Ahmet Hasdemir
AKSU'DA YÜRÜMEK
Sabahın ilk saatlerinde Sivas Aksu Park’ta yaklaşık beş kilometrelik yürüyüşümü tamamladıktan sonra aklımdan tek bir düşünce geçti:
Şehirleri mamur edenlerin bıraktığı eserler, aradan yıllar geçse de insanı onları hayırla anmaya sevk ediyor.
Bugün kuş sesleri arasında yürüdüğümüz, yüzlerce ağacın gölgesinde nefes aldığımız Aksu Parkı görenler, yirmi yıl önce buranın nasıl bir yer olduğunu muhtemelen hayal bile edemez. O günlerde derenin içi sanayi atıkları, eski otomobil lastikleri ve çöplerle doluydu; suyu ise neredeyse kanalizasyonu andıracak kadar kirliydi. Açıkçası ben de, sanayi sitesinin ortasında kalan bu alanın bir gün şehrin en güzel yaşam alanlarından birine dönüşeceğine pek ihtimal vermiyordum.
Yanılmışım...
Dönemin Belediye Başkanı Sami Aydın'ın başlattığı dere ıslahı ve çevre düzenlemesiyle Aksu yeniden hayat buldu. Dere temizlendi, çevresi düzenlendi, farklı türlerde ağaçlar ve rengârenk çiçekler dikildi. Bugün Aksu Parkı; yürüyüş yapanların, sporcuların, çocukların ve ailelerin buluştuğu, şehrin nefes aldığı en güzel yeşil alanlardan biri hâline gelmiş durumda.
Şehirlerin içinden geçen akarsular doğru değerlendirildiğinde yalnızca su taşımaz; bir kentin yaşam kalitesini de yükseltir. Islah edilen dere yatakları çevre kirliliğini ortadan kaldırır, şehre estetik kazandırır, insanlara nefes alacakları sosyal alanlar oluşturur ve bulundukları bölgenin ekonomik canlılığına da katkı sağlar.
Bunun en güzel örneklerini dünyada görmek mümkün. Bir zamanlar ağır çevre kirliliğiyle anılan Londra'daki Thames Nehri'nin yeniden hayat bulması ya da ülkemizde Porsuk Çayı'nın ıslahıyla adeta kimliği değişen Eskişehir, suyun doğru yönetildiğinde şehirlerin kaderini değiştirebildiğini gösteriyor. Aksu’da, ölçeği farklı olsa da aynı şehircilik anlayışının Sivas'taki başarılı örneklerinden biridir.
Hakkını teslim etmek gerekir; bugün binlerce Sivaslının severek kullandığı Aksu Parkı, dönemin Belediye Başkanı Sami Aydın'ın şehre kazandırdığı kalıcı eserlerden biridir. Bir yöneticiyi en iyi anlatan, görevdeyken yaptığı konuşmalar değil; görevinden yıllar sonra bile yaşamaya devam eden eserleridir.
Bugün Aksu'da yürürken yalnızca çiçeklerin, ağaçların arasında yürümedim. Yıllar önce alınmış doğru bir kararın zaman içinde nasıl büyük bir değere dönüştüğünü de gördüm. O an bir kez daha anladım ki şehirleri gerçekten büyüten, beton yığınları değil; insana nefes aldıran parklar, yaşatılan dereler ve gelecek nesillere bırakılan yeşil mirastır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.