

En büyük kıyımın okullarda yapıldığını,

Türkçenin kendi okullarımızda katledildiğini ve ses bayrağımızı kendi ellerimizle gönderden indirdiğimize değinmedi.

Belki söylemek istemedi belki de söyleyemedi.

İktidarının yirminci yılında bile hala  ses bayrağımız Türkçemize sahip çıkacak bir Milli Eğitim Bakanı bulamamanın ızdırabını duydu belki de.

Ya da mahvolan nesillerin vebalini hesap etti...

Kim bilir...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Haydar Mermer Arşivi

RUSYA NOTLARIM!…

01 Eylül 2026 Salı 11:27

DEVLET, DEVLET GİBİ DAVRANMALI!

25 Ağustos 2026 Salı 12:36

YAŞASIN KADEM VE TÜM KADIN HAKLARI…

23 Ağustos 2026 Pazar 11:52

İSLAM DÜŞMANLIĞI

21 Ağustos 2026 Cuma 14:43

DİYECEK LAFIM ÇOK DA NEYSE…

20 Ağustos 2026 Perşembe 16:05

KISSADAN HİSSE…

19 Ağustos 2026 Çarşamba 17:34

BİRİLERİ ESKİYE DÖNMEK İSTİYOR

14 Ağustos 2026 Cuma 10:22

TOPLUMUN ÖNCE VİDALARI GEVŞER

12 Ağustos 2026 Çarşamba 14:59

ŞER ODAĞI YIKILASI KADEM...

07 Ağustos 2026 Cuma 14:23

HELAL TALİL!

06 Ağustos 2026 Perşembe 15:05