Orhan Arslan
Bu gerçeği asla unutmayalım
Son yaşanan olayları gösterdi ki, dünyada Müslüman Türk kavmine mensup devletler pek sevilmiyor. Batı ve Haçlı zihniyeti tarafından hep ötelenmek isteniyor. Her zaman göz önünde bulundurulmaya çalışılıyor. Geçmiş zamanda Bosna olayları da buna bir örnektir. Sırplar Bosnalıları Türk diye öldürüyorlardı. Onlara göre Türk demek Müslüman kimliği taşıyan demekti. bu devletlerin bir araya gelmesi istenmiyor. Çeşitli oyunlarla bunun önü kesiliyor...
Yine aynı oyun İslam inancını taşıyan ülkeler için de geçerlidir. Bir araya gelmesin istiyorlar. Önceden buna yönelik çalışmalar yapılmış, alt yapılar hazırlanmış. Bakın Mahmut Abbas bu kritik dönemde Güney Kıbrıs'a gidiyor. Azerbaycan uluslar arası bir arenada bizim adayımızı değil, farkı bir adayı destekleyeceklerini açıklıyor..
Batı ve İsrail ortaklığı, ise bize karşı oyunlara devam ediyor. Şimdi yaşanan fon krizinin arkasında bunların olduğu iddia edilmektedir. Maddi açıdan yaptırım yapmak için, bahane arıyorlar. Maddi açıdan yaptırım yetmiyor, döviz silahını kullanıyorlar, siyasal baskı kurmaya çalışıyorlar. Olmadı Ülkemizdeki bazı terör eylemlerine karışmış olan, destekçisi olan, yandaşı olan insanları AB mahkemelerinde aklamaya çalışıyorlar. Olmadı bu konuda ülkemize baskı yapmaya çalışıyorlar... Durmuyorlar...
Yalnız ortada bir gerçek var ki, akıllara zarar bir durumdur. Bu gerçekleri mutlaka görmemiz lazım.
Basından alınan bilgilere göre; Geçmiş dönemde PKK'nın kullandığı tüm mayınların ve silahların dost! Ülkelerin malları olması dikkatimizi çekti. ABD, Çin, Belçika, Rusya, Almanya, İngiltere… Bütün bu ülkeler sözde Türkiye İçin dost ülkelerdir. Bu nasıl dostluk ise anlamak mümkün değildir. Kimisi NATO üyesi, kimisi müttefikimiz, kimisi komşumuz.
Bizim yapacağımız tüm anlaşmaların önünü kesmek istiyorlar. Mekke Anlaşması, Libya anlaşması... Oysa Ülkemiz her alanda bir kavşak noktasında bize muhtaçlar. Taşımacılıkta, hava koridorunda, ipek yolu gerçeği hala gün gibi ortadadır... Boğazlar ve deniz ticareti yolculuğu, Karadeniz etrafındaki limanlarımız bu gerçeğin tam kendisidir. Neden Erzurum ile Karadeniz arasındaki yolları hem konforlu hem emniyetli hem de daha geniş yapıyoruz? Evet uluslararası emniyetli ticaret yolu burasıdır...
Bu olaylar bir kez daha gösteriyor ki; kendini yeteri kadar koruyacak duruma gelmedikten sonra kimseden fayda yoktur. Çok çalışarak kendi silahını kendin yapacaksın, hatta yedek parçaların da bile onlara muhtaç olmayacaksın. Karşı terör saldırılarına karşı kendi teknolojini geliştireceksin. Karşı taraftakiler senin kullandığın tesisatın teknik ayrıntılarını dahi bilmeyecekler. Kullandığın silahlar herkes tarafından bilinen silahlar olunca; tedbirler de ona göre oluyor. Kendi savaş gücünü kendin oluşturacaksın, kimseye muhtaç olmayacaksın…
İşte ambargolar, silah satmayacağız tehditlerinin altında yatan gerçek şudur; GÜÇLÜ BİR TÜRKİYE İSTEMİYORLAR...
O nedenle içimizdeki bazı yandaşlarını da devreye sokarak, güya Ülkemizi suçlu duruma düşürmeye çalışıyorlar.
Evet, onların görevi budur. Tarih boyu zaten bizi hiç sevmemişlerdir. En birinci neden Ülkemizin Müslüman olmasıdır. Zaten kimi AB sözcüleri bazı zamanlar Ülkemiz hakkında değerlendirme yaparlarken, Amma "Siz Müslümansınız", DEMEYİ İHMAL ETMİYORLAR.
Evet, Allah'ın izni ile, ne yaptırım, ne ambargo, ne baskı bizleri yıldırmayacak. Biz daha çok çalışarak yeni SİHA’ları, İHA’ları, tankları, helikopterleri, savaş gemilerini, üretmeye devam edeceğiz. Dronları, dronlara karşı demir kubbeyi yapacağız. Hiç durmadan savunma sanayinde öne çıkmış yatırımları yapmaya devam edeceğiz...
Yeter ki kendi aramızdaki birliğimizi, beraberliğimizi, dayanışmamızı güçlendirelim. Kendi kendimizi yemeyi bitirelim. Birilerini eleştirmek için, büyük büyük büyüteçlerle hatalar ve yanlışlar aramaktan vaz geçelim... Birbirimizi yıpratmayalım. Bizim bizden başka dostumuz yoktur. Ne zaman anlayacaksınız?
Yoksa, üzülen, ağlayan, perişan olan, ötelenen, dışlanan, yalnız bırakılan biz oluruz. Bu gerçeği asla unutmayalım... Onun sonunu da Allah korusun, düşünmek bile istemiyoruz... Yılmadan, yıkılmadan, yorulmadan, ayakta durmanın başka bir çözümü yoktur...
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.