ERKEĞİN ADI YOK (8) KARISINDAN SOPA YİYEN ŞEYH EFENDİ

Kasabanın en saygıdeğer insanıydı Şeyh Efendi. Sakalı göğsüne kadar uzanır, sesi kürsüden konuşurken insanın içini titreten bir vakar taşırdı. Herkes ona akıl danışır, kimse sözünün üstüne söz söylemezdi. Dışarıdan bakan, “Bu adamın önünde rüzgâr bile edeple eser” derdi.

Ama işte, kapı kapandığında hikâye biraz değişirdi.

Şeyh Efendi’nin evi, dışarıdan bakınca mütevazı ama düzenliydi. Evin asıl düzenini sağlayan ise eşi Hatice Hanım’dı. Hatice Hanım kısa boylu, ince yapılıydı ama bakışı bir bakıştı ki, minare gölgesi gibi insanın üstüne düşerdi. Evdeki kurallar onun kurallarıydı; saat kaçta yemek yenir, misafir ne kadar oturur, Şeyh Efendi hangi cübbeyi giyer… Hepsi belliydi.

Bir gün Şeyh Efendi, dergâhta uzun uzun nasihat verip eve geç kaldı. Kapıyı sessizce açmaya çalıştı ama kapı zaten açıktı.

Hatice Hanım kapının arkasında bekliyordu.

“Hoş geldin Şeyh Efendi,” dedi sakin bir sesle.

“Hoş bulduk hanım,” dedi Şeyh Efendi, sesi vaazdaki gibi gür çıkmadı bu sefer.

“Ben sana ne demiştim?”

“Yatsıdan önce evde olacağım demiştin…”

“Demek değil, olacaktın.”

Hatice Hanım elindeki ince oklavayı masaya bıraktı. Henüz kimseye bir şey olmamıştı ama Şeyh Efendi’nin alnında ter belirdi. Dışarıda bin kişiye hitap eden adam, içeride kelimelerini kaybetmişti.

“Misafir uzadı hanım,” dedi mahcup bir edayla.

“Misafir uzar,” dedi Hatice Hanım, “ama sabır uzamaz.”

Oklava havada bir tehdit gibi dolaştı, sonra usulca Şeyh Efendi’nin omzuna dokundu. Ne bağırış vardı ne çağırış; daha çok sembolik bir “unutma” hatırlatmasıydı bu. Şeyh Efendi başını eğdi.

Ertesi gün dergâhta bir müridi sordu:

“Efendim,” dedi, “insan nefsini nasıl terbiye eder?”

Şeyh Efendi derin bir nefes aldı, eve açılan kapıyı hatırladı.

“Evladım” dedi, “Nefsin terbiyesi bazen yıllar sürer… Bazen de bir oklava boyu mesafededir.”

Müritler hikmet sandı, başlarını salladı.

Hatice Hanım ise evde çayı demlemiş, saatine bakıyordu…

*İktibas edilmiştir…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Kasım DEMİR Arşivi

ERKEĞİN ADI YOK (7)

01 Haziran 2026 Pazartesi 13:58

ERKEĞİN ADI YOK (6)

13 Mayıs 2026 Çarşamba 12:13

BEDAVA ÖLÜM!

28 Nisan 2026 Salı 10:51

SİVAS'TA ÖLÜ YEMEĞİ

17 Nisan 2026 Cuma 14:27

BEN BİR CANAVARIM

06 Nisan 2026 Pazartesi 16:12

KAYIP KİTAPLAR...

29 Mart 2026 Pazar 12:23

SİZ ÇAĞIRDINIZ ONLAR GELDİ

16 Mart 2026 Pazartesi 15:34

ORUCA SAYGI!

11 Mart 2026 Çarşamba 13:32

TÜRKİYE’YE İLAHİ DİNLETEN ADAM!

24 Şubat 2026 Salı 12:11