Kasım DEMİR
ERKEĞİN ADI YOK (10)
Kalbi Kırılan Adamın Duası
Eskiden, sabrı ve sessizliğiyle tanınan bir adam vardı. Kimseyle kavga etmez, evinde olanı dışarı taşımazdı. Fakat herkes bilmezdi ki, adamın en ağır imtihanı kendi evindeydi.
Eşi, diliyle onu incitir, küçümser, başkalarının yanında utandırırdı. Adam her seferinde susar, “Belki bu da benim imtihanımdır” derdi. Zulme uğradığını bilirdi ama zulmeden olmak istemezdi.
Bir gece, secdeye kapandı ve şöyle dua etti:
“Allah’ım, bana yapılanı sana havale ediyorum. Ben hakkımı affetmeye razıyım ama kalbimi kıran dili ıslah eyle.”
Günler geçti. Kadın, kocasının sabrını zayıflık sandı. Dilinin keskinliği arttı. Ta ki bir gün, hastalık onu yatağa düşürene kadar… Kimse yanında kalmadı. O adam ise her şeye rağmen başucundaydı.
Kadın gözyaşları içinde sordu: “Bunca sözümden sonra neden beni terk etmedin?”
Adam sakin bir sesle cevap verdi: “Çünkü ben hesabı dünyada değil, ahirette görmek istedim.”
Kadın o an anladı ki; Zulüm sadece elle değil, dille de yapılır.
Ve en ağır hesap, en yakınındakine yapılan zulmün hesabıdır.
O günden sonra dili tövbeyle sustu, kalbi pişmanlıkla yumuşadı.
Dini ve Ahlaki mesaj:
İslam’da zulüm, kimden gelirse gelsin haramdır.
Eşler birbirinin emanetidir, hedefi değil.
Peygamber Efendimiz şöyle buyurur:
“Zulümden kaçının. Zira zulüm kıyamet günü karanlıklardır.”
Sabır, zulmü meşru kılmaz; ama Allah katında şahit olur.
İktibas edilmiştir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.