Dün Malatya’daydık…

Dün Malatya’daydık. Basın İlan Kurumu Bölge Müdürlüğümüzün ev sahipliğinde, resmi ilan ve reklam alan bölge gazeteleri ile internet haber sitelerinin temsilcileri bir araya geldik. Toplantıya Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Abdülkadir Çay da katıldı.

Açık söylemek gerekirse, bu tür toplantılarda genellikle kurum temsilcileri konuşur, sektör temsilcileri ise daha çok dinleyen tarafta kalır. Genelde mesajlar verilir ve karşı taraf da zaten bu durumu anlar. Ancak Sayın Genel Müdür gerek kullandığı dil ve üslup gerekse gösterdiği nezaket başta ben olmak üzere herkese güven verdi. Sonuçta herkes içerisinde bulunduğu durumu net bir şekilde aktarma fırsatı buldu.

Sayın Genel Müdür, gündemindeki konuları aktardıktan sonra sözü daha çok basın temsilcilerine bıraktı. Sorunları dinledi, eleştirileri not aldı ve sektörün beklentilerini doğrudan öğrenmeye çalıştı. Aslında Sayın Genel Müdür yerel basının durumunun çok da iç açıcı olmadığını bir bakıma yerinde görmüş oldu.

Şunu da özellikle ifade etmek isterim; Sayın Çay’ın iletişime açık, ulaşılabilir ve diyaloğu önemseyen bir bürokrat olduğunu anladık. Gerçi konuştuğum birkaç tanıdığı benzer düşünceleri bana aktarmıştı. Şimdi konuşulabilir birisi olduğunu teyit etmiş olduk. Bu yaklaşımı, özellikle yerel basın adına önemsiyorum. Geçmişte ne konuşursak konuşalım hemen önümüzü kesen duvar ören bürokratlarla çalıştık biz…

Toplantıda en çok dikkatimi çeken diğer bir konu ise sektörün geleceğine ilişkin yapılan değerlendirmeler oldu. Basın İlan Kurumu bugün yerel ve ulusal medyaya ciddi destekler sağlıyor. Bu yadsınamaz. Ama buna rağmen sektörün eski gücünü, etkisini ve saygınlığını korumakta zorlandığı da bir gerçek. Özellikle internet haberciliğinin yaygınlaşmasıyla birlikte bazı sorunlar daha görünür hale geldi. Sırf sansasyonel haber yapacağım diye maalesef etik kuralları ihlal eden çok insan var. Her gün bunlarla karşılaşıyoruz. Çok acı ama şantaj yapanlar dahi var. Bu durum doğal olarak bizleri de etkiliyor ve mesleğe büyük darbe vuruyor. Daha doğrusu merdiven altı gazetecilik ve habercilik yaygınlaşmış durumda. Bu çok büyük bir sorun ve yarın çok daha büyük tahribatlara yol açacak.

İnternet medyası kuşkusuz çağın bir gerçeği. Bu durumu görmezden de gelmiyorum ancak habercilik yapılırken bazen kantarın topuzu kaçabiliyor. Gazetecilik mesleğinin içinden gelmeyen, haberin toplumsal etkisini yeterince hesap etmeyen ve sadece gelir elde etmeyi hedefleyen anlayışlar, mesleğin itibarına zarar verebiliyor. Hele yerelde bu tahribatlar zaman zaman çok büyük sıkıntı ve problemlere yol açabiliyor. İtiraf edeyim; biz bazen çoğu şeyi de görmüyor, duymuyor ve haberimiz yokmuş gibi davranıyoruz. Bunu ilimize, bölgemize duyduğumuz sorumluluk görüyoruz ve yapacağımız bir haberin nelere sebep olabileceğini düşünüyoruz. Yani her şey haber değil. Bunu bilmek ve anlamak lazım…

Toplantıda gündeme gelen konulardan biri de internet haber sitelerinin resmi ilan alma süresiydi. Yazılı basında yıllarca emek verilerek ulaşılan bazı kriterler varken, internet haber siteleri için ilan alma süresinin altı aylık sürenin yeterli görülmesi bence yeniden değerlendirilmesi gereken bir konudur. Çünkü bu kadar kısa sürede resmi ilan alma imkânının bulunması, bazı kişileri gazetecilik yapmak için değil, resmi ilan almak için bu alana yöneltiyor. Sorun tam da burada başlıyor. Gazetecilik görünümü altında yürütülen bazı faaliyetler, mesleğin etik değerlerine zarar verirken toplumda da ciddi tahribatlar oluşturabiliyor. Yanlış bilgiler, doğrulanmamış haberler ve sorumsuz yorumlar kimi zaman kutuplaşmayı derinleştiriyor, kimi zaman da insanların kurumlara olan güvenini zedeliyor.

Elbette kimseye ticaret yapılmasın demiyoruz. Kimsenin bu sektörü tekeline almasını da istemiyoruz. Ancak gazetecilik meslek ahlakının korunması gerekiyor. İlkeli, sorumlu ve duruş sahibi haberciliğin yaşatılması şart. Basın İlan Kurumu’nun da bu noktada önemli bir sorumluluğu bulunuyor. Doğru haberciliği teşvik etmek, mesleğin saygınlığını korumak ve toplumun doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak her şeyden daha önemli diye düşünüyorum. Yerel basın bugün zaten başta ekonomik sorunlar olmak üzere birçok zorlukla mücadele ediyor. Bir de buna gazeteciliğin sorumluluğunu kavrayamayan insanların sektörde çoğalması eklenirse, bundan sadece gazeteciler ve gazetecilik mesleği etkilenmez…

Hülasa, Malatya’daki toplantı bu yönüyle oldukça verimli geçti. Sorunlar açık yüreklilikle konuşuldu, öneriler dile getirildi ve sektörün geleceğine dair önemli değerlendirmeler yapıldı. Temennimiz, bu görüşmelerin sadece toplantı salonlarında kalmaması ve yerel basınının daha güçlü, daha ilkeli ve daha saygın bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamasıdır. Çünkü gazetecilik; bir internet sitesi açıp birkaç haber paylaşmaktan ibaret değildir. Gazetecilik emek ister, birikim ister, sorumluluk ister. En önemlisi de ahlak ister. Malatya’daki toplantıda dile getirilen görüşlerin ortak noktası da buydu. Basını yaşatmak kadar, gazeteciliğin itibarını ve güvenilirliğini korumak da önemli. Aksi halde resmi ilan alan kurumların sayısı artabilir ama gerçek anlamda gazetecilik yapanların sayısı azalır…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Taner Karabal Arşivi

Siyasette perde arkası kaynıyor!

02 Nisan 2026 Perşembe 13:17

ELEŞTİRİYE TAMAM, KÜFRE HAYIR!

06 Ekim 2025 Pazartesi 14:00