Taner Karabal
Sivas’ın Serkan Kaya’sı…
Önceki gün Sivas’ta güzel bir gece yaşadık. Serkan Kaya, hemşerileriyle buluştu, muhteşem bir konser verdi. Meydanı dolduran binlerce insanın coşkusu, hep bir ağızdan söylenen şarkılar ve sahnedeki enerji, aslında bize sadece bir konseri değil, Sivas’ın yetiştirdiği bir değerin bugün nerelere geldiğini de gösterdi.
Serkan Kaya, artık Türkiye’nin kabul ettiği, milyonların dinlediği ve bugün ülkenin neresine giderse gitsin büyük kitleleri peşinden sürükleyebilecek bir sanatçı haline geldi. Serkan Kaya’dan, “Hatıran Yeter”i dinlemeyen tek bir Sivaslı olmadığını sanmıyorum. Bana göre Serkan Kaya, Ferdi Tayfur’dan sonra bu ülkenin yetiştirdiği en önemli arabesk sanatçılarından biri. Hatta daha açık söyleyeyim; Ferdi Tayfur’un bıraktığı o büyük boşluğu, kendi tarzıyla doldurabilecek ender isimlerden biri. Bununla da bir Sivaslı olarak gurur duyuyoruz.
Dün bir dost meclisinde de söyledim. Serkan Kaya Urfalı, Diyarbakırlı, Malatyalı ya da Karadenizli olsaydı, inanın bana bugün çok daha farklı bir noktada olurdu. Çünkü bazı şehirler kendi yetiştirdiği değerlerin arkasında çok daha güçlü duruyor. Biz ise, her nedense kendi değerlerimizin kıymetini biraz geç anlıyoruz. Adam Sivas’tan çıkıyor, Türkiye’ye mal oluyor, milyonlara ulaşıyor; biz hâlâ “Bizim Serkan” deyip geçiştiriyoruz.
İşte biraz da Sivaslı olmak böyle bir şey…
Kendi değerlerimizi seviyoruz ama sahiplenme konusunda aynı cömertliği her zaman gösteremiyoruz.
Tam da bu nedenle Dünya Sivaslılar Günü’nde yapılan organizasyonu ayrıca önemsiyorum. Belediye Başkanı Sayın Adem Uzun’u, bugüne kadar birçok konuda eleştirmiş bir gazeteciyim. Bundan sonra da yanlış gördüğüm yerde eleştirmeye devam edeceğim. Ama doğru yapılan bir işe de doğru demek gerekiyor. Bu yıl Dünya Sivaslılar Günü gerçekten festival havasında kutlandı. Sivaslılar bir araya geldi, insanlar eğlendi, şehir hareketlendi. Daha da önemlisi, Sivas’ın adı farklı şehirlerde yaşayan hemşerilerimizle birlikte yeniden gündeme geldi.
Bence bizim şehrimizin böyle organizasyonlara ihtiyacı var.
Çünkü artık şehirler sadece yaptıkları yatırımlarla değil, kendilerini nasıl anlattıklarıyla da yarışıyor. Sivas’ın tanıtımı, Sivaslıların kaynaşması ve özellikle şehir dışında yaşayan hemşerilerimizin memleketle bağlarının güçlenmesi açısından bu tür etkinliklerin önemli olduğunu düşünüyorum.
Hele meydanda çekilen Sivas Halayı…
Bence gecenin tacıydı.
O görüntüler çok konuşuldu, çok paylaşıldı. Bana göre Sivas Halayı bundan sonraki yıllarda üzerinde daha fazla durulması gereken bir etkinlik olmalı. Çünkü bazen bir şehri anlatmak için uzun uzun konuşmaya gerek yok. Binlerce insanın aynı anda Sivas Halayı çekmesi, Sivas’ı anlatan en güzel görüntülerden birisi oldu.
