Ahmet Hasdemir
LAF SAHİBİNDEN ÇOĞALIR
Bazı sözler vardır, söylendiği yerde kalır. Bazıları ise sahibinin elinden çıktığı anda büyümeye başlar.
Geçenlerde büyük ölçekli işler yapan bir iş insanı arkadaşımın sosyal medya paylaşımına rastladım. Şehirde firması hakkında dolaşan bazı olumsuz söylentilere cevap verme ihtiyacı hissetmiş; bunların gerçeği yansıtmadığını, işlerinin güçlü biçimde devam ettiğini anlatan bir açıklama yapmıştı.
Okurken aklımdan tek bir cümle geçti:
“Laf sahibinden çoğalır.”
Nitekim öyle oldu.
Paylaşımın hemen ardından, zaten pusuda bekleyen bazı sosyal medya sayfaları “destek” adına peş peşe yazmaya başladılar. Firmanın büyüklüğü, yaptığı projeler, inşaat alanları, konut sayıları anlatıldı. “Sivas’ta yükselen firmalara sahip çıkalım” başlıklarıyla, belki de hiç kimsenin farkında olmadığı bir söylenti, binlerce insanın önüne taşındı.
İşte insan bazen kendisini savunayım derken, savunmak istediği şeyin daha fazla konuşulmasına sebep oluyor.
Oysa iş hayatında da özel hayatta da asıl maharet, her söze cevap vermek değil; hangi sözü duymazdan geleceğini bilmektir.
Bir söz ağızdan çıktığında, artık sizin sözünüz olmaktan çıkar. Birinin kulağına gider, başka birinin diline düşer. Üzerine biraz abartı, biraz yorum, biraz da kötü niyet eklenir. Sonunda ilk söylendiği hâliyle ilgisi kalmaz.
Bu yüzden bazı meselelerde en doğru cevap, cevap vermemektir.
İnsan bazen içini dökerse rahatlayacağını sanır. Oysa bazı dertler anlatıldıkça küçülmez; aksine büyür. Hele sosyal medyada bir açıklama yaptığınızda, sözünüzün nereye kadar gideceğini artık siz belirleyemezsiniz.
Bir de iyi niyetli görünenler vardır.
Sözüm ona destek olurlar ama aslında lafı yeniden dolaşıma sokarlar. “Sahip çıkalım” derken, belki de sahibinin hiç istemediği bir gündemi daha da büyütürler.
Hele iş dünyasında, insanın en güçlü cevabı çoğu zaman kendi yaptığı iştir. Bir şirketin gücünü ilanlar değil; ortaya koyduğu eserler, yaptığı yatırımlar, oluşturduğu istihdam ve yıllar içinde kazandığı güven gösterir.
Bu yüzden hakkında konuşulan her söze cevap yetiştirmek yerine, işine bakmak bazen yapılabilecek en akıllıca şeydir.
Çünkü itibar, bir açıklamayla kazanılmadığı gibi bir söylentiyle de kaybedilmez. Asıl ölçü, zamanın önüne koyduğu tablodur.
Zaman, kimin ne söylediğinden çok kimin ne yaptığına bakar.
Bırakın sözler dolaşsın; gerçek yerinde durur.
Günün sonunda insanı savunacak olan, kendi anlattıkları değil; geride bıraktığı işlerdir.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.