Sevtap Haspolat
ETKİN ÖZGÜN VE MUHALİF BİR BAKIŞA İHTİYAÇ VAR
İnsanı yaşam süresince ayakta tutan ve ona motivasyon sağlayan en önemli şey inancı ve idealleridir. İnanç ve ideal ikisi birlikte yaşamı şekillendirirse o zaman insan iki kanatlı kuş misali yoluna sağlıklı bir şekilde devam edebilir. Önüne çıkan engelleri aşabilir. Zorluklara göğüs gerebilir. Doğru yol arkadaşları edinebilir. Birey olmaktan çıkıp sosyal olana yönelebilir. Yaptığı fedakarlıkları vefa duygusu ile harmanlayıp çevresine ışık saçabilir. Adeta bir ayna gibi kendi yansımaları ile birlikte başka yansımaları daha net görebilir.
İnanç yürekte başladığına göre zihindeki ideallere ulaştıracak olan eylemde yine yürekten ve zihinden başlar.
Toplumun içinde yaşayan bir birey olarak bireysel kalmanın ötesinde sorumluluk bilincinde hareket etmek bizim genlerimizde var. Kendi kişisel yaşam hikayeme baktığımda ben bunu görüyorum. Bu sorumluluğumu da aile içinde ve sosyal alanda canlı tutmaya gayret ediyorum. Bu çaba beni yeri gelince paylaşmaya, konuşmaya, sevmeye yeri gelince de tepkiye, sorgulamaya, başkaldırıya yöneltiyor. Söylenmeye değil söylemeye, mış gibi yapmaya değil yumruğu masaya vurmaya kadar götürüyor. Böyle düşündüğüm için de bir kadın olarak evde oturmanın ve aileme zaman ayırmanın ötesinde toplumsal olayları düşünmeye ve duyarlı olmaya, sorunlar karşısında da çözümler üretmeye çalışıyorum. Bu çabam beni bazen bir sivil toplum örgütünde farkındalık çalışmaları içinde olmama, bazen bir siyasi partide görev almama, bazen de bir gazetede yazılar yazmama yöneltiyor. Bundan da büyük bir mutluluk duyuyorum. Tabi her şey istediğim gibi gitmese de mücadele beni diri tutuyor. Tecrübeler yıpratsa da olgunlaştırıyor.
Uzun zamandır gazete de ki yazılarımda genel anlatımlarla birbirinden farklı konulara değinerek kendime ait bir üslup oluşturmaya çalıştım. Çok fazla siyasi yorumlar yapmadım. Ama siyasetin ve politikanın toplumumuzdaki karşılığının dinamik olmasından dolayı bu alanla ilgili daha fazla yazmanın ve konuşmanın gerekli olduğunu düşündüm. Kitleleri çok fazla meşgul eden yerel, ulusal ve uluslararası gündem karşısında ideallerim ekseninde içinden geçtiğimiz sürece dair düşüncelerimi yazmamın bugün için çok önemli bir sorumluluk olduğunu anladım. Dolayısıyla bu düşünceden hareketle bundan sonra kendi politik düşüncelerim ekseninde güncel siyasi değerlendirmeler, daha fazla yapmaya başlayacağım.
Siyasetin şekillendirdiği bir toplumda bunun dışında kalmak ve söz söylememek bizi kitleler nazarında değersiz kılacaktır. Toplumdan uzaklaştıracaktır. Pasif bir bireye ve etkisiz bir gruba, siyasi partiye ve dünya görüşüne dönüştürecektir.
Dinamik bir toplum olmanın yolunun muhalefetten geçtiğini düşünenlerdenim. Yönetenleri ve toplumu dizayn etmek isteyenleri muhalif bir bakıştan mahrum etmemek gerekiyor. Bunun içinde etkin ve özgün bir yaklaşımla her meselede söz söyleyebilecek ve çözüm üretebilecek bir anlayışa ihtiyaç var. İnsanın bir beşer olduğunu ve hata yapma olasılığını unutmamamız gerekiyor. Adaletin, mülkün temeli olduğu prensibinin unutulmaması ve unutturulmaması gerekiyor. Unutanlara karşı bir Zülfikar olduğunu hatırlatmak gerekiyor. Hak, adalet ve özgürlüğü temel alan bir anlayışın sadece bu coğrafyaya değil tüm dünyaya barış getireceğinin bilincinde hareket ederek toplumsal hoşgörü, birlik ve beraberliği yakalamamız gerekiyor. Hep itaat eden bir toplum sadece kendini yok etmekle kalmaz, kendini yöneten insanları da yok eder. Yanlışa sürükler. Yanlış düşünce ve davranışlarından dolayı eleştirilmeyen anlayış, zamanla kendini mutlak güç zannederek zulüm yapmaya başlar. Bu yüzden muhalif bakış, eleştiri ve demokratik tepkisellik her zaman kitleleri de kitleri yönetenleri de düzeltmek için elzemdir. Hayati önem taşır. Küçük te olsa çorbada tuz olmak, çorbanın kıvama gelmesine ve sosyal barışın oluşmasına katkı adına çok kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum.
Sonbahar mevsiminin, şehrimiz ülkemiz coğrafyamız ve dünyamız adına esenlikler getirmesini diliyorum. Tüm kirlerden, haksızlıklardan, yolsuzluklardan arınmaya vesile olmasını ümit ediyorum.
Daha adil ve daha özgür bir dünya için mücadeleye devam.
Selam ve saygılar sunuyorum.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.