Bu nedenle, Adem Uzun’u birçok konuda eleştiren bir Sivaslı olarak, bu organizasyona verdiği destek ve gayret için kendisine 10 üzerinden 7 puan verdim.
Ama…
Gelelim gecenin benim açımdan en dikkat çekici tarafına. Serkan Kaya’nın sahnede Belediye Başkanı Adem Uzun için sarf ettiği sözlere doğrusu şaşırdım.
Adem Başkan nasıl böyle bir fırsatı kaçırdı, hâlâ anlamış değilim. Malum, sosyal medya başkanın her şeyi. Video çekmeyi, kendisini ifade etmeyi çok seviyor belediye başkanımız.
Ekibinden kimse başkana “Başkanım, burada ciddi bir fırsat var” demedi mi acaba?
Çünkü düşünün; Sivas’ın yetiştirdiği, bugün Türkiye’nin tanıdığı bir sanatçı sahnede. Önünde binlerce insan var. Söylediği sözler kayda giriyor, sosyal medyada milyonlara ulaşabilecek bir görüntü ortaya çıkıyor. Daha önemlisi, Sivas’ın evladı, Sivas’ın belediye başkanı hakkında sitem kokan dikkat çekici sözler söylüyor.
Sayın Başkan’ın en küçük meselelerden bile kendisine siyasi bir fırsat çıkarabildiğini düşündüğümüzde, böylesine büyük bir fırsatın nasıl değerlendirilemediğine gerçekten şaşırdım.
Herhalde o an başkanın basireti bağlandı!
Şimdi insan ister istemez merak ediyor…
Serkan Kaya gelecek yıl yine Dünya Sivaslılar Günü’nde sahne alacak mı?
Ben açıkçası çok emin değilim.
Hatta Serkan Kaya’nın o konuşmasından sonra gelecek yılki davet listesinin nasıl şekilleneceğini şimdiden merak ediyorum.
Ama dediğim zaman gösterecek.
Bütün bunları bir kenara bırakırsak, benim için gecenin asıl önemli tarafı Serkan Kaya’nın Sivas’ta olmasıydı.
Keşke konser öncesinde ya da sonrasında yerel basınla da bir araya gelseydi.
Keşke bugüne kadar yaşadıklarını, Sivas’tan çıkıp Türkiye’nin dört bir yanında milyonlara ulaşan bir sanatçı olmanın hikâyesini anlatsaydı. Çünkü Serkan Kaya’nın hikâyesi sadece bir sanatçının hikâyesi değil. Aynı zamanda Sivas’tan çıkıp Türkiye’ye mal olmuş bir hemşerimizin başarı hikâyesi. Gençlerimizin böyle hikâyelere ihtiyacı var.
Sivas’ın sadece geçmişte büyük insanlar yetiştirmiş bir şehir olmadığını, bugün de Türkiye’nin her yerinde ses getiren insanlar çıkarabildiğini göstermemiz gerekiyor. O yüzden bu yazının sonunda siyaseti bir kenara bırakıyorum. Eleştiriyi de bir kenara bırakıyorum.
Çünkü bazen insanın kendi evladının başarısına bakıp sadece gurur duyması gerekiyor.
Serkan Kaya artık yalnızca “Sivaslı Serkan” değil.
Serkan Kaya, Türkiye’nin Serkan Kaya’sı.
Ama biz biliyoruz ki onun içinde hâlâ Sivas var. Ve biz de onunla gurur duyuyoruz.
Teşekkürler Serkan Kaya…
Sivas’ın meydanını doldurduğun, hemşerilerinle buluştuğun, şarkılarınla binlerce insanı aynı duyguda buluşturduğun ve bize bir kez daha Sivas’tan da Türkiye’ye mal olmuş büyük sanatçılar çıkabileceğini gösterdiğin için…
İyi ki varsın. İyi ki Sivaslısın. Gerisi mi? Gerisi bizim ayıbımız olsun…
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.