Adamı, köy meydanında dört kurşun sıkarak kevgire çevirmiş.
Olaydan hemen sonra, yakalanmış ve cinayetten tutuklanmış.
Fakat o da ne?
Muazzez, mübarek ve masum dudaklarından dökülen tüm beyanları doğru, haklı ve tartışılmaz bulan mahkeme, tutuklama için özür de dilemiş mi bilmiyoruz ama kurduğu çok nahif bir ara kararıyla, ilk duruşmada tahliye edivermiş.
Zira; günahtan, hatadan ve suçtan azade olan, o çok muhterem hanımefendi! öldürdüğü adamın, sözlü tacizde bulunduğunu izah buyurmuş...
Henüz 18’inde bile olmayan genç bir kızın, neden silah taşıdığını dahi merak etmeyen Sayın Mahkeme; söze karşı tabancayı, kelimelere karşı kurşun sıkmayı da meşru müdafaa kabul etmiş olmalı ki basıvermiş tahliyeyi…
Tabi diğer duruşmaya da BERAAT çıkar artık.
Ha bu arada, maktulün ölümcül bölgelerine dört kurşun sıkan, bir kar tanesi kadar masum! genç kızımız, dört kurşun sıktım ama ÖLDÜRME KASTIM YOKTU deme lütfunda da bulunmuş.
Tabi yüce! Mahkeme, bu beyanı da esas ve doğru kabul etmiş...
Öyle ya!
Öldürme kastım yoktu diyorsa, yoktur.
Asla yalan ve yanlış söylemeyen, her sözü ancak bir vahiy kadar kıymetli olan bir insan cinsine mensup "Yüce Kadın"dan daha iyi bilecek halimiz yok ya...
Hem kanunlar da öyle demiyor mu?!
Yaşasın KADEM ve tüm kadın hakları şeysileri!!!
(Hiç bir iyi gelişme ve iyilik; halen devam edip giden ve aileleri tepetaklak eden bu kötülüğün, üstünü örtemez ve gündemden düşüremez…)
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.