SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN SORUMLULUĞU

Modern hayat dediğimiz sosyal hayatın gerçeği insanın yaşama şartlarına değişik anlamlar yükler. Bazen kendi sesinizi, kendi fikrinizi, kendi düşüncenizi ifade etmeniz için, örgütlü bir yapılanmaya gitmeniz gerekir. Bu günün hayat şartlarında bunun örgütlü bir dayanışmaya dönmüş hali, sivil toplum örgütleridir. Bu yapılanmalar birlikteliği ortak düşünceyi, bazı alanlarda fikir üretmeyi, ortak paydada buluşmayı amaçlayan insanlardan oluşan bir kurumdur.

Bu örgütlenmeler ileride daha da güçlenerek Devlet idaresinde görev alan insanlara yol gösterici, uyarıcı olma görevlerini de üzerlerine alırlar. Bu konuda çalışmalar yaparlar. Hatta mitingler, yürüyüşler düzenlerler. Burada ölçü şu olmalıdır. Asla Devletin düzenini sağlayan kolluk güçlerine karşı, çatışma ortamına girmekten uzak kalınmalıdır. İstek ve temenniler makul ölçülerde düşünce özgürlüğüne dayanılarak ifade edilmelidir. Böylece kendi fikirlerine göre yanlış olduğuna inandıkları uygulamaların kaldırılmasını talep edebilirler. Onun yerine yine kendi düşüncelerine göre olması gereken uygulamaları net örneklerle anlatarak, karşı tarafı ikna etmeye çaba gösterirler. Bu tür eylemler bazen hak arama, bir şeyi talep etme, bir şeyi engellemeye yönelik eylemleri oluşturabilir. Amma bu eylemler kamu düzenini bozmak, ortalığı yakıp yıkmak, kolluk güçleri ile çatışmaya girmek şeklinde asla olmamalıdır. O zaman bu sivil toplum örgütlerinin amaçları, yaptıkları eylemler, tartışılır hale gelir...

Her yıl bir mayıs kutlamalarında bazı olumsuz örnekleri görmeye devam ediyoruz... Bu durum yürekler acısı bir durumdur...

Devlet karşılıklı anlayışa dayalı bu tür girişimlerden rahatsız olmaz. Ancak kamu düzenini bozucu olayların olmasını da engellemek zorundadır. Yani bir şeyi istiyorum, bir şeye karşıyım diyerek eylem ve yürüyüş yaparken temel amaç kamu düzenini korumak olmalıdır. Yoksa yakarak, yıkarak, kavga ederek hak aranmaz... Aranmamalıdır...

Sivil toplum örgütleri toplumu aydınlatıcı çalışmaların her türünde yer Alabilir. Konferanslar, seminerler, çalıştaylar, sempozyumlar yapabilir... Toplumu aydınlatmak adına afiş, TV yayınları, reklam amaçlı yapımları devreye sokabilir. Bütün bunlar yapılırken Sivil toplum örgütlerine gönüllü olarak çalışan insanlar müthiş bir özveride bulunurlar. Zamanlarının enerjilerinin çoğunu bu yolda harcarlar. Kimi zaman bu sivil toplum örgütünün taşıdığı değerler, fikirler, eylemler nedeni ile sıkıntılı günler yaşarlar. Evinden, ailesinden hatta iş hayatından fedakarlık ederler. Bu küçümsenmeyecek bir çaba ve gayrettir. Bir gün zamanı gelir bu görevleri yeni insanlar devrederler. Çünkü görev dağılımı, görev değişimi şarttır. Yeni ve daha güçlü bir enerji gerektirir. Bu durumda olan insanlar yeni bir heves, yeni bir azimle o örgütte çalışmaya başlarlar...

