Dün; sabah yakınına kadar 15 Temmuz belgeseli seyrettim.
Güzel hazırlanmış, etkili bir metin dili kullanılmıştı.
Daha önce de parça parça defalarca gördüğüm, seyrettiğim halde, ilk kez görüyormuşum gibi yine ve yeniden, gözyaşlarımı tutamadım.
Göre göre ölüme koşan yiğitler.
Elleri öpülesi şehit anneleri,
Minnettar olacağımız gaziler...
Ve bunlara ait, çok acıklı hikâyeleri vardı.
Bunca etkileyici bu belgeselde tek hoşuma gitmeyen şey
"Demokrasi şehitleri" sözüydü.
Maalesef, Devlet erkânının da sık sık telaffuz ettiği bu yakıştırmayı, ilk kim söyledi bilmem ama dilerim son olur.
Zira o gün;
Sürünen, yürüyen, koşan kim varsa hepsi vatan içindi.
Meydanlara çıkan vatan için çıktı.
Kurşun yiyen vatan için yedi,
Ve
Gaziler uzuvlarından, şehitler canlarından vatan için vazgeçtiler...
Demokrasi uğruna bir adım atmayacak on binlerce insan, kurşunlara koştu o gün.
Zira Vatan sevgisi imandan idi.
Ve
İmanlı yürekler Vatanları için ölüme kanatlandılar.
Ağızların kirli sakızı "Demokrasi" umurlarında bile değildi.
Zira demokrasi bizim değil;
Olsa olsa; makarnacı diye küçümsedikleri insanlar ölüme koşarken, makarna stoklamak için marketlere hücum eden laikusların nakaratı olabilir.
O da tabi, kendi istedikleri gibi olursa.
Değilse, babaları olsa tanımazlar.
Vatan gibi aziz ve mübarek mefhumu;
Demokrasi gibi bir sünepeyle takas edip de; şehitleri mezarlarında kıvrandırmayın olur mu?
Lütfen...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.