Talha Gurbetçi
Batılılaşmanın dayanılmaz cazibesi
Batı Batı diyerek batacağız...
Yıllar öncesinde neler söylemiş.
Bir söyleşide Barış Manço yıllar önce şöyle belirtmiş. ''— Batıyı İstemiyoruz, biz uygar olmak istiyoruz. Yurt dışı konusunu lütfen mümkünse bütün programdan kaldıralım istiyorum. Batılılaşmayı da kaldıralım istiyorum çünkü Türkiye'nin batılılaşmaya falan ihtiyacı yok.''
Muhabir; ''- Ama bütün güzelliklerini yurdumuzda görmek istiyoruz yani.''
Barış Manço: O zaman anlaştık. Güzellik başka, batılılaşma başka bir şey. Ben Batı'nın tamamıyla güzel olduğuna pek inanmıyorum doğrusu. Yani Batı'nın da estağfurullah tarafları çok da, hem bizden bir hayli fazladır. Hatta hani onların insan ilişkisi konusunda bayağı öğrenecekleri var. Biz çok iyiyiz tabii ki. Böyle batılılaşmak, Avrupalılaşmak, Avrupaî olmak falan filan gibi tabirler; bunlar Tanzimat'tan kalan yanlış alışkanlıklar. Ben onlara pek fazla inanmıyorum, en azından kendi hesabıma.
--Muhabir; Batılılaşmaya özenti hâlâ var ama Türkiye'de. Batıya özenti hâlâ var.
—Barış Manço: Olmasın, olmasın...
Yıllar önce böyle ifade etmişti...
Bugün gençliğin bazıları batılılaşma adına sosyal yaşantısını, ahlaki değerlerini, örnek alarak, batmaya doğru gidiyor.
Sonu meçhul bir yolculuk...
Oysa çoğu düşünce adamı bu yolun yanlışlığından ısrarla bahsetmektedir
Batı dünyası ise, hala ülkemize farklı bir gözle bakmaktadır...
Cemil Meriç, Batı'nın İstanbul'un fethini ve Ayasofya'yı hiçbir zaman hazmedemediğini ve tarihsel kinini sürdürdüğünü ısrarla vurgulamıştır...
Batı'nın İstanbul'a ve Doğu'ya bakışında Haçlı ruhunun Papalık eliyle kesintisiz devam ettiğini belirtir. Düşünceleri bu yöndedir...
Eserlerinde İkiyüzlülük Eleştirisi: Cemil Meriç, Batı'nın insan hakları ve evrensellik iddiaları ardına gizlenmiş çıkarcı ve tahakkümcü bir kültüre sahip olduğunu savunur. O nedenle Işık Doğudan Gelir, tezini işlemiştir.
Hala batılı çizer taifesinde Ülkemiz insanı bir Osmanlı figürü olarak resmedilir. Karikatürlerinde bile.
Bu konuda Rahmetli Mehmet Doğanın kaleme aldığı '' Batılılaşma İhaneti'' Kitabı senelerce okuyucudan teveccüh görmüştür.
Atilla İlhan ise; Türkiye'deki körü körüne Batılılaşma (veya Batıcılık) hareketlerini şiddetle eleştirir. Ona göre Batılılaşma, toplumu kendi tarihinden, dilinden ve dininden kopararak kültürel bir yıkıma uğratır. Bu konudaki hassasiyetini hep vurgulamıştır...
Batının evrensel değerler diye piyasaya sunduğu tüm dayanışmalar kendilerini korumak adınadır. Bugün Dünya Gazze'deki soykırıma sessizdir... Geçmişte Avrupa'nın göbeğinde Bosna'ya sessiz kalmıştır... Ruanda da milyonlarca insanın bir birini öldürmesine seyirci olmuştur... Batının gerçek yüzü budur.
Peki Batının kendi yaşama biçimini, kültürünü dayatmasının tek sebebi vardır. Kendi kontrolü altına almak. Bunun için küçülen dünyada en kolay hedef gençlerdir. Kapitalizmin reklam sektörü de bu dolaylı etkileme çalışmalarına destek vermektedir. Tüketmenin ve israfın reklamı her gün bu gençlerin gözünün içine sokulmaktadır...
Batılılaşmanın cazibesini de eklemek gerekir...
Milli ve Manevi değerlerden zayıf olan nesiller, onların ilk hedefidir... Dikkat etmek lazım...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.