Talha Gurbetçi

Talha Gurbetçi

İnanç Birliği En Büyük Bağdır

Yapılan araştırmalar göstermiştir ki; insanlar yaşadıkları müddetçe bir, çok sıfatı, özellikleri taşımaktadır. Genel olarak baktığınız zaman önce insanlar siyasi veya hayat felsefelerine, yaşama tarzlarına, göre başlıklar altında toplanıyor gibi gözükmektedir. Sanki en ayırt edici bu başlık bunlardır.

Ancak, insan sadece siyasi görüşünden ibaret olan bir varlık değildir. Aynı zamanda ekonomik olarak değerlendirildiğinde , farklı, farklı isimlerle anlatılabilir. Fakir, zengin, Yoksul gibi. Aynı zamanda Renk seçimi, farklı şeyleri sevme, farklı şeylerden nefret etme, bulunduğu bölge, kullandığı dil, toplumsal statü, Bütün bunlar insanların birçok kategoride değerlendirilebileceği ayrı, ayrı başlıkların olmasına sebep teşkil etmektedir.

Yani bir insan siyaseten farklı bir görüşte olduğu insanla aynı rengi sevebilir, aynı dili konuşabilir, aynı bölgede yaşayabilir, aynı takımı tutabilir, kısacası ekonomik şartları da aynı olmasına rağmen ayrı siyasi tercihlerde bulunabilir. Tam tersine bu kadar fazla özelliklerinin uyuştuğu insanla siyasi tercihleri ayrı olmasına karşılık, fazlaca özellikleri hiç uyuşmayan bir insanla, aynı siyasi partiyi tercih edebilir. Bu onların her konuda anlaştığı anlamına gelmez. Böyle bir mecburiyet de yoktur. Asıl bu ayrışımlarda öne çıkan inanç birlikteliğidir. İnsanlar, aynı şeylere inanıyorsa, kendilerini birbirlerine daha yakın hissederler.

Dünyada yaşanan onca sıkıntıya rağmen devletlerin bile önce kendi yararlarını tercih ederken, ikinci öncül olarak aynı inancı paylaşıp, paylaşmadıkları konusunda birbirlerine yardım etmeye, yakınlık göstermeye çalıştıklarını görmekteyiz. Bu açıdan bakınca Diğer inanç sahipleri sıranın gerisinde kalmaktadırlar. Hatta zaman, zaman diğer inanç sahiplerini inançlarından dolayı düşman görmüşlerdir.

Bu açıdan tarihteki haçlı seferlerini bir kenara yazmak lazım...

Devletler açısından da bu böyledir demiştik. Bu önemli ayrıntıyı bilen İngiliz siyaseti Osmanlı topraklarından çekilirken, çok başlı, kontrol edilemeyen, farklı kabilelere ayırım yaparak yönetime taşıyan, hatta farklı mezheplerin azınlıkta olmasına rağmen, orada bir çıban başı olması için yönetime getiren, çoğunluk olan mezhebi kurumları, ezdiren bir yapılanma ortaya koymuştur. Birbirlerine yardımcı olacak özellikleri taşıyan yöneticileri getirmek yerine, daha farklı özellikleri olan ve birbirlerini sevmeyen insanları yönetime taşımışlardır. Kural basittir. Birbirleri ile dayanışma içerisinde olmasınlar. Biz de istediğimiz gibi o, küçük devletleri yönetelim. Cetvelle çizilmiş sınırlar belirleyerek, küçük devletler oluşturmuşlardır. Çünkü onları idare etmek daha kolaydır...

En önemlisi ellerindeki petrol kaynaklarını, yer altı ve yer üstü zenginliklerini bizim gözetimimizde olsun. Bizim yararlarımızın, korunduğu bir şekilde varlıklarını devam ettirsinler mantığı hakimdir. Formül bu olunca yönetmek kolaydır. O küçük devletleri birbirlerine düşman etmekte kolaydır. Osmanlının yıkımından sonra bunu da başarmışlardır. O nedenle inançlarında farklılık olan kişiler yönetime getirilmelidir. Komşu olan Devletler aynı inancı, aynı mezhebi birlikteliği sağlamamalıdır. Aralarındaki sürtüşmeler körüklenmelidir.