Özelde bizim fikir yapısına sahip olan, yakın olan, sivil toplum örgütleri insani ilişkilerde daha dikkatli olmalıdır. Amaç insan kazanmaktır. İnsanı küstürmek değildir. Evet fedakarlık isteyen bu yapılanmalarda; kendilerinden önce emek vermiş insanların yad edilmesi gerekmez mi? Bugün siyasi örgütlenmelerde sivil toplum açısından en çok şikayet edilen konu nedir? Derler ki; siyasiler bizi hiç dinlemiyor, bizi görmemezlikten geliyor, bir selamı bile çok görüyor... O halde bu tür sivil toplum örgütlerinde bulunan dostlarımız, bu şiakyet etdikleri konuma düşmemek adına gayret göstermelidirler. MAKAMLAR GELİP GEÇİCİDİR... Aslolan insandır. Baki kalan ise; Bu kubbede; hoş bir sedadır...

Bu dostların unutmaması gereken en baştaki görevlerinden bir tanesi eskiden bu yapılanmaya çok zor zamanlarda destek vermiş, hatta büyük fedakarlıklarda bulunmuş kendilerinden önce bu davaya hizmet etmiş insanları ara sıra aramak, selam vermektir. Onları bazı etkinliklerinize davet etmek gibi bir nezaket kuralı olduğunu bilmeleri gerekir. Öyle ye sizler çok ağır sorumluluk taşıyan bir yükün altına girdiniz. Unutmayın o yükün belki de daha ağırını sizden önceki görev alan dostlarınız yapmış olabilir. Bu özeni üzülerek ifade edeyim bizim insanımızda görmek çok imkan dahilinde değildir. Bu çok üzücü bir durumdur.

Eskiden görev yapan insanları üzer... Şevklerini kırar...

Oysa bu sivil toplum örgütlerinde senelerce aktif görev yapmış olan Rahmetli MEHMET AKİF İNAN beyin şöyle bir değerlendirmesi vardır.'' ; "Bütün giysileri yırtsak yeridir, Yeter bize vefa elbiseleri."— Mehmet Akif İnan

Şimdi rahmetlik Üstadı da çileden çıkaran ve bir şiirin dizelerine dökülen bu serzenişi ne kadar doğrudur. Ben buna defadan şahit oldum. Rahmetlik Eğitim Bir Sen sendikasını kurma görevini bize verince üç senelik çalışmamız neticesinde yüz tane bile üye bulamamıştık. Üstelik genel kurula katılım sağlanması için ne kadar gayret göstermiştik. Mütevazi sendika binamızı kendi topladığımız üye aidatları ile ayakta tutmaya çalışmıştık... Şimdi, bakıyorum da; nerden nereye...

İşte bizim sivil toplum örgütlerinde canhıraş bir şekilde çalışan ve gayret eden insanlarımızın o sivil toplum örgütünde senelerce yönetiminde ve icra heyeti başkanlığında görev yapmasına karşılık, herhangi bir etkinliğe davet edilmemesi, görmezden gelinmesi ne kadar acı bir durumdur. Oysa HZ. Peygamberin vefalı olmak adına bir sürü uyarısı vardır. Bu kadar mukaddes bir davayı omuzlayan insanların bu basit kuralı görmemeleri daha da acıdır...

İslam Tarihinde bir sıralama vardır. Mekke döneminde müslüman olanlar, Medine döneminde müslüman olanlar, Bedir savaşından önce müslüman olanlar, uhud savaşından sonra müslüman olanlar... Diye sıralanır... Yan, Peygamberimiz bu konuya ne kadar özen göstermiştir. Hatırlatmak istedim...

BÜTÜN GİYSİLERİ YIRTSAK YERİDİR , YETER BİZE VEFA ELBİSELERİ...

MEHMET AKİF İNAN

"Kuşkusuz ahde güzel bir şekilde vefâ göstermek îmandandır" (Hâkim, Müstedrek, I, 62).

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Orhan Arslan Arşivi

Savaş Gerçeği Ekonomik Ortamı Etkiledi

06 Nisan 2026 Pazartesi 09:04

Gücünüz varsa sözünüz dinlenir

30 Mart 2026 Pazartesi 09:29

BAYRAM BAYRAMDIR

15 Mart 2026 Pazar 11:46

BATILI DEVLETLERİN GERÇEK YÜZÜ

02 Mart 2026 Pazartesi 15:30

Dini eğitim birilerini neden rahatsız eder

23 Şubat 2026 Pazartesi 10:03