Sevtap Haspolat
İYİLİĞİN İYİLEŞTİRİCİ GÜCÜ
Belirli bir zaman dilimi içinde, bütün canlılar için yaratıcı tarafından tanımlanmış bir hayatı yaşıyoruz. Bulunduğumuz fiziksel konumda, kendimize ait oluşturduğumuz dünyamızda, kocaman bir evren içinde, evrenin küçük bir parçası ama bize göre büyük olan gezegenimizde ömrümüzü devam ettiriyoruz.
Zaman su gibi akıp gidiyor. Bu gidişatın akışına kendini bırakan canlı ve cansız herkes, inişler ve çıkışlarla, sağa ve sola dönüşlerle, yalpalanma ve dalgalanmalarla, hareketlilik ve durağanlıklarla birlikte varılması gereken yere istemli veya istemsiz bir şekilde sürükleniyor. Bu sürükleniş içinde, irade ortaya koyabilen canlılar ancak ulaşılmak istenilen sonucu değiştirme imkânı elde edebiliyorlar. Aksi halde bir irade konulmadığında sonucu değiştirme imkânı elde etmek mümkün gözükmüyor. Gidişatla ilgili bir sonuç bekliyorsak eğer bunun için atılması gereken birtakım şeylerin olduğunu da bilmemiz gerekiyor.
Aslında bizi biz yapan en önemli şey, bir irade sonucunda oluşan bir iyilik düşüncesi ve bu düşüncenin hayata yansıyan tarafı olan eylemselliktir.
Bir iyilik, iyileştirici bir düşünce ancak aksiyona dönüşebildiği oranda karşılık bulur. Yoksa tam tersi olan kötülük olgusu kendini sahneletir.
Ben her zaman iyileştirici olan düşünceleri öncelemiş ve hayatın içinde iyileştirici olan fikirlere ve önerilere sarılmaya çalışmışımdır. Beni nelerin iyileştirebileceğine dair biraz beyin fırtınası yaptığımda ortaya çıkan fikirlerin, bireysel ve sosyal hayatımdaki katkılarını görünce bu duruma çok şaşırdım. Bir o kadar da mutlu oldum.
Bu günkü yazımda, kendi kendime beni neler iyileştirir sorusunu sorarak cevap aradığım sonrasında da bu iyileştirici unsurları gerçekleştirdiğim ve sonuçlarından memnun olduğum iyileştirici fikirleri siz değerli okurlarımla paylaşmak istedim. Benim elde ettiğim sonucu ve iyileştirici gücü sizde deneyerek elde edebilirisiniz.
Ne zaman mevsiminde üretilen, doğal olan ve tarlada üretilen sağlıklı besinler almaya başlasam, bunların beni beklemediğim şekilde iyileştirdiğine şahit oldum. Pişiriminden tüketimine kadar her aşaması ayrı bir zevk verdi. Doğal ürünleri bulmaya ve üreticiyi desteklemeye devam edeceğim. Bu konudaki mottom; besinlerin sağlıklı olanı iyileştirir.
Sınırların belirlenmesinin ve herkes içinde konulmasının ne kadar önemli olduğuna şahit oldum. Ülkeler için, toplumlar için, şahıslar için mutlaka sınırlar olması gerekir. Yazılı veya sözlü fark etmez. Sınırlar mesafeyi belirler ve muhataplarını korurlar. Sınırın olmadığı yerde mutlaka ihlaller vardır. Sınır ve mesafe koymak beni ve sevdiklerimi her zaman korudu. Benim içim iyileştirici bir etken oldu. Bu konudaki mottom; sınır ve mesafe koymak iyileştirir.
Dün yanımdan geçen küçük kız bir kahkaha attı. İnanılmaz enerji doluydu. Onun kahkahası beni etkiledi. Onun neşesi karşısında ben de kahkaha atarak güldüm. Eve gidince oğlumla diyalogda komik bir durum oldu. Bende biraz abartarak içten bir kahkaha attım. Herkes şaşırdı ve evde herkes bu duruma güldü. Bir kitapta okumuştum, gülmek bulaşıcıdır diye. Gerçekten de doğruymuş. Bu kahkaha bana da evdekilere de iyi geldi. Günün stresini üzerimizden aldı. Bu konudaki mottom; gülmek ve kahkaha atmak iyileştirir.
Bir şeye bağlanmak ve onda anlam bulmak çok özel bir durum. Kimimiz bir eşyaya kimimiz ise bir canlıya karşı bir bağ kurmak isteriz. Bazen karşılık bulur bu istek, bazen de karşılık bulmaz. Bağ kurma isteği insani bir duygu olmakla birlikte cana can katan bir yaklaşım aslında. Bağ kurduğumuz kaç kişi var acaba etrafımızda. Can bulduğumuz kimler var yanı başımızda. Canım yandığımda ve üzüldüğümde her zaman yanımda bulduğum canların bağı bana hep iyi gelmiştir. Bu konudaki mottom; bağ kurmak ve bağlanmak iyileştirir.
Yollar uzun olsa da yollar gurbeti çağrıştırsa da yolculuk hep bir kavuşma ve özlemi anımsatmıştır bana. Otobüsün cam kenarında oturmuş, ilçemin tozlu yollarında anneciğime kavuşmanın heyecanı içinde gün batımını seyrederken, dönüşte kara trenin kompartmanında güneşin doğuşunu izlemek ayrı bir güzellik olmuştu benim için. Çocukluğumdan itibaren seyahat etmek beni farklı dünyalara götürür ve hep bana iyi gelirdi. Bugün olmuş halen seyahat etmek denilince çok heyecanlanırım. Bu konudaki mottom; yola çıkma düşüncesi ve seyahat etmek iyileştirir.
Daha çok şey var beni iyileştiren. Sizleri de iyileştirecek olan. Detaylandırmadan bir cümle içinde belirterek yazımı sonlandırmak istiyorum. Mesela; nezaketli ve kibar olmak, hareket etmek, gözlem yapmak ve yazmak, şarkı söylemek ve müzik dinlemek, tek başımıza doğada yürüyüşe çıkmak, sevdiklerimize sarılmak, bazı şeyleri zamana bırakmak, fıkra anlatmak, hıçkıra hıçkıra ağlamak. İşte bunlar bize iyi gelecek şeylerden bazıları. Bunlara sizlerde ekleme yapabilirsiniz. Kendinize iyi gelecek ve sizi iyileştirici konular bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Yeter iyilik isteği önceliğiniz olsun. Bu düşünce ve istek bile size iyi gelecek ve sizi iyileştirecektir.
İyiliğiniz çok olsun. Her zaman iyilerden olun.
Selam ve saygılarımla.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.