Sevtap Haspolat

Sevtap Haspolat

ELEŞTİREL DÜŞÜNMEK 2 Eleştirel Düşünmenin Kazandırdıkları

Geçen hafta eleştirel düşünme üzerine bir giriş yapmış ve eleştirel düşünceye neden ihtiyacımız olduğuna dair düşüncelerimizi siz değerli okurlarımla paylaşmıştım. Bu haftaki yazımda ise eleştirel düşünmenin bizlere neler kazandırdığına dair düşüncelerimi ifade etmeye çalışacağım.
Eleştirel düşünme, düşünme yapımızı daha dinamik tutması açısından önemlidir. Eleştirel bakış açısı bize direkt kabul veya direkt reddetmeyi değil de bir süreç içinde hareket etmeyi öğretir. Yani önyargıyı değil objektif bir değerlendirmeyi öncelemeyi ister.
Eleştirel düşünme, düşünme yapımızı pozitif olarak etkiler. Bizleri duygusallıktan uzak tutarak karar verme süreçlerinde bilgi ve gözleme dayalı bir yaklaşımla daha doğru karar almamıza yardımcı olur. Kendi gözlemlediğimiz, okuduğumuz, deneyimlediğimiz durumlar karşısında çevresel faktörleri de görmemizi, değişik kaynaklardan veri alabilmemiz gerektiğini öğretir.
Eleştirel düşünme, bilinçli bir tercih için ufuk açıcı alternatif bakış açıları sunar. Doğru ve mantıklı bir sonuca varmak için bir olayın, bir yazının, bir konunun artı ve eksi yönlerini bilmemiz gerektiğini öğretir. Bilinç seviyemizi artırır.
Eleştirel düşünme, bizi biz yapar. Başkaları tarafından kullanılmanın, başkalarının kölesi olmanın önünü kapatır. Çünkü düşünen aklını kiraya vermez. Eleştirel düşünen asla başkasının kuklası olmaz.
Bizler düşünmenin özellikle de eleştirel düşünmenin farkına vardığımız anda onun bizde oluşturduğu sinerjiyi daha iyi hissederiz. Düşünmenin bizi güçlü ve farklı yaptığını daha net anlarız. Kendimizdeki bu farklılıkla beraber, çevremizdeki insanların da bu farkı gördüğünde, bize bakışlarının değiştiğini gözlemleriz. Düşünme, eleştirel düşünme ve buna bağlı oluşan düşünsel söylemlerimizle birlikte sosyal anlamda daha saygın bir konuma yükselmiş oluruz.
Sonuç olarak, sıradan olmak istemeyen her bir insanın eleştirel bir düşünce içinde olması kaçınılmazdır. Hepimizin eleştirel düşünmeye ihtiyacı vardır. Bireysel ve toplumsal gelişimimiz bir anlamda buna bağlıdır dersek abartmış olmayız.
Gerek bireysel yaşamımızda gerekse kamusal alanda karşılaştığımız sorunların temelinde düşünmemek, düşünmeden hareket etmek özellikle de eleştirel düşünmeden uzaklaşmak yatmaktadır. İlişkilerimizin düzene girmesini, iş ve sosyal hayatta doğru kararlar vermek istiyorsak eleştirel düşünmeye dünden daha fazla ihtiyacımız var.
Yüz yüze iletişimin zayıfladığı, bilgi ve haber akışının hızlandığı, doğru ile yalanın birbirine karıştığı, dijital dünyanın bizi sarmaladığı ve kuşattığı sanal bir ortamda eleştirel düşünmeye dünden daha fazla ihtiyacımız var.
Sorunların arttığı, insanların basit meselelerden dolayı birbirini dinlemeden yüzeysel yaklaşımlarla, sorunlarına çözüm üretemeyip çıkış yolu bulamadığı bir zamanda eleştirel düşünmeye dünden daha fazla ihtiyacımız var.
Birlikte yaşama ve birbirine tahammül etme ortamlarının azaldığı dönemlerden geçiyoruz. Şehrimizde, bölgemizde, coğrafyamızda ve tüm dünya da toplumsal barış, huzur ve özgürlük azalıyor. Barışa, sevgiye, mutluluğa daha fazla ihtiyacımız var. Medeni, adaletli ve özgürlükçü bir atmosferin oluşması için de eleştirel düşünmeye dünden daha fazla ihtiyacımız var.
Çeşitli reklamlar ile aldatılabileceğimizi ve maddi zarara uğrayabileceğimizi, sahte ürün önerileri ile sağlığımızı yitirebileceğimizi, yalan haberlerle ve iftiralarla aile hayatımızın parçalanabileceğini, gazete ve sosyal medyadaki bir cümle, bir görüntü ile itibarımızın yok edilebileceğini, düşünmeden, analiz etmeden bir duyum üzerine bir cinayet işlenebileceğini, bütüncül bir okuma ve dinleme yapmadan bir fikir ve bilim insanını değersiz sayılabileceğini unutmamalıyız. Tüm bunların altında yatan sebebin ise eleştirel düşünceden uzaklaşmak olduğunu da asla unutmamalıyız.
Varlık nedenimiz olan düşünmenin, bizi farklı ve değerli kılacak olan eleştirel düşünmenin hayatımızdan hiç çıkmamasını diliyorum.
Yaşasın düşünme, yaşasın eleştirel düşünme.
Selam ve saygılarımla.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Sevtap Haspolat Arşivi

ENDİŞE VE UMUT

16 Aralık 2025 Salı 10:32

İHMALKARLIK ve ÖTELEMEK

11 Aralık 2025 Perşembe 14:25

HÜZÜN İLE SEVİNÇ ARASINDAKİ ÇIKARIMLARIM

03 Aralık 2025 Çarşamba 09:43

ARINMAK

27 Kasım 2025 Perşembe 12:03

NE KADAR GÖRÜYORUZ?

14 Kasım 2025 Cuma 11:00

SOSYAL MESAFE

05 Kasım 2025 Çarşamba 13:39

TARAF OLMAK…

29 Ekim 2025 Çarşamba 13:59

KAÇMALIYIZ BENCE

21 Ekim 2025 Salı 10:15