Ahmet Hasdemir
YİĞİDİ ÖLDÜR AMA HAKKINI YEME
Bu haftaki köşe yazımı bir gün gecikmeyle yazıyorum. Bunun da güzel bir sebebi var.
Pazar günü Sivas'ın yaz aylarında en çok ilgi gören yerlerinden biri olan Sıcak Çermik'te yeni yapılan tesislerin açılışı vardı. Ben de yerinde görmek istedim. Atladım motoruma, öğleden sonra Sıcak Çermik'e vardım.
Fakat daha girişte anladım ki sağlıklı bir değerlendirme yapmak mümkün olmayacak.
İnanılmaz bir kalabalık vardı. Deyim yerindeyse iğne atsan yere düşmeyecek cinstendi. Araç sahipleri park edecek yer arıyor, insanlar aileleriyle birlikte yeni tesisleri görmek ve dinlenmek için adeta akın ediyordu.
Bir süre dolaştım. Kalabalığın içinde sağlıklı bir değerlendirme yapamayacağımı anladım. Açılış programı da akşam saatlerinde bir konserle devam edecekti. Ben ise burayı gerçekten yaşayarak görmek istiyordum. Döndüm ve ertesi günü bekledim.
Dün de ailemle birlikte gittik.
İşte asıl değerlendirmeyi o zaman yapabildim.
Önce aquaparka girdik. Torunlarımla yaklaşık üç saat geçirdik. Onların suyun içindeki neşesine, kahkahalarına bakarken bir kez daha şunu düşündüm: “Çocukların mutlu olduğu yerler, şehirlerin en kıymetli yatırımlarıdır.”
Sonra bütün tesisleri baştan sona gezdik.
Yollar yenilenmiş.
Piknik alanları düzenlenmiş.
Yeni havuzlar yapılmış.
Bahçeli evler, bungalovlar ve karavan parkları hizmete kazandırılmış.
Mevcut otel ve çevresindeki havuzlar da baştan aşağı elden geçirilmiş.
Kısacası uzun zamandır ihmal edilen bu bölge yeniden ayağa kaldırılmış.
Bizim çok güzel bir atasözümüz vardır:
"Yiğidi öldür ama hakkını yeme."
Bu söz sadece günlük hayatta değil, yazarken de bize yol göstermelidir.
Çünkü hakkı teslim etmek de bir erdemdir.
İnsan bazen eleştirirken de, takdir ederken de aynı vicdanı taşımalıdır.
Bugün bunu söylemenin tam zamanıdır.
Sivas Belediye Başkanı Dr. Adem Uzun ve çalışma arkadaşları burada önemli bir emek ortaya koymuşlar. Ortaya çıkan değişimi görmezden gelmek hakkaniyetli olmaz. Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.
Fakat işin bir başka tarafı daha var.
Bir tesisi yapmak kadar, onu yaşatmak da önemlidir.
Belediye üzerine düşeni büyük ölçüde yerine getirmiş.
Şimdi sıra bizde...
Sıcak Çermik yalnızca havuzlardan ya da bungalovlardan ibaret değildir. Burası, Sivas'ın yıllardır yaşattığı bir kültürdür. Nice ailelerin piknik yaptığı, nice çocukların ilk kez suyla buluştuğu, nice dostlukların kurulduğu ortak bir hatıradır.
Eğer bu güzelliğin uzun yıllar devam etmesini istiyorsak, belediyesiyle, çalışanıyla, esnafıyla, tüccarıyla, vatandaşıyla hep birlikte sahip çıkmak zorundayız.
Elbette eksikler de yok değil. Yeri gelmişken hatırlatayım.
Özellikle aquaparktaki duş alanlarında kullanılan bazı malzemelerin kırılmış, bozulmuş ya da çalışmaz hâle gelmiş olması dikkatimi çekti.
Bunun büyük ölçüde kullanıcı hatasından kaynaklandığı anlaşılıyor. Ancak yoğun kullanılan tesislerde bu ihtimal de hesap edilmelidir.
Çözüm aslında oldukça basit.
Profesyonel yüzme havuzlarında olduğu gibi, hortumlu ve hareketli duş sistemleri yerine sabit, sağlam ve müdahaleye kapalı sistemler tercih edilirse hem arızalar azalır hem de hijyen ve kullanım kalitesi artar.
Bu, eleştiri olsun diye söylenmiş bir cümle değil; yapılan güzel bir hizmetin daha uzun ömürlü olması adına küçük bir öneridir.
Çünkü yapılan her yatırım, korunduğu ölçüde değerlidir.
Şunu da söylemeden geçemeyeceğim.
Birkaç yıl öncesine kadar aynı aquaparkın hâlini hepimiz hatırlıyoruz. Bakımsız, yıpranmış ve insanın içini açmayan bir görüntüsü vardı.
Bugün ise aynı yerde çocuk seslerinin yükseldiği, ailelerin huzurla vakit geçirdiği, insanların yeniden gelmek istediği canlı bir ortam var.
İşte asıl başarı budur.
Yönetimde marifet, mevcut olanı yok etmek değil; üzerine yenisini koyabilmektir.
Yanlışa yanlış demek ne kadar önemliyse, doğru yapılanı takdir etmek de o kadar önemlidir. Çünkü hakkı teslim etmek de bir erdemdir.
Bugün Sıcak Çermik'te gördüğüm tablo da bunu söylemeyi gerektiriyor.
Temennim odur ki bu güzel tesisler aynı özenle işletilmeye devam etsin. Çalışanlar güler yüzünü eksik etmesin, vatandaşlarımız da buraları kendi malı gibi korusun.
O zaman Sıcak Çermik sadece yaz aylarında gidilen bir mesire alanı olmayacak; Sivas'ın birlikte yaşamayı, birlikte üretmeyi ve birlikte mutlu olmayı yeniden hatırladığı bir merkez hâline gelecektir.
Ve yıllar sonra bugünün çocukları büyüdüklerinde, "Biz yazları Sıcak Çermik'te çok güzel günler geçirirdik." diye anlatacaklar.
İnanıyorum ki bir şehre bırakılabilecek en güzel miraslardan biri de işte böyle hatıralardır.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.