Keşke o gün tedbirler alınsaydı!

Bugün 2 Temmuz. Kimine göre Sivas Madımak Katliamı, kimine göreyse Sivas Madımak Olaylarının 33. Yıl dönümü. Sonuçta 37 insanımız hayatını kaybetti. Akabinde 3 gün sonra 5 Temmuz’da Erzincan Başbağlar’da ise suçsuz, günahsız çoluk çocuk demeden 33 insanımız katledildi. Geçen yıl da benzer şeyler yazıp dönemin Valisi Ahmet Karabilgin’e dikkati çekmiştim. Bu 2 Temmuz’da da gelin hafızalarımızı tazeleyelim. Kim ne ifade vermiş, kim görevini yapmış ya da yap(a)mamış? Bunları herkesin bilmesi gerekiyor…

Bu 2 Temmuzda da bölünmüş CHP'liler başta Özgür Özel ve avenesi katıldılar. Bu arada Ulaş Karasu’nun, Özgür Özel’in yanından ayrılmaması dikkati çekti. Siyasette vefa falan kalmamış. Neyse bu farklı bir konu başka bir yazımızda Ulaş Karasu’yu da yazarız. Kılıçdaroğlu’nun en yakınındayken nasıl Özgür Özel’e everildiğini anlatırız.

Geçen yıl da yazmıştım. Benzer şeyleri. 33 yıl önce bugün neler yaşandı? Olaylar nasıl büyüdü? Perde arkasında neler döndü? Gelin Bir kez daha birlikte bir göz atalım.

Önce yazıyı sonuna kadar okuyun. Sonra da bir kez daha düşünün ve 1993 yılının ülkemiz için ne kadar karanlık bir yıl, ne kadar karanlık bir dönem olduğunu anlayın. Kirli ellerin, yabancı istihbarat güçlerinin kardeşliğimize ne kadar büyük bir saldırı yaptığını ve kurban olarak da bizim yanı Sivas’ın seçildiğini göreceğiz. Ve maalesef İç Anadolu’nun hatta Anadolu’nun en büyük illeri arasında yer alan Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı bu şehir önce Kayseri olayları sonra da 2 Temmuzla birlikte nasıl sindirildi, nasıl küçültüldü, bunu öğreneceğiz…

Dönemin İl Emniyet Müdürü Doğukan Öner: "Valiyi en az 20 defa aradım, destek kuvvet istedim. Ancak en küçük bir yardım gelmedi." Aslında bu cümle bile 2 Temmuz’un nasıl bir tezgâh olduğunu gösteriyor. Bu cümle, Sivas'taki Madımak oteli katliamında/Olaylarında dönemin Sivas İl Emniyet Müdürü Doğukan Öner'in mahkeme kayıtlarına giren ifadesi.

Erdal İnönü'nün özel kalem müdürü ilken, SHP kontenjanından atanan dönemin Sivas Valisi Ahmet Karabilgin için kullanılan ifadeler bunlar.

Şimdi Emniyet Müdürü Öner'e kulak verelim.

-"Olay günü, cuma namazının ardından Paşa Camii'nden çıkan kişilerin slogan atarak yürümeye başladılar ve daha sonra yürüyüşçülerin sayısı 3 bin kişiye çıktı.

Şimdi buraya çok dikkat edelim!

Aziz Nesin'in protesto edileceğine yönelik bilgi, olay günü saat 11.00’da Milli İstihbarat Teşkilatı'na bildirilmesine rağmen önlem alınmıyor. Dönemin Valisi Ahmet Karabilgin, olay günü 7 saat 45 dakika boyunca topluluğun dağıtılması yönünde polis ve jandarmaya talimat vermemiş ya da verememiş.

Olaylar öncesinde komando bölüğü ve özel harekat timinden 100 kişi Sivas dışına gönderiliyordu! Mesela bu emri kim ya da kimler verdi? Bunlar mutlaka açığa çıkarılmalı. Neyse, devam edelim…

İl Emniyet Müdürü Doğukan Öner'i ifadesinden dinlemeye devam edelim.

