Orhan Arslan
Yolsuzluklarla, yanlış haberlerle mücadeleye devam
Son günlerde yapılan operasyonlar gösteriyor ki, Ülkemizin gelişmesini istemeyen birileri Ülkenin sırtından hak etmedikleri paraları kazanmaya devam ediyorlar. Tarladan pazara fiyatlama yapan gözü doymamışlar hem halkımıza, hem Devletimize zarar vermenin peşindeler...
Arkasından Borsada yanlış işler peşinde koşan aç gözlüler de aynı kafanın ürünü. Daha fazla emek harcamadan, daha fazla para kazanmak... Bunu yaparken Devleti ve Milleti aldatmadan çekinmiyorlar... Ne gerekiyorsa yapıyorlar...
Tutuklanan örgüt misali yapılanmanın her alanı ciddi manada irdeleniyor. Yeni tutuklamalar yapılıyor. Kuriş yapılanması her yönü ile, mercek altında...
Fetö yapılanmasına art arda darbeler vuruluyor... Hala örgütlenmeye devam ediyorlar...
Devlet ise;
gereğini yapmanın peşindedir... Mal varlıklarına el koymalar...
Ülkemizde bazı şeylerin iyi gitmesini istemeyen birtakım insanlar, birtakım güçler, normal ve huzur ortamını bozmak içinde elinden gelen her şeyleri yapmaktadırlar. Terörün bitmesini istemiyorlar. Mali kriz heveslileri, kriz çıksın diye, el ovuşturuyorlar...
Bu ister sosyal hayat açısından olsun ister terör açısından olsun, ister ekonomik olsun, ister pahalılık olsun, hangi alanda olursa olsun huzur ve barış ortamı onları rahatsız etmektedir.
Çok ilginç olacak ama ulusal medyadaki bazı ne yaptığını bilmeyen, haber olsun da ne olursa olsun mantığındaki bazı insanlarda insanımızın yapmış olduğu yanlışları haber olarak sunarken, Devlete açtıkları zarardan söz etmeye çekiniyorlar...
Oysa Devlet yapılan operasyonlarda tüm ticari faaliyetlerin devamından yanadır. Kayyumlar atanıyor... Ancak tamamen çöküş içerisinde olan şirketlerin faaliyetleri engelleniyor. Devlete daha fazla zarar vermelerinin önüne geçilmeye çalışılıyor...
Yurt dışına kaçırılan paralar, yurt dışına kaçanlar, gündemin tam ana maddesidir.
Son zamanlarda yaşanan garipliklere bakar mısınız…
Bazı çevreler ise, garip işler peşindeler. Yapılacak büyük yatırımlara, alakasız tepki koymalar. Ülkenin yararına olan her şeye önceden karşı çıkmalar hep aynı kafanın eseridir. Çıkacak her türlü yasayı iptal ettirmek için çaba sarf etmeler. Bunları siyasi partilerin yapması doğaldır. Ancak, Bazı Medya kuruluşlarının kendine görev olarak üslenmesi, yadırganan durumdur. Amaçları nedir? Bilinmez...
Kimi zaman sanatçı, yazar geçinen insanların ortamı karıştırmak için yaptıkları başka bir konudur.
Farkında olmadan yapılan en küçük eylemleri bile Dünya batıyormuş gibi takdim eden aynı zihniyet, farkında olmadan o tür olayların aynı zamanda reklamlarını yapmaktadırlar. Bu Ülkede tedavi edilmeyen yaraların açılmasının kime ne faydası vardır. Her zaman söylediğimiz gibi Bu Ülke hepimizin, buraya gelecek zarar hepimizi vuracaktır.
LGBT eylemleri birilerinin desteği ile gündeme taşınıyor...
TV Ekranlarında bu tür yanlışların her gün reklamını görmekteyiz. Kimi sunumlarda ÖZELLİKLE GÜNDÜZ KUŞAĞI YAYINLARINDA mahremiyet sınırı diye, bir şey kalmamıştır. TV ekranları yanlışların reklamını yapan yayınlarla doludur...
Bütün bunlara rağmen, Ülkede bazı olumlu gelişmeler olmaktadır. Ancak kimilerinin umurunda değildir. Ancak en büyük bağımsızlık, en güçlü olarak kazanılır. Komşu canı ile geçinerek değil. El atına binen çabuk iner... O nedenle her alanda güçlü olmak zorundayız... Bu işin başka çaresi yoktur. Çünkü, bizim dostumuz pek yoktur. İçimizde ülkemizin gelişmesini istemeyenleri de dahil etmiyorum...
Bakınız çevremizde askeri yığınaklar yapılıyor. Kim için?
Savunma sanayimiz mercek altındadır. Sınırların ötesinden bile birileri tehdit savuruyor...
Ne güçlü Ülkemiz varmış. Kimileri dışardan, kimileri içerden yıkmaya çalışıyorlar...
Başaramayacaksınız... Bunu biliniz.... Biz asırlardır bu topraklarda yaşayan ceddimizin emanetini sonuna kadar koruyacağız...
Ülkemde yapılan tüm yatırımları sükunetle takip ediyoruz. Kimilerinin pek umurunda olmasa bile... Öyle bir anlayış var ki, ne yapılırsa yapılsın, sırtını dönmek, görmemezlikten gelmek, hatta yapılanları küçümsemek, alay etmek, yok saymak ta işin başka bir yönü. Aslında sabrederek bekleseler, sonuçlarını gözlemleseler de ondan sonra değerlendirme yapsalar daha doğru olmaz mı? Nerede! İnsanların buna bile tahammülleri yoktur. Geldiğimiz noktaya bakınız... Gerçekten çok üzücü...
Tüm Ülke insanlarının uyanık olması gerekiyor. Unutmayın her alanda oluşacak kriz ortamından biz zarar görüyoruz. O nedenle uyanık olmak durumundayız.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.