İKTİDAR İNSANLARA YAPTIKLARI HİZMETLERİ ANLATMALIDIR

Hep aklımdadır bu konuyu yazayım diye geçerdi.. Bugüne nasip oldu. Yıllardır sosyal medyayı aktif kullanan birisi olarak, zaman zaman yapılan sokak röportajlarında insanlarımızın yaptıkları açıklamalar beni hayretler içerisinde bırakmaktadır. Hatta tekrar tekrar seyrederim. Acaba yanlış mı

anladım! diye. Doğru anladığıma karar verdikten sonra, hayretler içerisinde kalırım.

Röportajı yapan şahıslar çeşitli konularda insanlara sorular yöneltiyorlar. Bu zaman içerisinde İktidarın hizmetlerine yönelik konuları da soruyorlar. Bazı söyleşilerde bulunan bireyler, öyle cevaplar veriyorlar ki, hayret etmemek mümkün değil.

Yapılan hizmetleri beğenmiyorlar. O, hizmetin önceden hiç olmadığı kendilerine hatırlatılınca, ha öyle mi? Diyerek bir garip açıklama yapıyorlar. Anlaşılan kimilerini iktidar dünyanın en güzel hizmetlerini de yerine getirse, memnun edemeyecek! Anladık memnun olmamaları hizmet açısından değil. Kimilerine göre sadece iktidara karşı olma mantığından kaynaklanıyor. Bir iktidar hazımsızlığı var. O nedenle yapılan hiç bir şeyi beğenmiyorlar.

Bazen beğenilen ve de çok övgü ile yapılan hizmetleri de iktidara değil, başka bir siyasi oluşuma, lidere mal ediyorlar. Sanki o yapılan hizmeti mevcut iktidar yapmamış. O siyasi oluşum yapmış diye göklere çıkarıyorlar. Sonunda o, hizmetin de mevcut iktidar tarafından yapıldığını öğrenince dudak büküyorlar! Haa. öyle mi? Diye hayrete düşüyorlar... Yine takdir etmiyorlar.

Bu nasıl bir kafadır? Nasıl bir görmemezlik durumu dur? Nasıl bir anlayıştır! Anlamış değilim...

Marmaray çok güzel bir hizmettir. Deyip göklere çıkarıyorlar. Soru soran kişinin Marmara'yı Yapan kişi olarak başkasının ismini, röportaj yaptığı şahsa yanlış bir bilgi ile zikrettikten sonra, o insan bu yanlış bilgideki verilen ismi takdir eder, ona iltifat eder. İşin aslını öğrenip bu hizmeti yapanın Mevcut iktidarın olduğu gerçeği karşısından dudak bükmeler! Yalandan dahi olsa bilmiyordum, demeler... Küçümsemeler başlar. Hatta benim vergimle yaptı diye, savuşturmalar olur...

Yapılan tüm hizmetleri görmezden gelen her hizmete bir kulp bulan, en iyisini bile yapsanız mutlaka bahane ve eksik arayan bu zihniyete ne yapsanız anlatamazsınız. O anladığı gibi yorumlamaya devam eder...

Ülkenin gelişmişliğini görmezden gelirler... Kişi başına düşen milli gelirin nasıl alım gücünü yükselttiğini anlamazlar. Sokaklarda ve caddelerde park edilemeyecek kadar sayısal açıdan çoğunluğa sahip otomobilleri insanların nasıl aldığını görmezler. Dev hasta haneleri, sağlık hizmetlerini, yolları, köprüleri, hızlı trenleri, hava alanlarını, deprem konutlarını,

kentsel dönüşüm olaylarını, açılan üniversiteleri, elde edilen ihracat rakamlarını, zaten bu tür adamlara anlatamazsın! Savunma Sanayi, kendi silahını kendin yapma gerçekleri umurunda değildir. Her yıl Üniversiteler açılırken yaşanan yurt sıkıntısını unuttular. Bugün Dünyada bir milyon üzerinde yatağa sahip bir hizmet oluşturulmuştur. Görmezler...

Eee, ne yapalım şimdi gel de bu insanlarla, Devletine bağlı, Vatanını seven, yapılan hizmetleri gören, takdir eden, Milletinin gelişmesinden huzur duyan insanların oyları ile; gözlerinin önündeki hizmetleri görmeyen, hatta o güzel hizmeti bir başkasının yaptığını sanan, çöp çukur hizmet anlayışından şikayetçi olmayan, insanın oyu, aynı olmaktadır. Dünyada en zor, en acı şey insana gerçeği öğretme çabasıdır. Dünyadaki tüm eğitim sistemlerinin amacı insana gerçeği öğretmektir. Onu gözü ile görerek teyit etme gayretidir.

Bütün bunlara rağmen bu yapılan hizmetleri takdir eden, yapanlara dua eden, Devletinin, yanında olan, Vatanının bu hizmetler ile güçlenmesinden keyif alan, coğrafyasına bağlı olan Milletini yürekten seven, tüm Halkımızdan Allah razı olsun...

Parlamenter sistemin, sadece şahsın oyuna pamuk ipliği ile bağlı bir sistem olduğu gerçeğidir. Evet oy güzel, seçmenin iradesi güzel. Seçim yapmak güzel. Ancak seçmenin bu kadar göremez olması ve yapılan hizmetlere sırtını dönmesi kabul edilecek bir şey değildir. En azından yapılan şey güzel. Ancak bana göre şöyle şöyle eksikleri var deseler, ona da razı olacağız. Öyle olmuyor. Ne yaptı ki? Sorusu can yakıyor...

İnsanlara bu gerçekleri yeteri kadar anlatmak gerekir. Bunu yapmak bir görev olmalıdır. Senelerdir İstanbul'da ya da başka şehirlerde yerel yönetimler yaptıkları ya da yapmak istedikleri işlerin reklamını her alanda insanların gözünün içine sokma yarışındalar. Demek ki, insanımız böyle daha iyi anlıyor. Bu bana göre algılamada yapılacak en önemli hizmettir... Yoksa insanlar sizin yaptığınız hizmetleri bile, başkalarına mal edebilirler... Yaptığınız hizmetleri Millete anlatmanın yollarını arayın. Anlamak istemeyenlere ise, zaten sözümüz yoktur...

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Orhan Arslan Arşivi

Millet Yeri Geldiğinde Tercihini Yapar

03 Ağustos 2026 Pazartesi 10:08

Belediyelerin duyarsızlığı

27 Temmuz 2026 Pazartesi 09:27

NATO TOPLANTISI:FİFADAN SKANDAL KARAR

07 Temmuz 2026 Salı 09:29

Yaşadığım şehrin sokakları

22 Haziran 2026 Pazartesi 09:16

Başarının temeli çalışmaktır

15 Haziran 2026 Pazartesi 09:29

GENÇLER AYDINLIK YOLUN YOLCUSU OLMALIDIR

08 Haziran 2026 Pazartesi 09:16

Bayram yardım seferberliği

01 Haziran 2026 Pazartesi 09:13