Yazımızın baş tarafında da belirttiğimiz gibi normal demokratik ülkelerde insanlar farklı, farklı şeyleri düşünerek farklı alanlarda bir araya gelebilirler. Bu mümkündür. Ancak eğer siz bir Devleti yönetiyorsanız ve sizin yönettiğiniz devlet etrafındakilerle kavgalı olması gerekiyorsa, işte o zaman insanlar arasındaki olan bu farklılaşmanın getirdiği sempati, birbirini anlama, hoşgörüsünün devletler açısından olmaması gerekir. Çünkü, bu senaryoyu çizenler, böyle düşünmüşlerdir.

Hele bir de geleneğinizde Devlet kurma, İmparatorluk yönetme gibi özellikler var ise; işte onlar için en tehlikeli olan güç sizsiniz demektir. Bir de komşularınız zamanla sizin yönettiğiniz olan ülkeler ise ; sizin tehlike olarak algılanmanız daha da fazlalaşır. İşte bu nedenle: TÜRKİYE DEVLETİNİN gelişmesini ve güçlenmesin istemeyen dış düşman sayısı oldukça fazladır.

Bu anlamda Türkiye'nin güçlenmesini bölgede hakim unsur olmasını istemiyorlar. Sınır komşularımız ile sıkıntılar çıkarıp, oralarda destek amaçlı asker yığınağı yapıyorlar...

Etrafımızdaki olayları bir de bu açıdan değerlendirir isek, bazı gerçekler kendiliğinden ortaya çıkar. Türkiye Devlet olarak ne kadar güçsüz hale getirilirse, o kadar zayıf düşer. Bu Ülkenin zayıf düşürülmesi için terör dahil her şeyi olağan görmüşlerdir. Ekonomik olarak çökertmek en büyük amaçlarıdır.

Sayın Cumhurbaşkanımızın NATO, BM, toplantılarındaki açıklamaları tüm Dünya devletleri tarafından dikkatle takip edilmiştir. Dünyada ses getiren açıklamalar olmuştur.

Unutmayalım Dünya petrollerinin yarıdan fazlası OSMANLI TOPRAKLARI OLARAK bilinen yerlerden çıkmaktadır. Eğer Osmanlı yaşasa ve o, topraklara sahip olsa idi, Dünyanın o, zaman nasıl olacağını bir düşünün... Şu andaki emperyalist güçlerin hiçbiri gündemde dahi olamazdı. O halde OSMANLININ neden zorla yıkıldığına iyi dikkat edin...

Tarihimizin şanlı medeniyetini neden hedef aldıklarını unutmayınız...

Gücümüzü ancak, inanç birliği ile çalışarak, birbirimize sahip olarak, birbirimizi anlayarak Dünyada daha güçlü olabiliriz. Bu nedenle Ülkemiz, Pakistan, Suudi Arabistan arasında yapılan anlaşmaları önemsiyorum.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflar arasında kolektif güvenlik ve savunma iş birliğini kurumsallaştıran stratejik bir paktır.

Beklentim bu oluşumun daha güçlenerek yoluna devam etmesidir. Umudum bu oluşum sayesinde aynı inanca sahip insanlar arasındaki çatışmaların sona ermesidir...

ALLAH YOLUNUZU AÇIK ETSİN...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Talha Gurbetçi Arşivi

Öğretmenlik Mesleği Bir Sevdadır

14 Eylül 2026 Pazartesi 09:14

AK Parti ve Erdoğan

08 Eylül 2026 Salı 09:26

TERÖRSÜZ TÜRKİYE

10 Ağustos 2026 Pazartesi 09:18

Kardeşlik ve Vefa

27 Temmuz 2026 Pazartesi 09:30

Şehitler Ölmez, Şehitler Ölmez

15 Temmuz 2026 Çarşamba 09:32

Batılılaşmanın dayanılmaz cazibesi

29 Haziran 2026 Pazartesi 13:16

Memleket havası iyidir

22 Haziran 2026 Pazartesi 09:17

Eleştirirken dikkat etmek lazım

09 Haziran 2026 Salı 10:22

BAYRAM GELMİŞ NEYİME

24 Mayıs 2026 Pazar 11:34