Mert Adil
PSİKOLOJİK DESTEK ARAMAYI ZORLAŞTIRAN BEKLENTİLER
Çoğumuz diş ağrısı için dişçiye gitmekte tereddüt etmeyiz. Ama iş zihnimize ve duygularımıza geldiğinde "bir daha düşüneyim", "biraz daha bekleyeyim" demeye başlarız. Bunun nedeni çoğu zaman bilgi eksikliği değil, yardım istemeye dair taşıdığımız görünmez beklentilerdir.
"Güçlü insan başının çaresine bakar."
En yaygın beklenti bu olabilir. Oysa yardım istemek zayıflık değil, kendine karşı sorumluluk almaktır. Uzun süre tek başına taşınan yük, güçlü olmanın değil, yalnız kalmanın bedelini çıkarır.
"Yeterince kötü değilim, hasta sayılmam."
Terapiye başlamak için bir kriz yaşamak ya da "ciddi bir rahatsızlığa" sahip olmak gerekmez. Sürekli yorgunluk, ilişkilerde tekrar eden sıkıntılar, içten içe kendini yetersiz hissetmek ya da hep başkalarını düşünüp kendini unutmak da destek almak için yeterli nedenlerdir.
"Önce kendimi toparlamalıyım, sonra giderim."
Bu, temizlenmek için önce banyo yapmayı beklemeye benzer. Terapi, toparlanmış hâlde gidilen bir yer değil, toparlanmaya birlikte çalışılan bir süreçtir.
"Bir seansta çözülür" ya da "Hiçbir şey değişmez."
İki uç da engel oluşturur. Psikoterapi sihirli bir değnek değildir, ama değişmez bir kader de değildir. Zaman, emek ve güvene dayalı bir süreçtir. Gerçekçi beklenti, sürece daha sağlam başlamayı sağlar.
"Beni yargılar, bana akıl verir."
Terapistin görevi hüküm vermek ya da hazır öğütler sunmak değildir. Amaç, kişinin kendi düşünce, duygu ve davranış örüntülerini anlamasına ve kendi seçimlerini daha özgür yapabilmesine eşlik etmektir.
"Anlatırsam yük olurum."
Özellikle başkalarının ihtiyaçlarını kendininkinden önde tutmaya alışmış kişilerde sık görülür. Terapi odası, "yük olma" kaygısı olmadan konuşulabilen nadir yerlerden biridir. Bu iş için vardır ve bunun için eğitim alınmıştır.
"Çevre ne der?"
Küçük şehirlerde bu kaygı daha da belirginleşebilir. Oysa gizlilik, psikolojik danışma sürecinin temel ilkesidir. Üstelik günümüzde yüz yüze görüşmenin yanında çevrim içi seçenekler de bulunmaktadır.
Bu beklentilerin ortak noktası, yardım aramayı bir "sınav" gibi görmemizdir. Oysa ilk görüşme bir not verilen yer değil, tanışılan ve birlikte yol haritası çıkarılan bir buluşmadır. Kendinizi hazır hissetmeseniz de, ilk adımı atmak çoğu zaman hazır olmaktan daha değerlidir.
Çevrenizde bu beklentilerle yardım almaya çekinen biri varsa, ona "neden gitmiyorsun?" demek yerine "Seni ne durduruyor?" diye sormak çok daha kapı açıcı olabilir.
Acil durumlarda, kendinize ya da bir başkasına zarar verme düşüncesi varsa, vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ya da en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz.
Klinik Psikolog / Mert Adi
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.