Bu kişileri teskin etmek amacı ile Sivas Valisi ile görüşüp, İl Müftüsünü konuşturmak istedik. Ancak bana müftünün il dışında olduğunu söyledi.

Valinin temasa geçmesi üzerine Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu, halka hitaben bir konuşma yapıyor ve halkı sükûnete davet ediyordu. BBP İl Başkanı da konuşma yaptı fakat etkili olmadı.

Saat 16.30 sıralarında Madımak oteli önüne tahmini 5 bin kişi toplandı.

Otelin önüne çıkan beş ayrı yol bulunuyor. Bu yolları polis barikatı ile kesip otele saldırıları önlemeye çalıştık. Durumu Vali'ye en az 20 kere ilettik ve ek kuvvet istedik. Buna rağmen kuvvet gelmedi.

Demek ki neymiş? Dönemin Valisi Ahmet Karabilgin, bilerek yahut bilmeyerek göz göre göre olayların büyümesine göz yumup, izlemiş. Neyse, devam…

Daha önce de belirttiğimiz gibi, komando ve özel harekâtçı 100 kişi Sivas dışına gönderilmişti.

Emniyet Müdürünü dinlemeye devam edelim.

-"Madımak Oteli önünde toplanan kalabalık giderek arttı. 10 bin kişinin üzerine çıktı.

Barikatı aşıp geçenler oldu, bunları yakalayıp tekrar barikatın dışına attık.

Bu mücadele saat 20.00'ye kadar devam etti.

Otelin önündeki halk Aziz Nesin aleyhine slogan atmaya başladı.

Ve dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş devreye giriyor, Vali Ahmet Karabilgin´i arayarak olaylara müdahale edilmesini ve hatta zor kullanılmasını istiyor, Karabilgin’in ise Güreş´i dinlemediği olayların seyrinden anlaşılıyor. Ve otel, Doğan Güreş’in telefonundan 35 dakika sonra kundaklanıyordu.

Burada bir ayrıntı daha var. O da İzmir'de iki otobüs dolusu Çevik Kuvvet polisi ile korunan Aziz Nesin'in Sivas'a geldiğinde koruma sayısı 1 (bir)'e düşürülüyordu. Evet, doğru okudunuz. Sadece 1 (bir) koruma görevlisi.

Neyse, İl Emniyet Müdürü Doğukan Öner'e kulak vermeye devam edelim.

-"Bu olay, yıllarca önce, parça parça hazırlanmış, sonradan eyleme dönüştürülmüş organize bir olay. Ancak bu planlı ve programlı ve organize işlerle Sivaslıların bir ilgilisi yok.

Olay öncesi Çarşamba günü çok az miktarda esnafın kapı altlarına 'Müslüman Kamuoyuna' başlıklı bildiri dağıtıldı ve Pir Sultan Abdal Şenlikleri Sivas şehir merkezinde ilk kez o yıl düzenlendi. Aziz Nesin'in de gelmesinin olay ihtimalini arttırdı"

Dönemin Tugay Komutanı Ahmet Yücetürk ise, kendilerinin yardım etmesine onay verilmediğini belirterek Valiye şu soruyu yöneltiyor:

-"Valinin vicdanı rahat mı?

İşte dönemin etkili, yetkili 2 insan bunları söylüyor. Ve biz Sivaslılar maalesef her 2 Temmuz’da geriliyoruz, endişeleniyoruz. Artık yeter. Bizi rahat bırakın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Taner Karabal Arşivi

Dün Malatya’daydık…

25 Haziran 2026 Perşembe 14:34

Siyasette perde arkası kaynıyor!

02 Nisan 2026 Perşembe 13:17

ELEŞTİRİYE TAMAM, KÜFRE HAYIR!

06 Ekim 2025 Pazartesi 14:00