BİR BAHÇE HİKÂYESİ

Bundan çeyrek asır önceydi… Çeyrek asır demek, dile kolay. Ama toprağa dokunduğunuzda anlarsınız ki; bazen bir ağacın büyümesi, insan ömrünün en uzun hikâyesidir. Bizim bahçemizin hikâyesi de işte böyle başladı. Dönemin Ziraat Odası Başkanı’nın tavsiyesiyle aldığımız on dönümlük toprağı, Tarım İl Müdürü’nün “En çok vişne dikmelisin, bu coğrafyanın sert havasına, ayazına en dayanıklı, en cömert meyvesi vişnedir.” sözüyle bir meyve bahçesine dönüştürmüştük.

Ağaçlar dikildi... Yıllar içinde etrafına diktiğimiz çamlar kocaman birer muhafız gibi bahçeyi sardı. Elma, kiraz, armut, kayısı, dut, erik… derken toprak kendine düşeni fazlasıyla verdi. Zaman içinde kimi ağaç hastalıktan, kimi yaştan ömrünü tamamladı ama geride kalanlar Allah'ın lütfuyla, bizim de elimizden geldiğince gösterdiğimiz emek ve bakımla ayakta kaldılar. Fakat toprağa emek veren her insan iyi bilir ki; hikâye ağacı dikmekle bitmiyor, büyüdükçe başlıyor, neler oluyor, neler.

Temmuz’un son haftası geldiğinde, o yeşil yaprakların arasında kırmızı mercanlar gibi parıldayan vişneler olgunlaşır. Dışarıdan bakan için cennetten bir köşe, kartpostallık bir manzaradır bu. Ama o kırmızılığın arkasında görünmeyen büyük bir meşakkat gizlidir. Vişneyi yetiştirmek kolay değil; bakımını yapmak bir dert, toplaması ise başlı başına sıkıntı. Sıcak günlerin ardından yağan bir yaz yağmuru bile “çabuk kurtlanır” korkusuyla yüreğinizi ağzınıza getirir. Yüksek dallara ulaşmak için merdiven tepelerinde harcanan beden gücü, saatlerce güneşin altında tek tek toplanan o küçük meyveler… İşin bu kısmı bile büyük sabır ister.

Asıl zorluk ise bundan sonra başlar: Müşteri bulup satmak. Emeğinizi hale götürseniz, aracıların “yok pahasına” kapatmak istediği bir piyasayla karşılaşırsınız. Pazara götürüp tezgâha koymak ise bizim işimiz değil; o da apayrı bir uzmanlık ister. Bu yüzden yıllarca sadece kendi ihtiyacımız kadarını topladık, bir kısmını eşe, dosta, komşuya ikram ettik. Çoğu da dalında çürüdü.

Son beş yıldır bu meşakkatli iş, kızımla birlikte bizim için bambaşka bir anlam kazandı. Hanımın ısrarıyla arayışa girdik, hep birlikte sırtlandık bu yükü. Bir deneme yapalım duyuralım dedik. WhatsApp durumlarından duyurular yaptık, olumlu dönüşler oldu, siparişleri topladık, paketleri ayarladık, kendi ellerimizle toplayıp kapı kapı teslimatına çıktık. Biz bu işi yaparken bir şey fark ettik: Topladığımız her kilo vişne sadece toprağın bereketi değilmiş; kızım için bir harçlık, ihtiyaç sahipleri için bir destek, bizim için ise bahçenin bakımını sürdürebilmenin vesilesiymiş. Ve galiba toprağın insana verdiği en büyük nimet de yetiştirdiği meyve değil; öğrettiği sabırmış.

Çiftçilik dışarıdan bakıldığında sezonluk bir uğraşı gibi görünse de içine girince insanın sabrını, bedenini ve umudunu aynı anda sınayan ağır bir emek mesleği olduğunu görüyorsunuz. Toprağı hazırlamak, dikmek, büyütmek, toplamak ve müşteriyi bulup satmak... Her aşama ayrı bir mücadele. Bütün bu zincirin her bir halkası ayrı bir çile. Allah rızkını topraktan, bu meşakkatli işlerden çıkaran tüm üreticilerimize, çiftçilerimize yardım etsin. Önümüzdeki tabağa zahmetsizce gelen o ürünün arkasında; yoğun bir emek, dökülen alın teri ve görünmeyen büyük bir çile var.

Velhasıl-ı kelam; bu dünyada hiçbir şey dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Kimilerinin sadece bir pazar yürüyüşünde keyif için seyrettiği o ağaçlar; kimilerinin ekmek parası, rızık kapısı... Bizim için ise hayra vesile olan, bereketi paylaştıkça çoğalan manevi bir huzur kapısı oldu. Toprağa düşen alın terinin, bir başkasının yüzünde tebessüme dönüşmesi ise tarif edilemeyecek kadar büyük bir mutluluk. Bu sezonun bize bıraktığı en kıymetli kazanç; şükür, huzur ve paylaşmanın bereketi oldu.

Bu hafta da böyle olsun... Sağlıcakla kalın.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Ahmet Hasdemir Arşivi

YAŞIMDAN MEMNUNUM

27 Temmuz 2026 Pazartesi 17:20

KAÇIŞ RAMPASI

20 Temmuz 2026 Pazartesi 08:01

AKSU'DA YÜRÜMEK

13 Temmuz 2026 Pazartesi 10:21

HAKİKAT SÜRGÜNDE

06 Temmuz 2026 Pazartesi 10:11

YİĞİDİ ÖLDÜR AMA HAKKINI YEME

30 Haziran 2026 Salı 14:13

YİĞİDİ ÖLDÜR AMA HAKKINI YEME

30 Haziran 2026 Salı 10:09

SİVAS'A SIĞMAYAN VİZYON

24 Haziran 2026 Çarşamba 12:51

YEŞİLİN KALBİNE YOLCULUK

22 Haziran 2026 Pazartesi 11:47

İŞİNİ AŞKLA YAPACAKSIN

15 Haziran 2026 Pazartesi 11:03

BİR ŞEHRİN KAPILARINI DOSTLUK AÇAR

08 Haziran 2026 Pazartesi 10:08